İSMAİL
Bir deli İsmail vardı ,
köyümüzde
neden delirdi bilinmez
doğuştan yetimdi.
Çöplüklerden beslenir,
kedi ,köpeğin mamasını çalardı.
sadakadan, bayramlıktan
nasibini alamadı .
Nasıl olsa kıymetini bilmez
ağaca asardı,
üstündeki çul
döküldükçe dökülür.
Kimse yenisini almazdı,
zaten ayaklarından sidik
yırtık pantolonundan
bok sızardı.
Mahalleli ona hem acır
hem de korkardı,
akvaryumdaki balık gibiydi İsmail
köylünün gözünde
koskoca dünyayı nereden bilecekti.
bir dilim ekmek verseler
belki de üstlerine yürüyecekti
mahallenin çocukları
haylazlığın cesaretiyle
deli deli diye kızdırırlar
taş atıp
koştururlardı.
hayatın bunca eziyetine katlanan İsmail
deliliği kendine yediremez
o da çocukları koştururdu
bir gün…
Bakırköy’e gönderdiler onu
beyaz gömleği ters giydirerek
otuz yaşına yeni basmıştı.
İsmail
artık hep orada kalacağını mı anladı ne
otuz güne varmadı…..
CEVDET ERDEMOL
