1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?
Ben F. Betül Uzuntarla. 3 Ağustos 1998 Safranbolu doğumluyum. Okul öncesi öğretmeniyim.
2-Yazarlığa adım atmanızda ki asıl kırılma noktası ne oldu?
Bu soruyu ilk okuduğumda gerçekten bir kırılma noktam olup olmadığını düşündüm. Ama 11-12 yaşlarımdan itibaren yazma serüvenime başladığım için kendimi bildim bileli yazan biri olduğumu söylebilirim.
3-Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?
Yukarıdaki soruda da belirttiğim gibi küçük yaşta satırlarla tanıştım ama öncelikli olarak dinlediğim şarkı sözlerinden, etrafımda okuduğum güzel sözleri derlediğim bir defterim vardı. Sonrasında kendim cümleler kaleme almaya başladım. Andan ziyade bir süreç oldu diyebilirim.
4-Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?
Okuma alışkanlığımın da küçük yaşlarda başlamış olması yazmaya da erken yaşta başlamamı sağladı. Aslında ikisi birlikte ilerledi desem daha doğru olur. Yazılarımı deneme ağırlıklı yapıyorum, okuyucularımdan aldığım geri bildirime göre satırlarımın kendileriyle konuştuğunu söylüyorlar. Erken yaştan itibaren edindiğim okuma alışkanlığımın, farklı yazar ve üsluplarla tanışmış olmanın kendi yazı dilimi oluşturmamda kolaylık sağladığını ve duygularını daha net daha kolay şekilde aktarabildiğimi düşünüyorum.
5-Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?
Yayıncılık anlamında bir yazar olmaya karar verişim, yıllardır biriktirdiğim yazılarımın yaşam bulma isteğiyle oldu. Bir ressamın çizdiği resimleri sergileme isteği gibi
6-İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?
Bence bir yazar, kendisini dinleyen ya da kendi ruhunun sesini duyan birisidir. Zihnimizde geçen tonlarca düşünce arasından cümleler seçip kağıda aktarabilmek için bunun gerekli olduğunu düşünüyorum. Yöntem mi bilemiyorum ama ben hayatın kuru kalabalığından, debdebesinden doğaya kaçarak kendi sesimi duyuyorum. Zihnimi sakinleştirdikten sonra ilham kendiliğinden geliyor.
7-Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?
İlk kitabım liseden 23 yaşıma kadar kaleme aldığım deneme, şiir ve öykülerin derlemesi şeklinde olan Cümlelerimin Tortusu isimli kitaptır. İlk kitabımın ardından diğer kitaplarımın da geleceğini umuyor ve bunun üstünde çalışıyorum.
8-Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?
Hissettiğim duyguların gönlümde yarattığı karmaşa, her başımı kaldırdığımda beni selamlayan masmavi gökyüzü, yaşamın kendine has akışı içinde insanın yer edinmeye çalışması…
9-Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?
Karakterin kaderi yazım aşamasında, karakterlerin hislerine büründükten sonra kendiliğinden oluşuyor diyebilirim. Belli başlı özellik ya da süreci ayarlasam da içeriğin tamamı akışta ortaya çıkıyor.
10-Size ilham veren şeyler nelerdir?
Gökyüzü, doğa, deniz ve içinde kendimi bulduğum kitapların hepsi.
11-En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?
Yazın kavurucu sıcaklığının ardından yakmayan ama iç ısıtan o sıcaklık zamanları; tatlı serin bir yaz akşamı, kışın da bir battaniye altı.
Motive kaynağım şudur diyemem çünkü pek çok motive kaynağım var. Ailem, arkadaşlarım, kitap sayfam…
12-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Kitabımın arka kapağının son cümlesi tam da bu soruyu cevaplar nitelikte;
Ruhunun sesine kulak vermek isteyen tüm okuyuculara…
13-Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?
Her yazımın ayrı bir ana fikri, her yazımın ayrı bir mesajı olduğu için buraya hangi birini yazsam diğeri eksik kalır. Ama genel olarak insanın ruhuna yabancılaşmaması, yaşadığımız dünyanın içinde kaybolmadan kendi olabilmenin yolculuğu diyebilirim.
14-Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?
Bence yazar olmanın en zor yanından biri, hayatın kalabalığını birkaç cümleyle sadeleştirerek aktarabilmek. Bununla başa çıkma yöntemim ise o kalabalıktan kurtulup sakinleşmek, dingin bir ruhu yakalamaya çalışmak.
15-Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?
Bu en yoğun zamanlarımda yaşadığım bir durum. Bu zamanlarda da kitaplara yoğunlaşıyorum, kitaplar bir süre sonra beni satırlara yönlendiriyor.
16-Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?
Kitabım Temmuz 2026 yılında çıkmış olup henüz çok yenidir. Bu yüzden şu an organizasyonlardan ziyade çevreme duyurmak, Instagram kitap sayfam olan @cakilkitap’ta yayınlamak ve yazarlık yaptığım gazete ve blog sayfalarında paylaşımlar yapıyorum.
17-Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?
Satırlar aracılığıyla sohbet eden okur- yazarın buluştuğu en doğal ve çıkarsız ilişkilerin yer aldığı bir etkinlik olduğunu düşünüyorum. Zaten satırları kalbine işlemiş olan okurun yazarı ile sohbet edebilme fırsatı yakaladığını, kelimelerle anlatılamayacak kadar derin olup insanın düşünce dünyasında tamamlanma yaşadığını düşünüyorum.
18-Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?
Evet yazım dünyamın ara ara duraklasa da istikrarlı şekilde devam ettiğini söyleyebilirim. Hayatımda yeniliği çok sevdiğim gibi yazar dünyasında da keşfetmek istediğim projelere mevcut.
19-Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?
En çok duygulandıran, satırlarımın onlarla konuşuyor olduğunu söylemeleri ve yazılarımın kendi ruh hallerine sahip olduğunu söylemeleri oldu.
Cümlelerimin Tortusu kitabım 23 yaşıma kadar kaleme aldığım yazılardan oluşan bir kitaptır. Okuyucular yazılarımı o yaşlarda kaleme aldığıma şaşırmaları yani ‘o yaşta mı yazdın gerçekten?’ tarzında yaptıkları yorumlar beni de şaşırtıyor diyebilirim.
20-Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Onlara en büyük tavsiyem okumaları, okumayı da asla bırakmamaları. Çünkü okunan her kitap insanın ruhunda başka bir yere dokunuyor. Ve dokunulan her bir parça bir süre sonra satırlarda kendini buluyor.

