Tutsak Anlara Esir
Nadide atlas halıydı yürek,
Dalga dalga yelkenlilerle,
Koylarında gel gitler,
Bir ayağı boşluğu kucaklarken,
Düşen hatıralarda.
Esmelimiydi rüzgarlar,
Devrik cümlelerden vurgun yemiş,
Yüksek uçurumların kıyısında,
Faylar yarılmış engebesiz,
Gül açan dikenlerin gölgesinde.
Zil takmış baharlar yaşar,
Asma çardaklı düşler,
Desen desen gökkuşağı,
Gözleri çukur ayna yıllarda,
Çatısız mekanlara açılan.
Avuçlarında bahar yeşerir,
Yaşar kelebeğin kanatlarında,
Düzlemleri mavi çizgiler,
Ezgiler salınır kulaklarında,
Ritm tutar kavak yellleri.
Kuzeylerin gündönümü,
Şafağa düşen sabahlar,
Öper yanağını lodos,
Aynalara gülen gözler,
Düşleri serer güneşe.
Eksilen hücreler yenilenir,
Gamzelerinde çiçek açan,
Sözcükler dolanır mercan kıyılarında,
Orkide takılmış saçlar,
Rüzgara kanat açardı.
Toprağa düşen verimdi,
Beyaz, sarı, mavi, yeşil,
Nefesleri yağmur damlası,
Uzun bir öykünün ilk sayfası,
Tutsak anlara esir.
