ADA TOK: ARŞ İLE TOPRAK ARASINDA

Gençliğimden yürüdüm, yolun yarısını aştım da bir sana yetişemedim.

Kimseye tamah etmedim; bir sana meylim kaldı. Onca kitabı okudum, fakat bir sana kendimi anlatacak o tek satırı bulamadım.

Herkes bana “üstad” dedi. Hâşâ… Aşkta üstad, kendini sevdirendir derdim.

Kolay açılmayan gönül bahçemin kapısını yalnız sana efsunladım. Bir tek sen izinsiz girebildin içeri.

Bir baksan arş-ı semadayım, bir baksan engin sularda. Yerle göğün arasında asılı kalmış gibiyim. Adımı anmanla ayağım yeniden toprağı tanıyor.

Kadim diller kadar eski sana hasretim. Bilmem kaç kez geldim dünyaya; kimi vakit kendimi bildim, kimi vakit hayat perde oldu bana.

Tek sebep sendin, tek gaye. Sen olmasan asırlık hasret başka bir bedende, başka bir çağda beni yine bulur muydu?

Ben yine bulurdum seni; kışın kardelenini, yamacın gülünü, unutulmuş toprağın üstünde kalan silik izi, gölgenin düştüğü yeri.

ADA TOK

Yazar Hakkında;

1980 yılında İstanbul’un Beyoğlu’nda doğan Ada Tok, Şişli’de eğitimi tamamlamış,

radyo DJ’liği , Antika eski kitaplar spiritülel kişiliği , olduğu ve çalıştığı bir çok alanda insan yaşanmışlıkları, enerjiye hakim olduğundan alanına herkesi almayan ama çok iyi gözlemleyen , iyi bir dinleyici, tasfir sanatçısı olarak nitelendiriyor.

Hayatın erken öğretilerini tecrübe sayarak kaydeden bir şair ve yazardır.

Onun için kelimeler, acının gölgesinden değil, gölgede tozlu zamanlarda kalanları; çatı katının içindekileri parlatmayı seçiyor. özgün sınır tanımayan olarak kendini ifade ediyor..

İlk kitabı “Jinda nın Ardından”, şiirsel anlatı tarzı ile yazılmış kişisel gelişime vurgu yapan; sert geçen yaşamı olumlayan bir karakteri sergiliyor.

“Kendi deneyimlerine çiçek açtıran bir kalem.”

İkinci kitabı “Kırıklarımla İyiyim Sen Dert Etme” ile şiirler, mektup ve iç monolog ile

aşkın her halini yazmak, onun için bir duygu biçimi oldu. Kelimelerinde yaşanmışlıktan ziyade, hissedilmiş anlar var.

İlk kitabı “Jînda” ile edebiyata adım attı.

“Kırıklarımla İyiyim Sen Dert Etme” ise onun şiirsel sesiyle tanıştığımız ilk eseri.

Yazar Ada Tok; kaleminin roman, öykü, hikaye, şiir, senaryo tohumları bıraktığını ifade ederken, yazılarının ruh halinin değişken ve hayal dünyasının geniş olması sebebiyle kalemin tek bir türde sabit kalamadığını belirtiyor. Defter ve kalemlerini sırt çantasından eksik etmediğini, her an yeni bir hikaye ile bizleri tanıştırabileceğini belirmek istiyor.

İlgili Yazılar

1 Comment

Avarage Rating:
  • 0 / 10
  • İpek Tor , 11 Haziran 2026 @ 18:42

    Yüreğine sağlık meleğim benim ❤️🥰👏

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir