İREM ORUÇ:Hangimiz Yeni Nesil? Size Sorarım

Hangimiz Yeni Nesil? Size Sorarım

İrem Oruç

Biz 90’lılarız.

Sabah evden fırlayıp gece yarısı eve giren, bisikletin tepesinde rüzgârı bizzat bağrında yumuşatan, salçalı ekmekle gün deviren, bozulan kasedi kurşun kalemle tamir eden nesiliz. Bugünün çocukları bizi görünce “Antik Çağ’dan mı kaldınız?” muamelesi yapıyor. Oysa asıl yeni nesil biziz. Çünkü biz hem analog çağın çamurunu yuttuk hem de dijital çağın şifresini kırdık. Onlar ise tabletin şarj kablosuna bağlı yaşayıp “yeni nesilim” diye caka satıyor.

Bir buluşma ayarladın mı, kaderini o güne ve o saate mühürlerdin. Evde kablolu telefon vardı ama cihaz duvara çivili olduğu için sokakta yine tek başınaydın. Cebinde akıllı telefon değil, iki tane gazoz kapağı olurdu. Karşı taraf gelmeyince aklına gelen tek mantıklı çözüm, kabileler gibi ateş yakıp duman çıkarmaktı: “Hâlâ buradayım, gelmezsen dumanla haber veriyorum!” Şimdiki çocuklar “Neredesin?” yazıp 8 saniyede mavi tık kovalıyor. Biz ise 40 dakika otobüs durağında bir ileri bir geri volta atıp “Acaba yolda yürürken uzaylılar mı kaçırdı, yoksa öldü mü?” diye varoluşsal krizlere giriyorduk.

Dışarı çıkmak bizim için bir “etkinlik” değil, doğrudan doğruya hayatta kalma mücadelesiydi. Sabah annene “Ben çıkıyorum” der, akşam 12’de kapıyı çalardın. Ara sıra ev telefonu çalardı ama sen zaten sokakta kaldırım taşı saydığın için o telefon da duvara konuşur dururdu. Bisikletin tepesinde mahalleyi turlarken ne kask vardı ne dizlik. Güvenlik ekipmanı olarak sadece rüzgâr ve “Annem üstümü kirlettiğimi görmesin” telaşı yeterdi.

Oyun dünyamız da bayağı bir yüksekti. Yere çömelir, tasoları çevirir, “Benimki seninkini döver” diye mahalle mahkemesi kurardık. Evde konsol varsa Mario’nun karşısına geçerdik. Borudan geç, mantara kafa at, prensesi kurtaracağım diye 80 kere uçuruma yuvarlan, sonra hop… “karakter düştü, baştan!” Şimdiki çocuklar VR gözlükle sanal evrenlerde cirit atıyor. Bizim tüm teknolojik aksiyonumuz Mario’yu borudan geçirmekten, sokak aksiyonumuz ise gazoz kapağını beton zeminde zıplatmaktan ibaretti.

Müzik ve medya sektörü ise tam bir sabır sınavıydı. Tarkan’ın yeni kaseti çıkacağı gece heyecandan uyku uyuyamazdık. Kaset bant sarınca kurşun kalemle ameliyat yapar gibi sarar, bandı zedelemeden dinlemeye çalışırdık. Sonra CD ve VCD furyası başladı. Filmi izlerken ekran bir an kare kare olur, ses uzaylı sesi gibi bozulurdu; biz de “Vay be, teknolojinin gözünü seveyim” diye ekrana kilitlenirdik. Şimdiki çocuklar şarkı beğenmeyip 2. saniyede kaydırıyor; biz kasetin B yüzünü dinlemek için 4 dakika ileri sarma tuşuna basılı tutuyorduk.

Ödev mevzusu başlı başına bir dramdı. Araştırma yapacaksın diye kütüphaneye taşınırdın. Ansiklopedinin tozunu yutar, 14. ciltte aradığını bulamayınca diğer kütüphaneye mekik dokurdun. Şimdiki çocuklar yapay zekâya iki kelime yazıp ödevi sipariş ediyor, üstüne bir de “Cevap çok kısa geldi” diye naz yapıyor. Biz bilgiyi dedektif gibi iz sürerek arardık, onlar kuryeyle kapıya getirtiyor.

Yemek ve beslenme düzenimiz de gayet açık ve netti. Biz sabahtan akşama kadar sokakta depar atmaktan, mahalle maçı yapmaktan kuruyup kalmış zayıf çocuklardık. Yakıtımız da belliydi: ekmek arası peynir-salça, hatta oyun çok tatlıysa direkt salçalı ekmek. Şimdiki çocukların önleri açık, tabakları dolu ama hareket alanları tabletin ekran boyutu kadar. Biz “Ne bulursan ye, hemen sokağa fırla” taktiğiyle yaşardık.

Ve tabii ki… efsanevi güdümlü terlik.

O terlik bir anne eline geçtiği an tüm evrenin fizik kuralları sıfırlanırdı. Sen koridorda viraj alır, dolabın arkasına saklanır, koltuğun altına yatardın; terlik havada falso alır, yine de hedefini vururdu. Şimdiki çocuklar psikolojik ceza olarak “Timeout” (mola) alıyor, biz direkt Isı Güdümlü Anne Füzesi yiyorduk.

Belki de bu yüzden hâlâ “yeni nesiliz” diyoruz. Çünkü bir ayağımız hâlâ bisikletin pedalında, diğer ayağımız bildirimin üzerinde. Ve evet, hâlâ buluşmaya geç kalan arkadaşa arka sokakta duman yakmayı düşünüyoruz.

Biz 90’lılarız.

Hangimiz yeni nesil?

Size sorarım!

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir