Evet biliyorum…
Nefesin seni gIrtlaklar gibi..
Aldığın soluk bile
Kendinden kaçar gibi şu an…
Yüreğindekilerle kafandakiler
Savaş halinde…
Cehede ruhun parçalanıyor…
Hem tek kelime etmek istemiyor dudakların..
Hem de dokunsam ciltlere sığmaz söyleyeceklerin…
Hem zifiri karanlığın
Ta dibinin en kuytu noktasındasın…
Hem de umudunun,
O içindeki ışığın parlaklığından
Gözlerin kamaşıyor…
Hem akacak bir damla göz yaşın kalmadı kederinden…
Hem de bir ağlasan hafifler gibisin kelebek gibi…
Sahi en sevdiğin değil miydi kelebek?
Onca küçüklüğü…
Onca sessizliği…
Duyulmaz ve önemsenmez varlığı ile…
Gıdım gıdım ilerleyen…
Milim milim büyümek için
Savaş veren…
Yiyip yiyip hedefine,hayaline doğru
Umutla nefes alan tırtıl…
Ardından zamanı gelince…
Tüm ağrısını,sızısını…
Derdini,kederini bir kenara koyup..
Gözünü karartıp…
Kalbini hayaline adayan…
Kozasını ilmek ilmek dokuyup…
Her şeyini her şeyin sahibine adayıp
Kendinden geçen…
Sabırla,tevekkülle,teslimiyetle bekleyen…
Ve bir halden eşsiz bir hale dönüşen kelebek…
Sen O’sun işte..
Çok çektin,çok sabrettin..
Değersiz görülüp yok sayıldın…
Ama her yaşadığın acı büyüttü seni…
İyiyi-kötüyü öğrendio pamuk yüreğin..
Şimdi inziva vakti…
Kalan son gücünle ör şimdi kozanı ilmek ilmek..
İnan ki işin sırrı kendini Allah için bitirmek…
Son dediğin yeni bir hayat olacak
Aslolan bunu bilmek..
Ardı sıra tanınmaz güzellikte bir kelebek olabilmek..
Şimdi kelebek olma vakti pamuk yüreklim..
Az kaldı az..Dualarında var niyaz..
Ve seninle olacak bir ömür boyu sonsuz yaz…
AYŞE ELVATANİ
YAZAR HAKKINDA:
1983 Bağdat doğumludur.Üç çocuk annesidir.Duygularını şiirle ifade etmeyi seven biri olarak yakın zamanda çocukluk hayalini gerçekleştirerek Muhayyel-Hissiyat kitabını yayına sunmuştur.
