Sıfırdan Başlamak
Toprağa hiç tohum ekmemiş olanlar için ne kadar romantik bir vaattir sıfırdan başlamak… Boş bir sayfa, temiz bir tuval, henüz yazılmamış bir kader… Oysa hayatında en az bir kere her şeyini yakıp küllerinden doğmaya cüret etmiş olanlar bilir; sıfır bir başlangıç noktası değil, varılması en çetin, en sancılı zirvedir. Bir yokluk değil; aksine, geçmişin tüm ağırlığıyla dolu o keskin anın adıdır.
Sıfırdan başlamayı, eski bir tablonun üzerine beyaz bir kat boya çekmeye benzetiriz çoğu zaman. Alttaki renklerin hayaletleri, eski fırça darbelerinin pürüzleri yeni resme sızmasın diye çabalarız. Oysa ne yaparsak yapalım, o eski resmin dokusu orada kalır. Geçmişin kabartıları, geleceğin yüzeyini şekillendirmeye devam eder. Gerçek bir başlangıç; tuvali çerçevesinden söküp atmak, hatta o tuvalin asılı olduğu duvarı kendi ellerinle yıkmaktır.
Bazen yenilenmek için onarmak yetmez. Çatlakları sıvayla kapatmak, paslanmış boruları boyamak sadece çürümeyi erteler. Asıl cesaret, temelinde çatırdama olan bir binanın artık yaşanılmaz olduğuna karar verip yıkımı kendi elinle başlatmaktır. İşte o an; enkazın tozu dumanı birbirine karışırken, tanıdık olan her şey gözden kaybolurken ulaşırsın sıfıra. Etrafında ne sığınacak bir kapı kalmıştır ne de dışarı bakacak bir pencere… Sadece moloz yığınları ve rüzgârın uğuldadığı boş bir arsa… İnsanın en çok korktuğu o ıssız an, aslında en kutsal eşiktir.
Bu boşluk, bir hiçlik çukuru değil; yeni bir temelin harcının karılacağı en değerli arazidir. Artık hangi duvarın nereye dikileceğini, pencerelerin hangi ufka açılacağını, çatının gökyüzünü ne kadar içeri alacağını yalnızca sen belirlersin. Eski binanın yıkıntılarından ders almış bir mimarın bilgeliğiyle çizersin yeni planını. Temele koyduğun her taş, geçmişin enkazından kurtardığın en sağlam hakikattir. Bu yüzden sıfırdan başlamak bir hafıza kaybı değil; aksine, son derece keskin bir zihnin eseridir. Unutmak değil, neyi asla tekrarlamayacağını bilmektir.
Nitekim insan, boşluktan değil; kendi yakıp yıktıklarının küllerinden doğar. O küller, yanmış bir geçmişin sızısı olduğu kadar, yeni bir hayatı besleyecek en bereketli topraktır da. Sıfırdan başlamak, elindeki her şeyi kaybetmek demek değildir. Aksine, artık sana yük olan, ruhunu aşağı çeken her şeyi serbest bırakma özgürlüğüdür.
O boşluğun tam ortasında durup derin bir nefes aldığında anlarsın: Sıfır, bir sonun rakamı değil; sonsuzluğun atılan ilk adımıdır.
Sıfırdan Başlamak
