MEHMET YAKŞI İLE RÖPORTAJ

1

📌

 Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?

Cevap :

Ben Mehmet Yakşı. 1997 yılında İstanbul’da doğdum, aslen Bitlisin Ünaldı köyündenim. Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı ön lisans mezunuyum. Yürüme engelli bir birey olarak hayatın farklı yönlerini deneyimleme fırsatı buldum ve bu birikimi yazılarıma yansıtmaya çalışıyorum. Yazıyla tanışmam küçük yaşlarda oldu; duygularımı ifade etmek ve insanlara söyleyemediklerimi anlatabilmek için yazmaya başladım. Yazmak benim için bir rahatlama ve kendimi bulma yoluna dönüştü. “Cennette Bir Hafta” adlı kitabımı da bu duyguların bir yansıması olarak kaleme aldım.

2📌 Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?

Cevap :

Yazarlık benim için bir seçimden çok bir sığınak oldu. Küçük yaşlardan itibaren kendimi en iyi ifade edebildiğim yer, beyaz sayfalar oldu. Söyleyemediklerimi yazıya dökmek, zamanla benim için bir ihtiyaç ve içsel bir yolculuğa dönüştü.

Hayatımdaki en önemli dönüm noktası ise ameliyatla geçen zorlu süreçti. O dönem, hayata bakış açımı derinden değiştirdi ve içimde kalıcı bir iz bırakma isteği uyandırdı. “Cennette Bir Hafta” da bu birikmiş duyguların ve yaşanmışlıkların bir yansıması olarak ortaya çıktı.

3📌 Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?

Cevap :

Evet, “Cennette Bir Hafta” okurlarla buluşan ilk eserim. Yazarlık aslında uzun süredir içimde taşıdığım bir tutkuydu; notlarla büyüttüğüm bu yolculuk, ilk kez bu kitapla somut bir esere dönüştü. İlk eserimin verdiği heyecan ve sorumluluk benim için çok kıymetli.

4📌 Bu ilk adım size ne hissettirdi?

Cevap :

Bu ilk adım, yıllardır kurduğum bir hayalin gerçeğe dönüşmesi gibiydi. Kitabımı ilk kez elime aldığımda, sadece bir eser değil; yılların emeğini ve yaşanmışlığını hissettim. Bu süreç bana hem başarmanın huzurunu hem de “ben de buradayım” diyebilmenin gururunu yaşattı. Aynı zamanda yazmaya olan tutkumu daha da güçlendirerek yeni hikâyeler üretmem için büyük bir motivasyon kaynağı oldu.

5📌 Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?

Cevap :

Eserlerimde öne çıkan temel temalar umut ve sabırdır. Bunlar benim için sadece edebi unsurlar değil, aynı zamanda hayatımın merkezinde yer alan değerlerdir. Yürüme engelli bir birey olarak yaşadığım çaba, bu kavramlara bakışımı derinleştirdi ve yazılarıma da doğal olarak yansıdı.

Mirza Karakterlerine bakıldığında, aslında kendi hayatımdan izler görmek mümkün. Zorluklar karşısında pes etmeyen, umudu ve sabrı elden bırakmayan bir duruş; hem benim hem de kalemimin temelini oluşturuyor.

6📌 Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?

Cevap:

Evet, kendimi yazdığım karakterde buluyorum. “Cennette Bir Hafta” yarı otobiyografik bir eser olduğu için bu oldukça doğal. Özellikle Mirza karakteri, benim hayata bakışımın, sabrımın ve içimde kalan hayallerin bir yansımasıdır.

Mirza, hem yaşanmış hem de yaşanamamış duyguların ortak bir noktada buluştuğu bir karakter. Onun üzerinden aslında kendi iç dünyamı ve vermek istediğim mesajı okura ulaştırıyorum. Bu yönüyle Mirza, benim okura uzanan tarafım diyebilirim.

7📌 Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?

Cevap:

“Cennette Bir Hafta” yayımlanan ilk kitabım. Bu eseri sadece bir başlangıç olarak değil, aynı zamanda ileride kaleme alacağım eserler için bir ilham kaynağı olarak görüyorum. Bu kitapla yazarlık yolculuğumda ilk somut adımı attım ve yeni hikâyeler için kapı araladım.

8📌 Bu kitapların sizin için anlamı nedir?

Cevap:

 “Cennette Bir Hafta” benim için sadece bir kitap değil, duygularımın ve yaşanmışlıklarımın en samimi yansımasıdır. Bu eserle, dünyada kalıcı bir iz bırakmak ve okurlarla zamansız bir bağ kurmak benim için çok kıymetli.

Yazmak benim için aynı zamanda bir içsel rahatlama ve kendimi ifade etme biçimi. Bu kitabın, benden sonra da insanların kalbine dokunacak bir hatıra olarak kalması en büyük anlam ve motivasyon kaynağıdır.

9📌 Yazarken size ilham veren şey nedir?

Cevap:

Yazarken en büyük ilham kaynağım, yarım kalmış duyguları tamamlama isteği. Hayatın eksik bıraktığı hikâyeleri, söylenmemiş sözleri ve yaşanamamış duyguları yazıyla tamamlamaya çalışıyorum.

Benim için yazmak, eksik kalan parçaları bir araya getirip bir bütün oluşturma çabası.

10📌 Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?

Cevap:

Beni yazmaya iten en güçlü duygu, geçmişe duyduğum özlem ve yarım kalmış duyguları tamamlama isteğidir. Yaşanamamış ya da eksik kalmış hikâyeleri gün yüzüne çıkarma arzusu, bu fikrin yazıya dönüşmesini sağlayan ilk kıvılcım oldu. yarım kalan duyguları tamamlayıp içsel bir huzura ulaşma çabasıdır.

11📌 Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?

12📌 Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?

Cevap:

 Belirli bir yazma rutinim ya da saatim yok. Yazmayı bir zorunluluk olarak değil, ilhamın geldiği anlarda ortaya çıkan doğal bir süreç olarak görüyorum. Aklıma gelen bir fikir ya da cümleyi, nerede olursam olayım mutlaka not alırım. Yazıyı zorlamaktan ziyade, onun kendi içinde olgunlaşmasını beklemeyi tercih ediyorum.

Yazmak için oturduğumda ise en önemli şey sessizlik. Bazen arka planda hafif bir piyano müziği, zihnimi açarak beni hikâyenin içine daha kolay çekiyor. Bu da benim en belirgin yazma ritüelim diyebilirim.

13📌 Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?

Cevap:

Yazma sürecinde beni en çok zorlayan şey, sahneleri kusursuz ve etkileyici bir şekilde kurma çabası oldu. Okurun yazdığım anları gözünde canlandırmasını ve duyguyu derinden hissetmesini önemsiyorum. Bu yüzden detaylara fazlasıyla odaklanıyorum.

Ancak bu detaycılık, süreci zaman zaman yorucu hale getirebiliyor. Bir yandan sahneyi tüm yönleriyle kurarken, diğer yandan okuru yormamak için bunu sadeleştirmeye çalışıyorum. Kısacası, bir sahneyi en doğru ve etkili şekilde aktarabilmek benim en büyük sınavım oldu.

14📌 Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?

Cevap:

Hayır, hiçbir zaman vazgeçmeyi düşünmedim. Bu yola çıkarken net bir amacım vardı: Yürüme engelli bir birey olarak, insanın kendine inandığında neleri başarabileceğini göstermek. Bu inanç, en zor anlarda bile beni ayakta tuttu.

Bu süreçte ailemin desteği benim için çok kıymetliydi; özellikle annem Zaide ve babam Etem Yakşı’ya minnettarım. Ayrıca bana inanan ve yanımda olan Hatice Aka’ya ve kitabımın çıkış sürecinde destek veren BÜNDER ve BEST Şirketler Grubu Başkanı Feysel Yakşı’ya teşekkür ederim. Onların bu inancı, benim vazgeçme ihtimalimi daha en başından ortadan kaldırdı ve bu yolculuğu daha güçlü sürdürmemi sağladı.

15📌 Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?

 16📌 Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmasını istersiniz?

Cevap:

Eserimin temel mesajını tek bir cümleyle özetlemek gerekirse: “Aşk bir beden işi değil, ruh işidir.” Toplumda engelli bireylerin duyguları ve aşkı çoğu zaman yeterince anlaşılmıyor. Ben bu kitapta, aşkın sadece fiziksel bir durum olmadığını, asıl bağın ruhlar arasında kurulduğunu vurgulamak istedim.

Aşkın bir ayrıcalık değil, herkes için var olan bir duygu olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Asıl engelin bedende değil, sevgiyi yüzeysel gören düşüncelerde olduğunu düşünüyorum. Okurların da bu bakış açısını fark etmelerini amaçladım.

17📌 Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

Cevap:

Çünkü bu kitap sadece bir kurgu değil; gerçek duyguların, yaşanmışlıkların ve içsel mücadelenin bir yansıması. Okurlar bu sayfalarda sadece benim hikâyemi değil, kendi hayatlarından da izler bulabilirler.

“Cennette Bir Hafta”, aşkı, sabrı ve umudu farklı bir bakış açısıyla ele alırken, her cümlede bir mana, her manada bir hayat sunmayı amaçlıyor. Hayatın gerçek duygularına dokunmak ve kendinden bir parça bulmak isteyen herkes için anlamlı bir yolculuk vadediyor.

İlgili Yazılar

2 Comments

Avarage Rating:
  • 0 / 10
  • Hatice aka , 13 Mayıs 2026 @ 22:33

    Allah yolunu bahtını hep açık etsin kardeşim her zaman yanında ve desteklemekten gurur duyarım inşallah güzel yerlere gelir kitabın ❤️

  • Hatice aka , 14 Mayıs 2026 @ 16:10

    Başarıların daim olsun okurun çok olsun ❤️

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir