
iyi insanlardan olmaya ne dersiniz?
Günün bize getirdikleri birikerek koskoca bir yaşam oluyor. Yaşıyoruz iyisiyle, kötüsüyle.
Sevinçli ve mutluysak iyi, üzüntülü, dertliysek kötü.
Kul “İnşallah” der Allah “İnşa” eder.
.” Kulun kaderini kendi çabasına bağlı kıldık” diyor ayette. Çabalamak gerek o zaman iyiyi
görebilmek, güzeli bulabilmek için. Dağılan parçaları toplamak bir bütün olabilmek için.
Yaşama sevinci aşılamak bu kısırdöngüde bir tat bir doku katmak ruhlara.
Yıllar öncesinde kaldı tek başına mutluluk. Vakit bir olma, birden bütüne varabilme, o
bütünde Allah’ın sevgisiyle kuşanma vakti. Gönüller bugün yarım, kırgın ve dalında kuruyup
düşecek yaprak kadar çaresiz ve hassas. Kalabalığın içinde yalnız kalmak nedir bunu en iyi
yaşlılar, hastalar, gönlü kırık sevgililer anlar. O zaman vurur insanın yüzüne tüm duygular.
Sanki kapı açılmış bir yandan da pencere, bir oradan bir buradan eser yüzüne rüzgar,
savunmasız hissedersin kendini, tüm hücrelerinle üşürsün ama mecalin yoktur kalkıp kapıyı,
pencereyi kapatmaya.
Geçirirsin içinden ne fark edecek ki diye. İçini ısıtmaz ki dışarının sıcağı bir kere ayazı yemiştir
çünkü duyguların.
Bazen insan sadece güzel anılarını hatırlar. Bu ruhunu tamir eder, bir nevi panzehir etkisi
oluşturur.
Bizi iyi hissettiren her bir şey bizi bize geri verir, onarır, iyileştirir.
Bunların ne olduğunu biliyorsak ne mutlu.
O zaman anılarımızı da başa sarmamızda bir sakınca yok, yarar var. Hatırlayalım
yüzümüzdeki gülümsemeleri bazen burukta olsa hatırlayalım
Ve diyorum ki;
Dudağının kenarında bir küçük gülümseme bile belirse onu hiçe sayma.
Sayma ki izinden gülücükler kahkahalar yol bulsun. Sana değilse bile birilerine umut olsun,
neşe olsun.
Belki bir gün sen de umut alırsın, neşe dolarsın bir başkasının küçük bir gülümsemesinden.
Halden anlamak, olayları hale yola koymak o erdeme sahip olabilmek Allah ‘ın sizi buna vesile
kılması ne yüce bir haldir. Büyükler “Halden anlayan seni bulmadıkça bulduğun her şey seni
halsiz bırakır, halsizliğimiz bundandır vesselam” demiş ve umut ederek eklemiş “Bilen varsa
söylesin, bakışlarından, sözlerinden, ellerinden güzellik dökülen, halden anlayan o insanlar
neredeler şimdi?”
Bu iyi insanlardan olmaya ne dersiniz? Bırakalım kıskançlığı, kini, hırsı, riyayı. Sarılalım
birbirimize içimizdeki sevgiyi, sağduyuyu, merhameti insani olan her duyguyu çıkaralım dışarı
ve cömertçe
sergileyelim. Bir insana sizin sihirli çubuğunuz değerse eğer o insan da belki 100 insana ulaşır
ve sizin sihrinizi bulaştırır.
Virüs ne çabuk yayıldı değil mi? Kötü olan her şey çabuk yayılıyor, yayılan kötülüğün
nelere yola açtığı da malum. Yeterince yoruldu dünya ve insanlar, hiçbir şeyin öneminin
olmadığını anladılar canları ile boğuşurlarken. Ne güzel demiş Kanuni Sultan SÜLEYMAN “
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” ve bunu diyen her şeye sahip olan bir padişah.
Her şeye sahip olsan da bir nefeslik cansın. O nefesi alıp alamamakta da Allah a muhtaçsın.
Allah katında her insan da bir nefestir. Her nefes cihandan daha değerlidir. Ve nefesimizi ve
nasıl kullandığımıza çok dikkat etmeliyiz. Unutmayalım ki, her nefesin bir mükafatı veya
hesabı olacaktır.
Sevgiler
Mihrap Altıntaş
Ankara’ da doğdum ve büyüdüm. Duygusal, sezgisel, empati duygusu yüksek, müziğe, edebiyata ve
sanatın bir çok dalına eğilimi olan bir insanım. Yazmak benim için kendimi en iyi ifade etme
şekillerinden biri.
“Kasedi Başa Sardır “ ve “ Film Şeridi Gibi “ iki tane kitabım var.
