Evime dönmek istiyorum ama evim neresi, bilmiyorum…
Ne kadar acı değil mi? Bir kadının kendini değersiz hissetmesi, hiçbir yere ait olamaması…
O anlattı, ben sadece dinledim. Ama yüreğimin bir yerinde derin bir sızı kendini gösterdi. Evim vardı belki…
Ama yüreğimdeki ev neresiydi? Bunu sordum kendime.
Ben bir eştim, bir anneydim. Çevremdeki insanlar beni severdi. Neşeli, eğlenceli, dostlarıyla kahkahalar atan bir kadındım.
Ama bugün arkadaşımın söylediği söz, her kadının içindeki sessiz çığlığa dönüşecek cinstendi.
Biz kadınlar, herkese yetişmeye çalışırken kendimize geç kalanlarız aslında. Yüreğimizin bir yerinde hep yalnız bırakılmış, hep eksik kalmış bir parçayı tamamlamaya çalışırız. Çünkü mücadele bizim özümüzde var.
Ve ne olursa olsun, küçücük bir umuda tutunmayı en iyi yine biz biliriz…
Ama bu gün arkadaşımın dediği söz yüreğimi acıttı.
