ÖZNUR KÖSELİÖREN:LÜZUMSUZ SAVAŞ

Lüzumsuz Savaş

Kalmak için direndiğimiz yerler var.

Zorladıkça kendimizden ödün verdiğimiz,

Aslında olmayacağını en başından bildiğimiz…

Çaba sarf ederek kaldığımız yerlere ait olmadığımızı anladığımızda bu lüzumsuz savaşımız bitiyor aslında.

Kazananı yok! Hepimiz kaybettik.

Bazen eksilerek kaybettik,

Bazen değişerek kaybettik,

Bazen de kendimizi kandırarak kaybettik.

Vazgeçmek neden bu kadar zor?

Bize iyi gelmeyen, 

Enerjimizi sömüren, 

Bize zarar veren bu toksik ilişkilerden vazgeçmek neden bu kadar zor?

Hayatta en zor şey belkide ikili insan ilişkileri!

Benlik duygumuzu, egomuzu bir kenara bırakamıyoruz.

Kendi doğrularımız için keskin çizgiler çekerken,

Karşı tarafın doğrularını manipüle etmek için direniyoruz!

Ve bunu yaparken kendimizi haklı görüyoruz. 

Empatiden yoksun nesiller yetişiyor git gide 

İnsanları anlamamak için verdiğimiz çabayı anlamak için verseydik sorun kendiliğinden çözülmüş olacaktı belkide..

Hayatı sadece karşı taraf için değil kendimiz içinde zorlaştırıyoruz farkında değiliz.

Zaten zor olan hayat şartlarında insanlara kendini anlatma çabası var olan enerji kırıntımızı da alıp götürüyor. 

Peki ne yapmalı?

Direnmeli mi?

İnsanlar değişir mi?

Beklemeye değer mi ?

Bizi biz yapan özelliklerden vazgeçmezken,

İnsanların değişeceğini ummak birazda safça değil mi?

İnsanlar değişmez önce bunu kabullenelim!

Herkesin doğrusu kendisine doğru.

Sadece biz görmek istediğimiz şekilde görüyor ve şekillendiriyoruz , ya da şekillendirdiğimizi sanıyoruz.

Günün sonunda elinde kocaman bir hiçle kalıyor insan.

Kendi değerlerinden vazgeçtiğinle kalıyorsun ortada.

Kimseyi üzmemek, kırmamak için karakterin bukalemun gibi şekil değiştirdikçe kendine olan saygın da gidiyor elden..

Ve elden giden hiçbir şeyi yerine koyamıyorsun.

Zamanı geri almak mümkün değil

Ve bir şeyleri değiştirmekte…

Bazı şeyleri değiştirme fırsatı verilseydi eğer,

Bazı yolları hiç yürümez,

Bazı anları hiç yaşamamış sayardım.

Hayat bazı şeyleri tek başına tecrübe edecek kadar uzun değil,

Çevremizdeki insanların tecrübelerinden de ders almalı ve bazen gerçekten sadece önümüze bakmalıyız…

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir