MEDİNE KARACABAY İLE RÖPORTAJ

1��Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?

Ben Medine Karacabay. Yozgat doğumluyum. İlahiyat alanında eğitim aldım ve yüksek lisansımı “İlahi Vahyin Kadına Yüklediği Misyon İle Ülkemizdeki Müslüman Kadın Algısının Mukayesesi” üzerine yaptım. Yazılarımda özellikle kadın, kimlik ve algı konularını ele alıyor; hakikat ile toplumda oluşan yanlış kabuller arasındaki farkı ortaya koymaya çalışıyorum.

2�� Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?

Yazarlığa yönelmemde en etkili şey, uzun süredir zihnimde taşıdığım soruların ve sahadaki gözlemlerimin giderek daha görünür hâle gelmesiydi. Özellikle kadın ve kimlik meselesi üzerine yaptığım okumalar ve yaşadığım farkındalıklar, beni yazıya yönlendiren en önemli süreç oldu.

3��  Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?

İlk kitabım “Kadın Kime Göre?”

4�� Bu ilk adım size ne hissettirdi?

Bu ilk adım benim için hem heyecan hem de sorumluluk duygusu taşıyordu. Uzun süredir zihnimde olgunlaşan bir fikri somutlaştırmak benim için aynı zamanda bir yüzleşme anlamına geldi. Yazmak, düşündüklerimi ortaya koyarken onları yeniden sorgulamamı da sağladı.

5��  Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?

Yazılarımda ve eserlerimde en çok tekrar eden tema, kadın üzerinden kurulan algı meselesidir. Çünkü ben, kadının kimliğinin çoğu zaman yanlış yorumlar ve kültürel kabullerle gölgelendiğini düşünüyorum.

Bu yüzden metinlerimde asıl “karakter”, çoğu zaman bir kişi değil; bir düşünce biçimi oluyor. Kadının nasıl görüldüğü, nasıl anlatıldığı ve aslında nasıl olması gerektiği arasındaki farklılık, yazılarımın merkezinde yer alıyor.

Benim için yazmak, bu görünmeyen farklılığı görünür kılma çabasıdır.

6�� Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?

Yazdığım karakterlerde doğrudan kendimi görmekten ziyade, kendi düşüncelerimin ve gözlemlerimin izlerini görürüm. Çünkü yazdığım her metin, aslında bir bakış açısının yansımasıdır. Bu anlamda karakterler, benim iç dünyamdan tamamen bağımsız değil; ama birebir “ben” de değildir.

7�� Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?

Bugüne kadar yayımlanmış tek eserim “Kadın Kime Göre?” adlı kitabımdır. Bu kitapta kadın algısının toplumda nasıl şekillendiğini, inanç ve kültür ekseninde nasıl farklılaştığını ele alıyorum. Amacım, kadına dair yerleşmiş bazı kabulleri sorgulamak ve özellikle vahyin ortaya koyduğu kadın tasavvurunu yeniden hatırlatmaktır.

8�� Bu kitapların sizin için anlamı nedir?

Kalplere dokunmak benim için her zaman en önemli hedeflerden biri oldu. Bu kitapta da aslında bunu amaçladım. Gelen geri dönüşlerin olumlu olması ise, bu yolculuğun doğru bir yere temas ettiğini hissettirdi.

9�� Yazarken size ilham veren şey nedir?

Yazarken bana ilham veren şey, aslında hayatın kendisi. Gördüğüm, duyduğum ve çoğu zaman içimde bir soru olarak kalan meseleler yazının başlangıcını oluşturuyor.

Özellikle insanın anlam arayışı ve kadın kimliği üzerinden yaşanan görünmez sorgulamalar, benim için en güçlü ilham kaynağı. Çünkü bazen bir cümle, bir sessizliği bozuyor; bazen de bir gözlem, uzun süredir biriken bir düşünceyi harekete geçiriyor.

10�� Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?

Bir fikri yazıya dönüştüren şey genellikle içimde oluşan güçlü bir sorgulama ya da bir şeyin “eksik” ya da “yanlış anlaşıldığı” hissidir. O an, düşünce artık sessiz kalamaz ve yazıya dönüşür.

11�� Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?

Belirli bir yazma rutinimden çok, zihnimde bir fikrin olgunlaşmasını beklerim. Düşünce netleştiğinde yazı süreci kendiliğinden başlar ve daha akıcı bir üretim ortaya çıkar.

12�� Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?

Yazarken özellikle dikkatimi dağıtmayacak sessiz bir ortam oluşturmayı önemserim. Bazen bir fincan çay ya da sakin bir atmosfer, yazıya geçişimi kolaylaştıran küçük ama etkili bir hazırlık olur.

13�� Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?

Yazma sürecinde beni en çok zorlayan şey, düşüncelerimi en doğru ve en net şekilde ifade edebilme çabası oldu. Bazen zihnimde çok güçlü olan bir fikir, kelimelere döküldüğünde aynı etkiyi vermeyebiliyor. Bu dengeyi kurmak zaman alabiliyor.

14�� Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?

Evet, zaman zaman zorlandığım ve “devam etmeli miyim?” diye sorguladığım anlar oldu. Ancak yazdığım konuların taşıdığı anlam ve sorumluluk hissi, vazgeçmek yerine devam etmemi sağladı.

15�� Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?

Eserlerimin ana fikri, kadına dair yerleşmiş algıları sorgulamak ve vahyin ortaya koyduğu değer ile toplumdaki kadın algısı arasındaki farkı görünür kılmaktır. Temel mesajım, kadının değerinin doğru kaynaklardan anlaşılması gerektiğidir.

16�� Bugün geriye dönüp baktığınızda, bu kitabı yazmasaydım ne eksik kalırdı dersiniz?

Bugün geriye dönüp baktığımda, bu kitabı yazmamış olsaydım içimde uzun süredir biriken bazı soruların cevapsız ve karşılıksız kalacağını düşünüyorum. Belki de en büyük eksiklik, hissettiğim şeyleri ve gözlemlerimi görünür kılmamış olmak olurdu.

17�� Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

Okuyucuların kitabımda en çok kendilerinden bir iz bulacaklarını düşünüyorum. Çünkü bu kitap sadece bir anlatı değil; yaşanan, hissedilen ve çoğu zaman içte kalmış soruların dışa vurumu. Okurken “bunu ben de düşünmüştüm” ya da “yalnız değilmişim” duygusunu hissetmelerini isterim. Aslında kitap, bir anlamda duygulara ve sorgulara tercüman olma çabasıdır.

18�� Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?

Beni diğer yazarlardan ayıran en önemli yönüm, konulara sadece akademik bir bakışla değil, aynı zamanda derin bir sorgulama ve içsel bir hassasiyetle yaklaşmamdır. Yazılarımda bilgi kadar, anlam ve farkındalık da üretmeye çalışırım.

19�� Son olarak, edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?

Genç yazarlara en önemli tavsiyem sabırlı olmaları ve yazmayı sürekli bir gelişim süreci olarak görmeleridir. Her yazı bir öğrenme alanıdır. Kendilerini ifade etmekten vazgeçmesinler ve kendi seslerini bulmaya çalışsınlar.

20�� Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?

“Yazmaya başlamaktan korkma, çünkü her kelime kendini bulmanın bir adımıdır.”

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir