Mahlûkata sevgin olsun ki derin
Gönül kapısından giresin oğul!
Nasibine rıza kıl, sorma kaderin
Ömründen çok hayır göresin oğul!
Ömür heybesini doldur imanla
Dünya bir gölgelik, geçer zamanla
Düşenin halini düşmeden anla
Mazluma kol kanat geresin oğul!
Tek doğru sen olsan, yolundan şaşma
Hududunu iyi bil, çizgiyi aşma
Mizana varmadan sakın yozlaşma
Haklıya hakkını veresin oğul!
Cahilin feneri aydınlık vermez,
Işığa sırt dönen, önünü görmez,
Gayretsiz bir kulun kaderi örmez,
Murada çabanla eresin oğul!
Sırtlanmadan yükü, suçlama dağı,
Sabreden muzaffer, kaçırma odağı,
Gözünde büyütme en çorak bağı,
Gülistan diyerek deresin oğul!
Çiçeği koklarken incitme harı,
Itırın kadrini bilendir arı,
O bâki âlemin tek anahtarı,
Dünya tarlasını süresin oğul!
Babandan kalacak bir hoş sadâdır,
Aldığın her nefes bir vedâdır,
Sana vasiyetim Hakk’a duâdır;
Divana ak yüzle varasın oğul!
