HEBA
Emek yorulur mu hiç?
Benim yoruldu.
Düzeltebilirim sandığım her şeyden elimi çektim.
Çünkü düzelmiyor.
Boşa kürek çekiyor gibiyiz,
Yerimizde sayıyoruz.
Bazen dönüp bakıyorum da bir arpa boyu yol alamamışız.
Çabasız görünebilirim ama,
Benim ne kadar çabaladığımı durduğumda anlayacaksınız.
Bir şeylerden vazgeçmemek için çok direnirim,
Hiç vazgeçmeyecek gibi görünürüm
O son damlaya kadar çok çabalarım ama
İnsanlar kör, nankör..
Herkes işine geldiği gibi bir hayat yaşar olmuş.
Vefa dedikleri gerçekten bir sokak adı olarak kalmış artık.
Hatır gönül için yenen çiğ tavuklar vardı eskiden
Şimdi insanlar birbirini yemekten , birileri için hazır sofraya oturmaktan aciz.
İyiliğin de kötülüğünde çığ gibi büyüdüğüne inananlardanım
Yapılan ufacık bir iyilik nasıl büyüyüp dönüp dolaşıp seni buluyorsa ,
Kötülükte o şekilde yayılıyor.
Senin karşındaki insanı umursamazca takındığın tavır dönüp dolaşıp ayağına dolanacak sadece bekle..
Yarına kalır yanına kalmaz öyle bir dünya…
Halbuki iyilik tohumları serpsek hayata
Dünyayı güzellik kurtaracaktı hani?
Gülümsemenin bile sadaka yerine geçtiği bir dini yaşarken bu asık suratlar neden ?
Hayata karşı, insanlığa karşı bu cimrilik neden?
Kendi elimizle yaşam alanımızı daraltıyoruz
Birbirimize hayatı zindan ediyoruz..
Yaş ilerledikçe insan bazı şeylerin ne kadar boş olduğunu daha da fark ediyor,
Sende fark edeceksin..
Gençlik gidiyor,
Güzellik gidiyor ,
Heyecan gidiyor ,
Hırs gidiyor …
Sonra geçmiş yılların pişmanlığıyla baş başa kalıyorsun.
Ama iş işten geçmiş oluyor,
Katlettiğin hiçbir şeyi düzeltemiyorsun .
Henüz vakit varken silkelen ve kendine gel.
Ömür öyle ya da böyle geçiyor
Pişmanlıkla yılları heba etmeye gerek yok…
Üç günlük dünya ,
Sevelim , sevilelim , güzellikleri paylaşalım ..
Bize bir adım atana bin adım atalım demiyorum ama geri adımda atmayalım..
Herkes taşın altına elini koyarsa birileri tek başına taşın altında debelenmek zorunda kalmaz.
Hayat paylaşınca güzel,
Önce sevgiyi paylaşalım …
