BUGÜN DE TOKUZ ANNE
Yazar: Merve Mina Seyhan
Akşam olduğunda anneleri sofraya üç tabak koydu.
Tencerede ise yalnızca sıcak suya karıştırılmış biraz salça, iki kaşık bulgur ve tuz vardı.
“Ben tokum,” dedi anne. “Siz yiyin.”
On yaşındaki Emir, küçük kardeşi Elif’e baktı. Elif de ona.
İkisi de annelerinin bu cümlesini tanıyordu.
“Ben tokum” demek, o evde çoğu zaman “Size yetmesi için ben yemeyeceğim” demekti.
Emir kaşığını eline almadı.
“Biz de tokuz anne.”
Kadın şaşırdı.
“Nasıl tok olursunuz?”
“Okulda yemek verdiler.”
Elif hemen başını salladı.
“Pilav vardı. Bir de köfte.”
Annenin yüzü aydınlandı.
“İyi bari.”
Tencerenin dibindeki yemeği küçük bir kaba koydu.
“Bunu da yarına saklarız.”
Çocuklar odalarına geçti.
Elif yatağa uzandığında karnından bir ses geldi.
Emir duydu.
“Çok mu açsın?”
Elif battaniyeyi ağzına kadar çekti.
“Biraz.”
“Ben de.”
“Abi…”
“Efendim?”
“Yarın okulda gerçekten yemek verirler mi?”
Emir cevap veremedi.
Çünkü okullarında yemek dağıtılmıyordu.
O gün öğle arasında diğer çocuklar kantinden tost alırken onlar çeşmeden su içmişlerdi.
Annesi üzülmesin diye yalan söylemişlerdi.
Yan odadan tabak sesi geldi.
Emir kapının aralığından baktı.
Annesi, çocuklarından kaldığını sandığı yemeği tabağa koymuştu.
Kaşığı ağzına götürecekken durdu.
Sonra yemeği tekrar kaba boşalttı.
“Belki sabah acıkırlar,” diye fısıldadı.
Emir o anda anladı:
Annesi de tok değildi.
Evde üç kişi vardı.
Üçü de açtı.
Ve üçü de diğer ikisi doysun diye yalan söylüyordu.
Ertesi sabah Emir erkenden kalktı.
Mutfak masasının üzerinde yarım ekmek vardı.
Annesi ekmeği ikiye bölüp çocukların çantasına koymuştu.
Kendisine yine hiçbir şey ayırmamıştı.
Emir kendi parçasını çıkarıp üçe böldü.
Birini Elif’in çantasına koydu.
Birini cebine attı.
Son parçayı annesinin tabağının üzerine bıraktı.
Yanına okul defterinden kopardığı küçük bir kâğıt koydu.
Anne uyandığında kâğıdı gördü.
Üzerinde çocuk yazısıyla tek bir cümle vardı:
“Bugün de tokuz anne, ama artık sen de bizimle ye.”
Kadın ekmeği eline aldı.
Sessizce ağladı.
Çünkü yoksulluk bazen evde ekmek olmaması değildi.
Bir annenin açlığını çocuklarından, çocukların da açlığını annelerinden saklamak zorunda kalmasıydı.
O sabah üçü yarım ekmeği aynı sofrada paylaştı.
Karınları doymadı.
Ama hiçbiri diğerine “Ben tokum” demedi.
Merve Mina Seyhan
Merve Mina Seyhan, öykü ve senaryo alanlarında üretim yapan bir yazardır. Eserlerinde insanın iç dünyasını, toplumsal gerçekleri ve hayatın görünmeyen mücadelelerini duygu odaklı bir anlatımla ele alır. Yazmayı, sessiz kalan hayatlara ses vermenin ve insana insandan söz etmenin güçlü bir yolu olarak görür.
