RÖPORTAJ:ÖZNUR ÖZÖNCEL

1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?
Öznur Özöncel .23 Temmuz 1975 Malatya doğumluyum . İnönü Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitim Fakültesinden 1996′ da mezun oldum.Hâlen öğretmen olarak çalışmaktayım, evli ve iki çocuk annesiyim.

2-Yazarlığa adım atmanızdaki asıl kırılma noktası ne oldu?
Mahallede oyun oynamayı çok seven bir çocuktum çünkü sokakta tavan ve duvar yoktu ,sınırsız bir gökyüzü vardı .
Oyunlara dalıyordum lakin dilim yani gönlüm susmuyordu ve bu beni yazmaya itiyordu.
Öyle rahatsız olmuştum ki, bu durumdan kurtulmak için cebimde kalem kağıt taşımaya başladım. Ne mi yazıyordum? Şiirler…Güneş, ay,yıldız, bulut, yağmur, toprak… her şey ama her şey şiire dairdi.
Yani,kırılma noktam çocukluğumdur, o yaşlarda “Ben şair olacağım ” demiştim.
Cahit Sıtkı Tarancı ‘nın “Otuz Beş Yaş” şiir kitabı ile de ilk şairimi seçmiş , şairlik serüvenime atılmış olmuştum.

3-Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?

İlk kez kalemi elime aldıran an,sokağımızda kerpiçten bir eve iş makinaları dalmıştı,üstelik bahçesindeki kocaman ağaçlar gövdelerinden kesiliyordu işte o gün sanki onlar ağladı ben ağladım ve şiir mısra mısra döküldü…

4-Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?
Şiir sevdamla başlayan yolculuğum , tüm edebi türleri sevmeye itti.
Zamanla örnek aldığım, okumalarını çok yaptığım şair ve yazarlar bugünkü yazı dilime ve üslubuma sirâyet etti.
Şiire olan sevdam konuşmama ve düz yazılarıma “şiir gibi “dedirtti.
Cahit Sıtkı Tarancı,Ahmet Haşim, Mehmet Akif Ersoy, Necip Fazıl Kısakürek Sezai Karakoç , Abdurrahim Karakoç , Nurullah Genç gibi birçok şair ,şiir yolculuğumda bana katkı sundu ve beni ben yaptı.

5-Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?
*Aile meclisinde Lale Devri ihtişamında öğretmen anne ve babamın benim şiirlerimi çay eşliğinde dinlemeleri ve her okuma sonucu selam verip kardeşlerim tarafından alkışlanmam
*İlkokulda okullar arası şiir yarışmalarına katılmam
*Ortaokulda Türkçe Öğretmenimin şiirlerimi tevafuken okuyup sınıfa alkışlatması ve geleceğin şairi demesi
*Lisede Edebiyat dersine olan ilgim merakım.Gazelleri yorumlama kabiliyetim ile arkadaşlarımın ve öğretmenimin taktirini toplamam
*Edebiyat Fakültesine girmem
*Üniversite yıllarında üniversitenin dergisinde ilk düzenli yazılarım
*Üniversiteyi dereceyle bitirip hocalarımın üniversite de kalma teklifleri
Kısacası , emeklerimin taktir, cevap bulması benim doğru adreste olduğum hissiyatını verdi.

6-İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?
İyi bir yazar olmak için önce yetenek sonra emek sonrasında da gönlün hazır olduğunda yazmak diyorum.
Yetenek olmasa da yazar olunur mu? Evet olunur, ,nesir türlerinde ilerler, deneme yazar , hikâye yazar, roman yazar, makale yazar lakin şiir yazamaz; ne kadar kelimeleri bir araya getirse de duygu yoksa eğreti olur.
Ruhun gıdası olan okumaktır.Okumak insanı dağıtır ;yazmak toplar.
Araştırmak, planlı yaşamak, yazar okumaları yapmak da çok kıymetlidir.
Yazar adaylarına tavsiyem , kendinizi dinleyin, demlendirin ve dillendirin sonra da ışığınızda yürüyün.

7-Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?

Bir Yağmur Sonrası
Adı Firuze
Sürmeli Gece
İz Bırakan Kardelenler
Üç Kafadar Levent Vadisi’nde
Üç Kafadar Arslantepe’ de
Üç Kafadar Battalgazi’ de

8-Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?
Derdi olmayan şiir yazamaz, her derdi olan da şair olamaz, işte şairi şair yapan da budur.
Derdim insanlığa nefes olmak, birlik beraberlik içerisinde vatanıma tertemiz yürekler yetiştirmek ,dünyanın hengâmesinden bir nebze uzaklaşıp Hakk’ ın sevgisine yakın etmek.
Bir Yağmur Sonrası , Adı Firuze, Sürmeli Gece şiir kitaplarım .
İz Bırakan Kardelenler , ödüllü öğrenci anılarım.
Macera Haritası Levent Vadisi, Arslantepe ve Battalgazi kitaplarım ise çocuk kitaplarım Amacım; değerlerimizi, tarihimizi, gelenek ve göreneklerimizi macera ile harmanlayıp yaşatmak .

9-Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?  
Hikayelerimde, karakterleri başta planlıyorum,ne yaşayacaklarını baştan sona kurguluyorum. Yani kahramanlar ve olay örgüsünü planlayıp iskeletini oluşturuyorum ,gerisi ete bürünmekte ,elbise giydirmekte , o da en kolayı en zevklisi işte.Bir de çiçekli elbise oldu mu değmeyin keyfe…

10-Size ilham veren şeyler nelerdir?
İlham kaynaklarım ;çocukların gözbebeği, gökyüzü, yağmur, kitap, ay, güneş ,yıldızlar, deniz, aşklar, ayrılıklar, ölüm, gezdiğim coğrafyanın toprak kokusu, gece, yalnızlık ve sessizlik !

11-En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?
Kalabalıklar içinde yalnızlaşıp kendimi bulduğum zamanlarda üretken oluyorum .
Beni en çok motive eden şey, kalemin kelâmın gücü , sanatın insan üzerindeki etkisi.

12-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Kendini arama yolculuğuna çıkanlar, kitaplarımı okumalı her satırda her pasajda kendilerini bulacaklar çünkü.

13-Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?
Hayat , hengâmeli bir yoldur.Bu yolda önemli olan dosdoğru yürümektir.İnanmak, güvenmek, çabalamak ve elinden gelenin en iyisini yapmak ve asla vazgeçmemek bunları yaparken de insan kalabilmek …Gökyüzü varsa başımızda hâlâ ümit var…Sezai Karakoç ‘ un dediği gibi ” Seni yok sayacaklar, sen daha çok var olacaksın!”

14-Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?
Yazar olmak , sosyal bir sorumluluk.
Bu da her kelimenin hakkını vermeyi icap ettirir.
Başa çıkmanın tek yolu kendin olmak yani samimi olmaktan geçiyor o vakit okur seni hissediyor , anlıyor, bağ kuruyor.

15-Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?
Yazmakta tıkanıklık yaşadığımda strese girmiyorum , gönlü dinleme vakti olduğunu anlıyorum.
Kendimi akışa bırakıyorum ,herkes gibi olmanın keyfini yaşıyorum, biliyorum ki kalem beni geri yakalacak.
Kuş uçmayı, balık yüzmeyi unutur mu hiç ?

16-Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?
Kitap fuarlarına ,okul söyleşilerine ve yaz okulları söyleşilerine katılıyorum.
Yayınevim, kitaplarımın tanıtımını yapıyor ,yurt içi ve yurt dışında da kitaplarım satışta…
Tüm internet adreslerinde kitaplarımın satış ve reklamını yine yayınevim üstleniyor.

17-Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?
Fuarlar çok heyecanlı oluyor , okur için de yazar için de…Okur yazarı görmenin heyecanıyla sana yaklaşıyor ,kıymetli eleştirileri oluyor , merakları oluyor yine yeni kitaplar için fikirleri …
Kitabın muhatabı okurdur ve okur ,sana yazarlık rotanı çiziyor.

18-Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?
Şu anki yeni dosyam, kutu kitap haline gelecek olan çocuk macera kitabımız.
Macera Haritası serisinin ilk üçünü yazdık şimdi sonuncusundayız…Somuncu Baba
Projelerimi çoğunlukla editörüm ve yayınevim belirliyor.

19-Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?
Bir öğretmen bayan okurum , öğrencilerini üniversite sınavı öncesi pikniğe götürüyor.
4.kat seviyesinde ceviz ağacına çıkıyor ve öğrencilerine ceviz topluyor .
Ve maalesef dengeyi kaybedip düşüyor ,kırılmadık kemiği kalmıyor ,sadece gözü tavanda yatıyor hem de bir yıl …
Bu hastane sürecinde ebeveyn dahil herkese küsüyor , hastane odasına kimseyi kabul etmiyor.
Bir gün bir öğretmen arkadaşı hastaneye geliyor ve hemşirelere ” Hocamız ;bizi, öğrencilerini hatta annesini ziyarete kabul etmiyor, bari şu şiir kitabını odasına alın , bunu kabul etsin” diyor.
“Bir Yağmur Sonrası “şiir kitabım odasına giriyor.
Evire çevire okuduğu bu kitap vesilesiyle, Allah ‘ ın da izniyle hayata yeniden tutunuyor ve iyileşmeye karar veriyor .
Ve hastanede iken bana ulaşıyor ve yaşadıklarını ağlayarak tek tek anlatıyor.
Derin hıçkırıklardan sonra şiirlerimdeki inanç, umut ve çıkış kavramlarına dikkat çekip
” Öznur Hanım , ölmek istemiyorum ; yaşamak güzel şey” diyor.
İşte sanatın gücü….Bir yürekte yeşermek…
….
Yine şiir kitabım ile kaybettiğim , manevi annesi olduğum öğrencimi aramıştım.Adı Fatih , şiiri ile…12 yaşında kaybettiğim öğrencime 36 yaşında kavuştum.Şiir kitabım Kırgız köyüne gidiyor , Fatih ‘e ulaşıyor kütüphanelerden…Bir gün telefon geldi bana ,ses şuydu” Anacığım , ben geldim !”
İşte , şiirin gücü…

20-Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Aceleci olmasınlar !
Yazmaktan vazgeçmesinler !
Kitap basmak çin yazmasınlar!
Yazar okuması yapsınlar !
Kendi yazarlarını bulsunlar!
Tür okumaları yapsınlar !
Hangi türde gönüllerinin kaldığını bulsunlar !
Yazdıkça büyüyeceklerine inansınlar !
Samimi olsunlar !
Bol sözlük okuması yapsınlar !
Düzenli ve planlı yaşasınlar !
Günlük 500 kelime muhakkak kötü de bulsalar yazsınlar!
Yazdıkça açılacaklarına inansınlar!
Boyun ve göz sağlığına dikkat etsinler!
Yolları, bahtları açık olsun

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir