Ne Kadar Kolay Söyleniyor, Değil mi Evlat?
Başın Sağ Olsun… Ne Kadar Kolay Söyleniyor, Değil mi Evlat?
“Başın sağ olsun…”
Ne kadar kolay söylüyoruz bu iki kelimeyi.
Oysa bazı acıların karşısında insanın söyleyecek sözü kalmıyor.
Bazı acılar var ki, “başın sağ olsun” demek bile insanın diline ağır geliyor.
Senin evladın olmayınca kolay tabii…
Hasan amca, Ahmet amca, Mehmet amca, Ali amca… Adının ne olduğunun artık bir önemi yok.
Sen artık şehit babasısın.
Al bayrağa sarılı bir tabut geldi kapına.
Bir zamanlar dizinin dibinde oturan, “Babam nerede?” diye seni arayan evladın, şimdi bayrağa sarılı dönüyor sana.
Ne kadar kolay değil mi bunu söylemek?
“Başın sağ olsun…”
Ama o baş nasıl sağ olsun?
Bir anne söylemişti:
“Helva başkasının evinde pişince tatlı olur.”
Ne kadar da ağır bir cümle…
Çünkü ateş düştüğü yeri yakıyor.
Başkasının evladının ardından birkaç gün üzülüp hayatımıza devam ediyoruz.
Ama o anne, o baba, o kardeş… Bir ömür aynı acıyla yaşamaya devam ediyor.
Bir baba düşünün…
Evladının kimliğini yüzünden değil, çürümüş bedenindeki tırnaklarından tanıyor.
Bir başka baba…
Evladının küçücük ellerini hatırlıyor.
“Babam nerede?” diye seslenen oğlunu…
“Bak baba, sünnet oldum.” diye gururla kendini gösteren evladını…
Şimdi o çocuk yok.
Nasıl unutalım?
Nasıl yok sayalım?
Nasıl birkaç cümleyle geçiştirelim?
Çarşı iznine giderken pusuda şehit düşen askerlerimizi kim unutturacak bize?
O gençlerin yarım kalan hayallerini, annelerinin bekleyişini, babalarının kapıya her bakışını kim unutturacak?
Unutursak…
Bize yazık olmaz mı?
Çünkü şehitleri unutmak yalnızca bir insanı unutmak değildir.
Onunla birlikte bir annenin ömrünü, bir babanın umutlarını, kardeşinin çocukluğunu, yarım kalan bir hayatı unutmak demektir.
Bugün rahatça nefes alabiliyorsak, sokaklarda özgürce yürüyebiliyorsak, evimizde huzurla uyuyabiliyorsak; bunun bedelini ödeyenleri hatırlamak bizim en büyük sorumluluğumuzdur.
Onların isimleri yalnızca mezar taşlarında kalmamalı.
Çocuklara anlatılmalı.
Okullarda öğretilmeli.
Bayrak her göklere çekildiğinde, o bayrağın hangi evlatların kanıyla daha da anlam kazandığı hatırlanmalı.
Çünkü bazı insanlar ölmez…
Onlar bir ülkenin hafızasına emanet edilir.
Ve biz o emanete sahip çıkmak zorundayız.
O yüzden bugün bir şehit babasına “Başın sağ olsun” derken bir kez daha düşünelim.
Çünkü o iki kelime, bizim için bir cümle olabilir.
Ama onun için…
Bir ömür sürecek bir acının başlangıcıdır.
Ve biz unutmayalım.
Unutturmayalım.
Çünkü unutmak, bazen ikinci kez kaybetmektir.
— Aylin Altın
