Ebru Kirezli: KÖZDEN DOĞAN DİRENİŞ


Yazın kavurucu sıcağına rağmen tepemde esen fırtınanın,
Çatlatırken toprağı, gölgesi yokken hiçbir yarının;
Ben inadına kök salıyorum o kuruyan çölün ortasına,
Merhem oluyorum kalbimin o en derin, en eski yarasına.
Güneş yakmak isterken, rüzgar savurmak isterken küllerimi,
Ben sabırla, inançla büyütüyorum o kırılgan güllerimi.
Her yaprağında bir emek, her dikeninde bir koruma kalkanı,
Kimse bilmez bu narin tomurcukların arkasındaki o büyük destanı.
Kolay olmadı elbet, yandı tenim, kavruldu nefesim,
Ama kısılmadı hiçbir dalgada o haklı, o asil sesim.
Dünya üzerime gelse de, yüklese de tüm dertlerini sırtıma,
Ben boyun eğmedim ne o yakıcı güneşe, ne de ansızın kopan fırtınama.
Baksınlar şimdi o dimdik duran, eğilmeyen mağrur gövdeme,
Her zorluğa rağmen ayaktayım, teslim olmam bu kadere, bu kederli döneme.
Çünkü bilirim, bu yangınlar elbet bir gün son bulacak;
Ve benim büyüttüğüm o güller, tüm dünyaya bahar olacak.
En kavurucu yangınların ortasında bile inatla yeşeren o narin güller, içindeki sarsılmaz direnişin
en güzel kanıtıdır. Mağrur ve dimdik duruşunu asla kaybetme.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir