30 Ağustos — Bir Milletin Başını Eğmediği Gün
Bugün 30 Ağustos…
Takvimde yalnızca bir gün değil; bir milletin yeniden ayağa kalktığı, kendi kaderini kendi elleriyle yazdığı ve bütün dünyaya “Ben buradayım” dediği gün.
Bugün, kelimelerin gururu anlatmaya yetmediği günlerden biri. Çünkü 30 Ağustos; yalnızca kazanılmış bir savaşın değil, vazgeçmeyenlerin, boyun eğmeyenlerin, vatanından ve hürriyetinden ödün vermeyenlerin zaferidir.
Bu toprakların üzerinde yıllar boyunca nice hesaplar yapıldı. Nice oyunlar kuruldu, nice fırtınalar koptu. Bizi birbirimizden ayırmak, umudumuzu kırmak, Cumhuriyetimizin ışığını söndürmek isteyenler oldu.
Ama unuttukları bir şey vardı: Bu millet, en karanlık gecenin içinden sabah çıkarmayı bilen bir millettir. Çünkü biz, yokluğun ortasında bağımsızlığı seçenlerin; imkânsız denilene inanıp vatanı uğruna yürüyenlerin; “Ya istiklâl ya ölüm!” diyerek bir milletin kaderini değiştirenlerin mirasını taşıyoruz.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılmak uğruna mücadele eden bütün kahramanlarımızı bugün bir kez daha minnetle, saygıyla ve rahmetle anıyorum.
Onların bize bıraktığı yalnızca bir ülke değildi.
Bir bayraktı.
Bir Cumhuriyetti.
Bir bağımsızlık iradesiydi.
Ve başımızı hiç kimsenin karşısında eğmeden yaşayabilme onuruydu.
Şükürler olsun ki bugün hâlâ bu gökyüzünün altında, ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir ferdi olmanın gururunu yaşayabiliyoruz.
Benim en büyük dileğim ise bu gururun bizimle sona ermemesi…
Biz nasıl 30 Ağustos denildiğinde içimizde tarifsiz bir heyecan hissediyorsak, bizden sonra gelen çocuklarımız da, onların çocukları da aynı heyecanı hissetsin. Bayrağa baktıklarında yalnızca kırmızı bir kumaş görmesinler; uğruna verilmiş mücadeleyi hatırlasınlar.
Cumhuriyet denildiğinde yalnızca bir yönetim biçimini değil; bağımsızlığı, özgürlüğü, umudu ve kendilerine bırakılmış büyük bir emaneti anlasınlar. Ve yıllar, hatta yüzyıllar sonra bile bu topraklarda bir çocuk başını gökyüzüne kaldırıp aynı gururla söyleyebilsin: “Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin evladıyım.”
Dilerim ki bu Cumhuriyet sonsuza dek yaşasın. Dilerim ki ay yıldızlı bayrağımız bu vatanın göklerinde daima özgürce dalgalansın. Dilerim ki bizden sonraki nesiller de millî bayramlarımızı aynı heyecanla, aynı gururla ve aynı minnetle kutlasın. Çünkü bazı zaferler bir gün kazanılır ama sonsuza kadar yaşatılır.
30 Ağustos işte böyle bir zaferdir.
Başımız dik. Bayrağımız gökte. Cumhuriyetimiz ayakta. Şükürler olsun.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
Ne mutlu Türk’üm diyene!
Sezgin IŞIK
