- Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?
Ben Kenan Sadıqzade (Nerimanlı). 1991 yılında Karabağın Kelbecer bölgesinde doğdum. Lisans və yüksek lisans eğitimim var. Şiir ve öykü yazmayı seviyorum. “El işi” adlı öykünün ve “Sana mektup yazıyorum” adlı şiir kitaplarının yazarıyım.
2. Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?
Aslında bu, aile genlerinden gelen bir duygudur. Babamın hem yazarlığını, hem de editörlüğünü yaptığı 50’den fazla kitabı var. Bende de bu duygular genç yaşlarımda, üniversite yıllarında başladı.
3. Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eseriniz neydi?
Şiirimle başladım bu serüvene. Şiirlerimi kimsenin bilmediği “Nerimanlı” takma adıyla paylaşıyordum. Ama ilk eserim “El işi” adlı öyküydü. Ve kitabım 2024 yılında yayımlandı.
4. Bu ilk adım size ne hissettirdi?
Yazdığım ilk şiiri babamla paylaştım. Çok beğendi ve bana büyük ilham verdi. Ondan sonra yazmaya devam ettim.
5. Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?
Aslında yazdığım her şiirin bir öyküsü var. Ama kendimle ilgili şiir yazmıyorum. Doğru, “El işi” öykümde, kendimde hissettiğim bazı özellikleri karakterlerime yansıttım.
6. Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?
“El işi” adlı öyküm yetimhanede büyüyen bir kızın hayat hikayesini anlatıyor. Psikolojik, dramatik ve güncel sorunları ele alıyor. “Sana mektup yazıyorum” adlı şiir kitabım ise şiir toplusudur. Kitapda daha çok aşk, ayrılık gibi öykülerden bahsedilen şiirler vardır.
7. Bu kitapların sizin için anlamı nedir?
Elbet, bu paha biçilemez bir duyguydu. Düşündüklerimi şiire dönüştürmek veya bir öykü diliyle yazmak gerçekten başka bir duygu oldu. Zamanla bu duygular derinleşdi.
8. Yazarken size ilham veren şey nedir?
İlham kaynağım, şiirlerimi ve öykülerimi okuyup güzel sözler yazan okuyucularımdı. Elbette, her şeyden önce babam. Her şiirimi onunla paylaşıyor, fikrini bekliyorum. Gözleri yaşlarla dolu bir şekilde bana her baktığında, fikrinin ne olduğunu zaten hissediyorum.
9. Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?
Bence bir fikri veya duyguyu şiire, bir öyküye dönüştürmek için öncelikle duygusal olmak gerekir. Şiir yazarken önce öyküyü kurarım, o öykünün içinde yaşarım. Sonra da dizeler ardı ardına sıralanır.
10. Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?
İşimle ilgili şiir yazmak için belirli bir zaman dilimim var. Elbette, anlık ilhamla yazdığım şiirlerim de var.
11. Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?
Genellikle pek sorun yaşamıyorum. Şiir yazmaya başladığımda, sakin bir ortam yaratıyorum ve sonra yazıyorum.
12. Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?
İlk başladığım zamanki okuyucu kitlemle şimdiki kitle arasında büyük bir fark var. Bazen o duygular gelirdi ama daha yolun başındayız.
13. Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?
Şiirlerimin çoğu aşk ve ayrılık gibi duyguları ele alıyor. Ancak “El işi” adlı öykümde asıl mesaj, yitimhane çocuklarının hayatı, kadınlara yönelik şiddet ,aile içi çatışma, güvensizlik veya çok fazla güvenmenin ağır darbeleri hakkındadır.
14. Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Bu kitabı yazarken amacım yalnızca olayları peş peşe sıralamak değildi. Her satırın bir duyguya dokunmasını, her karakterin bir insanın hayatında karşılık bulmasını istedim. Çünkü inanıyorum ki, en güçlü öyküler okurun kendi sessizliğiyle buluştuğu öykülerdir. Eğer bu kitap bir kişiye bile “Ben de bunu yaşadım.” ya da “Demek ki yalnız değilmişim.” dedirtebilirse, yazma amacım gerçekleşmiş olur.
15. Gelecekteki projeleriniz ya da yeni kitap planlarınız nelerdir?
Aslında, ilk kitabım olan “El işi”nın ikinci bölümünü yazıyorum. İlk bölümdekilerden farklı hikayeler olacak.
16. Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?
Yazmaya yeni başlayanlara tavsiyem, yazmaktan korkmamaları ve ilk başarısızlıklarından yılmamalarıdır. Sürekli yazın ve en önemlisi, başkasının değil, kendi sesinizi bulmaya çalışın. Her samimi eser mutlaka okuyucusunu bulacaktır.

