Zoya Kendini Tanıyor.. Dr. Pınar Ezgi Burç

 

1 Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?

Ben Pınar Ezgi Burç (Sosyolog Dr. & Aile Danışmanı). Çocuklarla, ergenlerle ve ebeveynlerle çalışıyorum. Onlara katkıda bulunacağımı düşündüğüm kitaplar yazıyorum.

2 Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?

Aslında yazarlık benim çocukluğumdan beri hayalim olan ve küçük denemeler yaptığım bir alandı. Kitap okumayı çok seven bir çocuk olarak günlük tutardım ve yazılı olarak kendimi iyi ifade edebildiğimi düşünürdüm. Bunlara ek olarak yetişkinlik dönemimde tercih ettiğim akademik kariyer ve çalışma alanım da benim için yazarlık yolunda itici birer güç oldu.

3  Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?

Öncesinde birçok akademik ve bilimsel yayınım olsa da kendimi yazar olarak tanımlayabileceğim ilk kitabım “Tek Materyal Çok Oyun” idi.

4 Bu ilk adım size ne hissettirdi?

Çocukluk hayalimi gerçekleştirmenin verdiği heyecan ve kitabımın birçok kişiye katkı sağlayacağını umarak yaşadığım mutluluk, en yoğun hissettiğim hislerdi.

5  Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?

Aksine hem özel gereksinimli hem de tipik gelişim gösteren çocuklara hitap etmeyi hedeflediğim için elimden geldiğince tekrara düşmemeye çalışıyorum. Karakterleri kurgularken de çocukların hangi ihtiyacını karşılamayı hedeflediğimi göz önünde bulunduruyorum.

6 Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?

Kendimi değilse de kendi deneyimlerimi yazdığım karakterlere çokça yansıtıyorum. Sahada çalışan biri olarak karaktere, “Bir çocuğa en iyi şekilde nasıl ulaşabilirim?” fikrinden hareketle şekil veriyorum.

7 Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?

Daha önce yüksek lisans tezlerimden birinden üretilmiş “Sosyo-kültürel Bir Olgu Olarak Annelik” isimli kitabım yayımlandı. Kaba hatlarıyla bu kitapta, akademisyen olan annelerle yapılmış görüşmelerin yorumlanmasına yer veriliyor.

“Tek Materyal Çok Oyun” ise, ebeveynlere ve çocuklarla çalışan profesyonellere yönelik, kolayca bulunabilecek materyallerle gerçekleştirilebilecek farklı ve çok sayıda oyun fikirleri sunan bir kitap. Çocukları hem yaratıcılığa hem de etkileşime davet etmeyi amaçlayan bu kitapta, çocukları farklı gelişimsel alanlarda destekleyecek oyunlar mevcut.

“Zoya Mutlu Hissediyor” ve “Zoya Kendini Tanıtıyor” kitaplarımda da interaktif bir içerik bulunuyor. Önce çocuklara görsel destekli ve kısa cümlelerle öğrenme ve daha sonra kitaptaki soru ve aktivitelerle öğrendiklerini deneyimleme fırsatı sunuyor.

8 Bu kitapların sizin için anlamı nedir?

Bu kitaplar benim için yıllar içinde edindiğim deneyim ve birikim paylaşımı demek. Bu donanımın başkalarına ulaşması ve onlarda da karşılık bulması çok önemsediğim bir şey.

9 Yazarken size ilham veren şey nedir?

Yazarken, sonunda çıkacak olan ürüne odaklanmak beni motive eder. Çocuk kitaplarımı yazarken ilham kaynağım çocuklardır. Onlara nasıl katkı sunabileceğim düşüncesi hep merkezdedir. Hatta bir cümleyi yazarken bile, birlikte çalıştığım çocuklarımı gözümün önüne getirip bu cümlenin onlar için yeterince anlaşılır olup olmadığını sorgularım.

10 Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?

Benim için kesinlikle o fikirle ilgili kendimi donanımlı hissetmek önemlidir. Eğer bir fikirle ilgili yeterince bilgi ve deneyime sahip olduğumu düşünüyorsam, artık bu fikri yazıya döküp başkalarıyla paylaşma zamanı gelmiştir benim için.

11 Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?

Çalışma programım çok yoğun olduğu için maalesef planlı bir yazma düzenim yok. Hatta yazıya dökülmeyi bekleyen birçok fikrim ve tamamlanması gereken farklı türlerde yazılmış iki dosyam var. İyi bir üretim olması için odaklanabileceğim ilk doğru zamanda kitap dosyalarımı merkeze alıyorum.

12 Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?

Genellikle üzerine yazmayı düşündüğüm fikir aklımdaysa, onunla ilgili notlar almaya önceden başlarım. Kalem ve kâğıt kullanarak yazmak hep ilk tercihimdir. Notlarım çoğaldıkça yazılarımı bilgisayara aktarırım. Tam anlamıyla yazmaya başlayacağım zaman, klasik müzik açar ve sessiz bir ortam seçerim.

 

13 Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?

Yazarken beni en çok zorlayan şey, yazdıklarımı planlamak oluyor. Çünkü yazarken çağrışımla eklemek istediğim şeyler artıyor ve tamamını paylaşmak istiyorum. Böylece yazım taslağımı sürekli revize etmem gerekiyor, bu da yazım sürecimi uzatıyor.

14 Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?

Çok sevdiğim ve gerçekleştirmeyi istediğim şeyler konusunda hiç vazgeçmedim. Bu sebeple, içinden çıkmakta zorlandığım anlar olsa da bırakmadım. Neyse ki böyle durumlarda iç sesim motivasyon sağlayıcıdır.

15 Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?

Eserlerimin türü sebebiyle vermek istediğim mesajları, önsözde veya ayrı bir bölümde belirtirim. Bu mesajlar genellikle, çocuk ve yetişkinin etkileşimini artırmaya yönelik destekleyici cümleler olur. Ayrıca içerikte, kitabı beraber kullanmalarını sağlayan etkinlikler bulunur.

16 Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmasını istersiniz?

Benim kitaplarımdan faydalanan yetişkinlerin, çocuklarla geçirecekleri kaliteli zamanı artırmaya yönelik ilham almalarını isterim. Çocuklar açısından da katkı sağlamayı hedeflediğim alanlardaki becerilerin kazanılmış olmasını dilerim.

17 Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

İçeriklerin çocuklar, ebeveynler ve uzmanlar için bilgilendirici, yol gösteren ipuçlarına sahip, yeni ve yaratıcı fikirler üretmeye motive eden bir yapısı olduğunu düşünüyorum. Bu sebeple, sağlayacağı fayda da kapsamlı olacaktır.

18 Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?

Bu sorunun cevabını kitaplarımdan yararlanan kişilerden duymayı isterdim. Benim cevabım; kitaplarıma, kitap içeriklerime muhakkak bir farklılık katmaya çalışırım. Bu, alışkın olunanın dışında bir fikir ya da sık karşılaşılmayan bir sunum olabilir.

19 Son olarak, edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?

Genç yazarlara veya yazar adaylarına, yazmayı düşündükleri konu/konular hakkında çokça araştırıp okumalarını ve yazdıklarını benzerlerinden ayıracak fikirler üzerine kafa yormalarını öneririm.

20 Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?

Seni yazmaya iten motivasyon kaynağını kendine her fırsatta hatırlatırsan, bu sürecin sonunda seni harika hissettirecek bir esere sahip olacaksın.

 

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir