DİLARWEN- PANDORA OKYANUSUN KALBİ.. Nebahat Dilara Demirci

 

Nebahat Dilara Demirci

DİLARWEN- PANDORA OKYANUSUN KALBİ

 

1- Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?

Ben Nebahat Dilara Demirci. Eserlerimde “Dilarwen” mahlasını kullanıyorum. Ankara Üniversitesi Turizm Rehberliği bölümünü başarı ile bitirdikten sonra Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesini onur belgesi ile tamamladım. Ardından radikal bir karar ile İngilizce öğretmenliği yapmaya başladım. Sanırım verdiğim en iyi karardı. Çünkü öğretmenlik ruhumu aydınlattı. Şuan faal olarak çalışmıyorum. Yazarlık kariyerim ise profesyonel anlamda çok yeni diyebilirim. Ancak kalemi elime aldığımda henüz 12 yaşındaydım. Bir daha da bırakmadım.

2- Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?

Aslında bu sorunun cevabı çok net. İnanılmaz bir hayal gücüm vardı ve etrafımda anlatabileceğim çok fazla kişi yoktu. Çok uç noktalarda hayaller kurardım. Sonra bunları yazıya dökmeye başladım.

3- Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?

Kitap haline getirilip yayımlanan ilk eserim “Pandora Okyanusun Kalbi”. Ancak ilk eseriniz derseniz, ortaokul yıllarında yazdığım bir korku romanı vardı.

4- Bu ilk adım size ne hissettirdi?

Kitabımı fiziksel olarak elime aldığımda ve üzerinde “Dilarwen” ismini gördüğümde, “Artık oldu,” dedim. Çünkü ben yazar olduğumu biliyordum. Bu kitapla birlikte herkes öğrendi.

5- Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?

Yazı yazarken mutlaka Deniz ve Ay temalarını kullanırım. Bunun haricinde karakterlerim genellikle güçlü kadınlar olur. Onlar her kadından izler taşırlar.

6- Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?

Elbette her yazarın, karakterlerinde bir miktar izi vardır diye düşünüyorum. Benim karakterlerimde de benden izler vardır.

7- Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?

Şu an yayınlanmış olan ilk eserim “Pandora Okyanusun Kalbi” başkarakterimiz Aysuda’nın ve üç kız arkadaşının Pandora’yı kurtarma hikâyesinden bahsediyor. Adından da anlaşılacağı üzere Yunan mitolojisinden esinlenerek bambaşka bir mitoloji oluşturduğum söylenebilir. Kitapta tanıdık tanrılar çok farklı karakterlerde karşımıza çıkacak ve devam serisi çok yakınında sizlerle buluşacak. Ayrıca Pandora serisinden hariç iki eserim daha basım için gün sayıyor.

8- Bu kitapların sizin için anlamı nedir?

İster yayınlanmış ister yayımlanmamış olsun her kitabım benden bir parça. Benim nefes almamı sağlıyorlar. Yazdığım her an dünyada bıraktığım bir iz. Ben bir gün silineceğim. Ama eserlerim daima var olacak.

9- Yazarken size ilham veren şey neydi?

Sanırım ilgi alanlarım, sevdiğim şeyler beni daha çok yönlendiriyor. Basılan eserim epik fantastik türde bir kitap. Fantastik ve bilim kurgu türde her şey ilgimi çeker. Gizem beni cezbeder. Yazarken mitolojiler ve tarihin geçmiş gizemleri benim için çok besleyici.

10- Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?

Duygudan daha ziyade düşünce diye düşünüyorum. Zihnimde aniden bir kurgu oluşuyor. Ancak kesinlikle olayların gidişatı ve final hakkında hiçbir şey bilmiyor oluyorum. Yazarken her şey kendiliğinden ilerliyor. Yani kitabın başında finalin nasıl olacağını bilmiyorum.

11- Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?

Zihnimde bir kurgu oluştuğunda hemen onu bir yere not ederim. Ona özel bir dosya oluştururum. Ancak tüm enerjimi o an bitirmeye karar verdiğim eser üzerinde yoğunlaştırırım ve o eser bitene kadar yenisine başlamam. Yarım kalmış işler üretkenliğimi yok eder.

12- Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?

Maalesef ben bunların biraz lüks olduğunu düşünüyorum. Ben hem bir anne, hem bir ev hanımı, hem bir yazar vs birçok role sahibim. Bütün sorumluluklarımı bitirdiğimde yazmaya fırsat bulabildiysem benim için bir ödül oluyor. O anı hiç kaçırmam ve yazabildiğim kadar çok yazarım. Çünkü tekrar başına ne zaman oturabileceğimi bilemem.

13- Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?

Kurguyu, karakterleri, mekânı ve olayları oluşturmak benim için çok basit. Ancak özellikle savaş sahnelerini kelimelere dökmek benim için çok zor oluyor. Çünkü savaşın hiçbir türlüsünü sevmiyorum. Aksiyon sahneleri beni çok zorluyor.

14- Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?

Aslında Pandora’yı yazmaya 12-13 sene önce başladım. Net tarihini hatırlamıyorum. Ancak belli bir noktadan sonra hayat şartları yazmamı engelledi. 2024 Aralık ayında tekrar elime alabildim ve 2 ay içerisinde eserimi tamamladım. Devam serisi olan ikinci kitabı 4 ay içerisinde yazdım. Yani ben vazgeçmiyorum ama şartlar beni engelleyebiliyor.

15- Eserinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?

Yazarken şu ya da bu mesajı vereyim gibi bir amacım açıkçası yok. Ancak ruhumun derinliklerinden gelen düşünceler kelimelerimde açıkça görünüyor. Bunlardan en önemlisi de kadının hak ettiği değeri hiçbir zaman görmemiş olması. Hem ülkemizde hem de dünyanın her yerinde. Ve geçmişten günümüze kadınların her zaman haksızlığa uğradığını düşündüm. Bu yüzden hep güçlü karakterlerim kadınlardır. Çünkü biz gerçekten çok güçlüyüz.

16- Okuyucunun metnin sonunda zihninde ne ile kalmasını istersiniz?

“Bize öğretilen her şey gerçek değil. Her zaman sorgulamalıyız,” diye düşünmeleri ve sonra kitabın son sayfasını çevirip kapağı kapattığında, “Keşke bitmeseydi.” cümlesini kurmaları beni mutlu ederdi.

17- Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

Güçlü kadınlarla yola çıkmak ve hayal edemeyeceğin kadar güzel bir dünyada maceraya atılmak isteyen herkes benim kitabımı almalı.

18- Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?

Eskiden şöyle bir cümle duymuştum. “Dünyada üzerine yazılmayan hiçbir konu kalmadı. Önemli olan hangi konuyu anlattığınız değil, nasıl anlattığınızdır.” Bundan yola çıkarsak benim hayal gücüm sınırsız gibidir. Olmayan dünyaları var edebiliyorum. Fantastik yazar olmanın ayrıcalığı budur. Gerçek sokaklara, gerçek insanlara, gerçekliğe ihtiyacımız yoktur. Biz neyi hayal ediyorsak o gerçektir.

19- Son olarak edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara ve yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?

Günümüz yayın politikaları ve yazar sayısının fazlalığı sizi korkutmasın. Kalemi güçlü olanlar, mutlaka bir gün sıyrılacaktır. Bugün olmasa dahi bir gün hak ettiğiniz değeri bulacaksınız. Tıpkı zor bir yaşamdan sonra hayat veda eden ve bugün eserleri yok satan üstatlar gibi.

20- Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız ilk cümlesi ne olurdu?

Mükemmelin peşinde koşma. Sen gayret gösterirsen mükemmel senin peşinden gelir. Ancak bir yazar olduğunu unutma ve dil bilgisi kurallarına mutlaka dikkat et.

İlgili Yazılar

3 Comments

Avarage Rating:
  • 0 / 10
  • Su Şekerci , 11 Kasım 2025 @ 23:04

    Harika bir röportaj olmuş, kitabınızı da okudum oldukça sürükleyici ve duymak istediğiniz gibi “keşke bitmeseydi” dediğim bir kitaptı. Kaleminize sağlık. Devam serilerini de yeni kitaplarınızı da heyecanla bekliyorum🩷🩷

  • SevdeŞekerci , 11 Kasım 2025 @ 23:08

    Röportajınız harika olmuş. Yeni yazarlara yer vermenizi çok taktir ettim. Nebahat Dilara Demirci hanım yeni bir yazar olmasına rağmen idialı bir giriş yaparak mitolojik konu seçmiş. Yazım ve anlatımını çok beğendim. Bundan sonraki kitaplarını heycanla bekliyorum.

  • Sibel KAYIP , 12 Kasım 2025 @ 00:05

    Çok güzel bir aktarım olmuş tebrikler 💖

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir