ÖZNUR KÖSELİÖREN:YAZMAK

YAZMAK…

Ne zaman yazmaya ihtiyaç duyar insan ?

Kimse onu duymadığında mı?

Kimse onu aramadığında mı?

Kimsenin onu görmediğini düşünmeye başladığında mı?

Ben buradayım, beni görün , beni duyun diye sessiz çığlıklar artık dizginlenemez hale geldiğinde mi?

Sahi neydi insanı yazmaya iten?

Ben söyleyim ;

Artık susturmaya çalıştığın kelimelerin vücut bulduğunda ,

İçine sığmadığında ,

Bir bebek gibi gelişimini tamamlayıp doğmaya hazır olduğunda ,

Artık yazmanın farz olduğunda!

Yazmak, dünyaya iz bırakmak gibi…

Ben buradaydım , vardım, söyleyeceklerim vardı demek gibi.

Duymasanızda ,

Görmesenizde,

Anlamasanızda ben vardım!

İnsan sıkışıp kalıyor bazen heybesinde biriken kırık dökük cümlelerle 

Çünkü bilirsiniz herkesin vardır bölük börçük tamamlanamamış sözleri ,

Ama acıtan , ama kanatan…

Bazen yarım kalmış bir aşktan arta kalan ,

Bazen boşa heba edilmiş anlaşılamayan yaşamdan…

Sonra bir kağıt ve bir kalem yetişir imdadına 

Atalarımızın “söz uçar yazı kalır” dediği gibi..

Artık öyle bir an gelir ki yazmadan duramazsın 

Ve öyle bir an gelir ki okusunlar diye de yazmazsın…

29 Aralık 2025 tarihinde  notlarıma yazmışım bu satırları.. Sonra kalemi elime almışım ve bırakmamışım. Aradan 10 ay geçmiş neredeyse, dönüp kendime bakıyorum hala yazılamayan o kadar çok şey var ki.. Ama bir adım geriden dönüp kendime baktığımda şunu fark ettim insanlardan uzaklaşıp kaleme sarılmışım. Kalem sessizce dinlemiş beni, ben anlattıkça anlatmışım. Ben aslında bütün cümlelerimi kendime yüksek sesle söylemişim gerisi artık çokta mühim değil gibi…

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir