Ben, yirmi yaşındaki evladını toprağa vermiş bir anneyim.
İlk göz ağrım, arkana bakmadan giderken,
ardından yaşlı gözlerle baktım sana.
Yıllarca düşünür insan: neden tutamadım onu hayata diye.
Sen gidince geriye bükülmüş dudaklar kaldı,
her fırsatta eğilen.
Boğaza düğümlenen acılar,
içe atılan sessiz çığlıklar.
İnsanlar der: “Allah rahmet eylesin, başın sağolsun, mekânı cennet olsun.”
Kızarım içimden, bağırırım yüzlerine haykırasım gelir.
Ama susarım.
Çünkü o gitmedi.
Asla “öldü” diyemem, demem, dedirtmem.
Sonra ağlarım, yorulana kadar.
Bu kez insanlar kafayı sıyırdığımı düşünür.
Sonra gülerim, bu kez de “iyisin, atlattın” derler.
Bırakın beni.
Artık bırakın.
Ben yaşamak istiyorum.
Haykırıyorum bunu.
Bana verilmiş iki emanet için.
