
Soru 1:
Kendinizden biraz bahseder misiniz?
Cevap:
Yazmayı, insanın iç dünyasına açılan bir kapı olarak görüyorum. Özellikle kadınların yaşadığı görünmez baskılar, bastırılmış duygular ve sessiz kalmak zorunda bırakıldıkları alanlar yazılarımın merkezinde yer alıyor. Kalemimle hem tanıklık etmeyi hem de iyileştirici bir alan açmayı önemsiyorum.
Soru 2:
“Kadının Sessiz Çığlığı” eserini yazma motivasyonunuz neydi?
Cevap:
Kadının Sessiz Çığlığı’nı, çevremde baskıya uğrayan ve sesi bastırılmış pek çok kadına tanıklık ettiğim için yazdım. Bu kadınlar, adeta karanlık bir kuyunun içinde kalmış gibiydi; konuşamayan, anlaşılmayan ve görmezden gelinen hayatlar taşıyorlardı. Bu eseri yazarken amacım, birebir insanların yaralarına dokunabilmekti. Okurun kendini yalnız hissetmemesi, yaşadıklarının görülüp duyulduğunu fark etmesi benim için çok önemliydi. Kimsenin kendini kapalı bir kutunun içinde hissetmemesi gerektiğine inanıyorum. O kutunun kapağını aralamak ve içindeki sesi dışarı çıkarmak mümkün.
Soru 3:
Okura vermek istediğiniz temel mesaj nedir?
Cevap:
Bu eserle okura vermek istediğim temel mesaj, herkesin kendi sesinin kıymetli olduğudur. Susmanın bir kader olmadığını, konuşmanın ve paylaşmanın iyileştirici bir gücü olduğunu hatırlatmak istedim. Hiç kimse karanlıkta kalmak zorunda değil; her çığlık duyulmayı hak eder.
Soru 4:
Yeni çalışmalarınız var mı?
Cevap:
Yazmaya devam ediyorum. Kadınların iç dünyasını, toplumsal baskıları ve iyileşme süreçlerini merkeze alan yeni metinler üzerinde çalışıyorum. Kalemimle dokunabildiğim her hayat, yazma yolculuğumu daha anlamlı kılıyor.

