Sanat ve Dergi.. Nurhayat Kayar

Sanat ve Dergi

Bu başlığı attığımda, içini yeterince doldurabilecek miyim? diye bir an endişelendim. Çünkü bana göre hem sanat hem dergi, insan dünyasında çok önemli bir yere sahip. Asıl soru acaba biz içimizdeki bu boşluğu fark edip yeterince doldurabiliyor muyuz? Bu soruyu neden sordum? Hepimiz yaşamımızın bir noktasında çeşitli arayışlara girmişizdir. Böyle zamanlarda belki de ilk yaptığımız şeylerden birisi de okumak olmuştur. Hiç dergi kitap karıştırmayan bir insan bile kaç yaşında olursa olsun genellikle bir şiiri ezbere bilir ve okur. Yani okuma yazması az olan eski nesil bir insan bile okuduğu yıllarda bir şiiri ezberlemiş ve okumuştur.

Peki bu neyin göstergesi? Aslında bu bizim okumaya sanata aç oluşumuzun bir göstergesidir. Sadece bunu bilmiyor, unutmuş ya da fark etmiyor olabiliriz. Bugün benim gibi ellili yaşlarda olan herkes az çok bunu deneyimlemiştir. Ama aynı zamanda bu iki kelime, bir şiire sığmayacak kadar derin bir anlam kültürünü içinde barındırır. Bu çağda bir hız kültürünün içinde yaşadığımız söylenir durur. Geçmişte de bu denli sanat ve derginin insanlara ulaşamadığı bir gerçek. O halde sorun nerede; neden sanat ve dergi istediğimiz anlam derinliğini kendinde taşımıyor? Bana kalırsa bu sorunun cevabı kişinin kendinde gizli. Biraz daha derine inmemiz gerekirse konu ne tamamıyla bireysel ne de tamamıyla toplumsal.

Kanımca bu durumun nedeni, henüz çözümleyemediğimiz davranış kalıplarında. Yani bugün sanatsal ve yazınsal hayatta ne yaşıyorsak aslında kendi içimizde de onu yaşıyoruz. Bir derginin yaşaması için sanat adına ne yapmamız gerekiyorsa, kendi hayatımızda da benzerini yapmamız gerekir. Bu bir kimlik meselesidir. Bir dergi sanatsal alanda sanatçının dünyasal anlamda kimliğidir.

Anlatmak istediğim şey gerek bireysel gerek toplumsal olarak bir kimlik sorunumuz vardır. Ve bu sorun ancak biz bireysel olarak farkına vardığımızda çözümlenebilir. Bu çözümleme neden gerekli? Çünkü sanat ve dergi benim gibi yeni başlamışlar ya da yazar olma yolunda ilerlemiş olanlar için önemlidir. Benim için yazmak, bu kimlik sorununa dair bir çözümleme çabasıdır. Her çözülüş, aynı zamanda yeni bir başlangıcı da içinde taşır. Çünkü bireysel ve toplumsal değişimler süreklidir. Ve bu değişimden sanat ve dergi de payını alır.

Burada belki de özel olarak dergi kültürü yaratmaktan bahsedebiliriz. Yani kişiler, bunu bir kimlik ve aidiyet sorunu olarak görmeli; dergi takip etmeli, yazmalı, desteklemelidir. Burada sanatla uğraşan kişilere büyük görevler düşmektedir. Yazın ve düşün hayatının toplumun her kesimine yayılması için dergileri yaşatmak kanımca en doğru seçimlerden biridir.  Bu şekilde insanlara ulaşmak ve bunun için çaba göstermek yeni davranış modellerine atılan bir adım olacaktır. Çünkü sanat adına yaptığımız her şey karşımızdakine anlatmak ve onu anlamak üzerinedir. Ancak bu yolla yeni davranışlara yol açabilir ve değişimi yakalayabiliriz.

Evren bir oluşa tabidir. Eğer biz yerimizde sayarsak dönüşüm hiç gerçekleşmeyebilir. Belki de dergi ve sanata anlam derinliği katmak için yeni farkındalıklara ihtiyaç duyuyoruz.  O halde yeni çağrışımlar yaratmak için anlatmaya ve anlamaya devam edelim…Ne dersiniz?

 

Nurhayat Kayar Biyoloji öğretmeniyim. 2020 yılından bu yana yazarım. Yayınlanmış 6 kitabım vardır.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir