Anne…Ne kadar dolu, ne kadar derin bir sözcük değil mi?Bir çocuğun ilk sığınağı, ilk güveni, ilk duası…
Ama insan bazen düşünüyor; sadece doğurmak mıydı annelik? Bir canı dokuz ay karnında taşımak mıydı sadece? Yoksa bir çocuğun korkusunu sarıp sarmalamak, gözyaşını sessizce silmek, “Ben buradayım” diyebilmek miydi anne olmak?
Herkes anne olmamalı belki de…Çünkü annelik yalnızca biyolojik bir bağ değil; vicdan, merhamet ve yürek işidir.Kendi evladını yok sayan, sevgisini eksik bırakan biri gerçekten anne olabilir mi?Bir çocuk annesinin yokluğunu sadece yanında olmadığı zaman değil, sevgisini hissedemediği zaman da yaşar.
Ve hayat bazen öyle kadınlar çıkarır ki karşımıza… Hiç anne olamamıştır belki…Bir evladın “anne” deyişini hiç duymamıştır… Ama bir çocuğun yarasına merhem olmuş, yuvası olmuş, şefkatiyle bir ömrü değiştirmiştir. İşte o kadın da annedir.
Çünkü annelik bazen kan bağı değil, gönül bağıdır. Bir çocuğun saçını okşarken duyduğu huzurdur. Kendi canından olmayan bir evladı bile kalbinin en güzel yerine koyabilmektir.
Bugün Anneler Günü… Sadece doğuranları değil, büyütenleri…Yaraları sarıp sessizce fedakârlık yapanları… Bir çocuğun hayatına ışık olan kadınları da hatırlama günü.
Ve belki de en çok; içinde annelik sevgisi olduğu halde o duyguyu hiç yaşayamamış kadınların kalbine dokunma günü…
Çünkü bazı kadınlar doğurmadan da anne olur. Bazıları ise doğurduğu halde hiçbir zaman anne olamaz…
Bugün Anneler Günü bugün sevginin gücü o gücü yaşatan bütün annelerin günü kutlu olsun.
