1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?
Merhaba, ben Sinan Can Boğatu. Özellikle şu sıralar sanatın tüm hücrelerini ele geçirmesine izin veren bir insanım. Böyle söylüyorum çünkü “Çıldırmış Bir Şairin Kitabıyım” isimli daha çok taze romanımı çıkarmanın heyecanını taşıyorum. Cahit Sıtkı Tarancı’nın yolun yarısı dediği yaşa hepi topu iki yılı kalan, ömrünü yazınları arasında geçiren ve en nihayetinde yazdıklarını romanları aracılığıyla okuyucularla buluşturan bir yazarım.
2-Yazarlığa adım atmanızda ki asıl kırılma noktası ne oldu?
Oldum olası bulduğu her kağıda sözler karalamayı seven biri olarak, günün birinde bir yarışmaya katıldım. Bu bir hikaye ve roman yarışmasıydı. Hiç beklemediğim anda gelen telefon ile dereceye girdiğimi öğrendim. Daha evvelinde de yazdıklarımı yayınlamayı birçok kez düşünmüştüm ama asıl kırılma anı sanırım buydu.
3-Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?
Sanırım ilkokul yıllarının sonuydu. Balzac’ın Vadideki Zambak kitabını okuduğumu iyi hatırlıyorum. O yaşlar için kitabın dili uygun muydu bilmiyorum ama bir noktasında okuduğum şeylerden etkilenip, bir kağıdın kıyısına birkaç satır söz işlemiştim. O sözleri hatırlamıyorum ama yazmaya başladığım ilk anın böyle gerçekleştiğini çok iyi hatırlıyorum.
4-Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?
Okuyup etkilendiğim birçok yazarın, bugünkü yazınlarıma elbette çok büyük katkısı var. Okumak sadece kelime dağarcığımı değil, zihnimin sınırlarını da genişletti. Yazınlarımda özgün olmayı en tepeye koymaya çalışsam da, geçmişte okumuş olduğum kitaplar kendi tarzımı oluşturmamda etkili oldu.
5-Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?
Aslında uzun yıllardır yazdıklarımı insanlarla paylaşır ve hemen hemen her zaman olumlu geribildirimler alırım. Yazdığım şiirlerin ve hikayelerin ışığında, sanatın uzuvlarında dolaşmayı kendimi anladığım ilk andan beri istiyordum.
6-İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?
İyi bir yazar olmak önce hayal etmekten geçer. Hayal etmeye başladığında kurguların ve gerçeklerin seninle gelir. Hayal ederken uçsuz olmayı öğrenmek gerekir. Hiçbir şeyden korkmadan, başarmak istediklerinin peşinden gitmek gerekir. Sanırım ben de böyle yaptım. Doğru bildiğim şeyi yamak için her zaman cesaretim vardı. Bunu ortaya çıkarmaktan hiç korkmadım.
7-Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?
İlk kitabım “Dünyalar Kayıp” kitabını daha önce bahsettiğim yarışma vesilesiyle çıkardım.
İkinci kitabım “Çıldırmış Bir Şairin Kitabıyım” romanı ise daha çok yeni yayınlanan bir diğer eserim.
8-Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?
Buna tek bir yerden cevap vermek doğru olmaz. Bir yazar için en azından benim için hemen her şey etken olabilir. Bazen bir bakış, bazen bir ses ya da herhangi bir anda konular kendiliğinden sayfalara dökülüverir.
9-Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?
Hikayelerimi kurgularken genelde karakterlerin en sondaki hallerini en başta bilirim. Hikayeyi bunun üzerine kurarım. “Çıldırmış Bir Şairin Kitabıyım” romanını okuyanlar ne demek istediğimi daha iyi anlayacaktır. Romanda bu konu ile ilgili bilgiler bulabilirler. Sanırım bu sorunun cevabını romanı okuyacaklara bırakmak daha doğru olur.
10-Size ilham veren şeyler nelerdir?
Bana ilham veren şey sanatın ta kendisi. Bir şeyin içinde biraz sanat varsa onun içine çekilmekten korkmam. Sanat benim için hayat demek. Yaşadığını hissetmek demek. İlham almak için bundan daha güzel bir şey olabilir mi?
11-En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?
Bir hikayenin var olma ihtimali doğduğunda not almayı çok severim. O notlar gün yüzüne çıkacağı günü bekler. Aldığım notlar ile ilgili küçücük bir durumla karşılaştığımda onlar artık not olmaktan çıkar ve hikayeye dönüşür.
12-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Tek mottosu olan bir yazarım ben. Dünyanın yaşanabilir bir yer olduğunu herkese anlatmak. İyiliğin, mutluluğun bazen hüznün bazen sevincin içinde bunu başarmaya çalışmak. Misyonum, insanların duygularını harekete geçirmek. Onları kendi dünyalarının stresinden çıkarıp başka hikayelere götürmek. Bunu başarabilmek için sanatı kullanıyorum ve duyguların gücüne inanan herkesi kitaplarımı okumaya davet ediyorum.
13-Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?
İnsanlar hayat yoğunluğuyla boğuşmaktan küçük detayları gözden kaçırıyor. Aslında bizleri var eden şeyler o küçük detaylar. Belki hiç ilgilenmediğimiz bir şeyin aslında hayatımızın merkezi olabileceği fikrini tüm okuyuculara göstermeye çalışıyorum.
14-Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?
Yazar olmak günümüzde pek kolay bir iş değil. Kitap okuma oranlarına bakarsak yazar olmak delilik işi diyebilirim. Hoş ben de az deli değilim. “”Çıldırmış Bir Şairin Kitabıyım” romanını yazmak yayınlamak bile başlı başına delilik. Romanın ismi üzerinden bile deli olduğumu düşünen bir kesim var. Tüm bunlarla yine yazınlarıma sığınarak başa çıkıyorum.
15-Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?
Elbette yazmak her zaman kolay olmuyor. Yazarken tıkandığınız anlar illaki oluyor. Bu anlarda sakin kalmaya çalışırım. Yazmayı bırakırım. Hiçbir şey düşünmemeye çalışıp müzik dinlerim. Bazen yazmadan günler geçiririm. Bir noktada hikaye beni yakalar ve tekrar içine çeker.
16-Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?
İyi bir çevrem olduğunu düşünüyorum. İnsanların kitaplarıma olan ilgisi beni daha da şevklendiriyor. Okuyucu kitlemin büyümesi için imza günlerine, kitap fuarlarına daha doğrusu kitabın olduğu her yere katılmaya çalışıyorum. Ayrıca günümüzde sosyal medyanın gücünü unutmamak lazım. Bazen yazınlarımı çektiğim videolar ile görselleştirip yayınlıyorum. Açıkçası gayet güzel etkileşimler alıyorum. Bu da devam etmemi sağlıyor.
17-Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?
Kitap fuarlarını çok kıymetli buluyorum. Okuma kültürünü geliştirmeye yardımcı unsurlardan biri. Okuyucu aldığı kitabın yazarı ile birebir etkileşime giriyor ve anılar biriktiriyor. Hele yazdıklarınız seviliyorsa insanlar sizinle hoş sohbet etmek istiyorlar. Bunun değeri sanırım hiçbir şeyle kıyaslanmaz.
18-Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?
Şu anda odaklandığım tek bir şey var. “Çıldırmış Bir Şairin Kitabıyım” romanını okuyucuyla buluşturduğum için çok mutluyum. Bir süre romanımın üzerinde durmak istiyorum. Elbette peşi sıra gelecek birçok yazınım halihazırda yayınlanacağı günü bekliyor. Dediğim gibi önceliğim “Çıldırmış Bir Şairin Kitabıyım” romanı.
19-Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?
Bunun için bir paylaşım bile yapmıştım. Yakın çevremde fikirleri çok kıymetli ve objektif yorum yapabilecek insanlar var. Kitaplarla iç içe olan insanlar kitabımın taslağını okuma nezaketinde bulunmuştu. Özellikle bir yorum beni çok mutlu etmişti. Bir kitap sever şöyle demişti. “Okuduğum en iyi kitap olduğunu söyleyebilirim.” Henüz ikinci kitabını çıkaran bir yazar için böyle bir şey duymak son derece etkileyiciydi. Üstelik yorumu yapan kişi sayısız kitap okuyan biri olunca bu daha da mutluluk verici bir durum oldu. Bunu duymak benim için inanılmaz bir duyguydu.
20-Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Hayal etmekten asla vazgeçmesinler. Karşılarına ne çıkarsa çıksın, inandıkları yolda yürüsünler. En önemlisi yazmanın keyfini çıkarsınlar. Bir yazar yazınlarını önce kendi duygu durumunu derinleştirmek için yazmalı. Kendilerini, kendi yarattıkları hikayelerin tam ortasına bırakmalarını temenni ediyorum.


