Nagihan Yılmaz

1📌 Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?

Merhaba, ben Nagihan Yılmaz. 49 yaşında iki erkek çocuğu sahibi,25 yıldır öğretmenlik yapan, öğrencilerinden ve çocuklarından yaşam enerjisi alan, ilham alan biriyim. Yine öğretmen olan eşim ve 2 çocuğumla Çanakkale’de yaşamaktayız.

2📌 Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?

Ortaokul yıllarımdan beri yazar olmak hep hayalimdi aslında. Okuldaki kompozisyon yarışmalarında aldığım dereceler de beni bu hayale doğru iyice  kanalize  etti sanırım.  Öyleki  mesleki anlamda yazarlığa en yakın bölüm “gazetecilik” diye düşünüp üniversitede  iletişim fakültesi” okumayı tercih  ettim. Bazı güzel tesadüfler beni öğretmen yapsa da bu durumdan hep memnun kaldım.

Somut anlamda ilk kitabımı pandemi döneminde yazdım aslında. Küçük oğlum 3 yaşındaydı o zamanlar ve bizim gece uyku öncesi kitap okuma saatimiz olurdu. Pandemi uzun sürdü hatırlayacağınız gibi ve alışveriş yapmaya dahi çekinirdik. Gelen  alışveriş torbalarını balkonda havalandırırdık, çok temkinli olmak zorunda bırakıldık yani. Biz o dönem elimizdeki tüm çocuk kitaplarını okuyup bitirdik. Bazılarında 2.turu dahi yapıyorduk. Bir gün oğlum hazır çok seviyorken bu okuma saatlerimizi dedim, biraz da bilgiyle  doldurayım kafasını, ama bilginin yanı sıra hayal gücünü ve düşünme yeteneğini de geliştirsin. O nedenle gündüz dünyaca çok değerli olan, hayatımızı etkileyen kaşifler ve mucitlerin buluş  hikayelerini araştırıp gece masal gibi anlatıyordum ona. Çok ilgisini çekti, sorular  sorup irdelemeye merak etmeye başlayınca, biz kendimizi kaptırdık. Bayağı bilim insanı araştırdık.

Yavaş yavaş hayat normalleşmeye başlayınca, pandemiden çıkınca bu bilgilerden oluşan bir seri yazdım. Sevgili editörüm İlknur Artuğ ile tanıştım. Kendisinin desteği ile de  İlk 8 tanesini yayınladık, ilgi güzel olunca diğerlerini de yayınladık. Nihayetinde 13 adet kitaptan oluştu bu serimiz. Sayın İlknur Artuğ’a da çok teşekkür ederim hala desteğini eksik etmiyor üzerimden.

3📌  Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?

Yayınlanan eser olarak, evet  bu kitap serisi benim ilk eserlerim. Ama ortaokulda, lisede deneme  tarzı yazılarım oldu. Ayrıca lisede ve üniversitede özlü sözler ve büyük şairlerimizin beni etkileyen şiirlerini derledim. Öğretmenlik mesleğimin 13.yılında da İngilizce dersi kaynak kitabı yazdım, lakin yayınlatmadım. Hepsi şu an arşivimde.

4📌 Bu ilk adım size ne hissettirdi?

Yayınevim bana basılan kitaplarımdan örnek gönderdi. O gün kargoyu açtığımda; “işte bu ya” dedim, öğrenciliğimden beri hayalini kurduğum şey ellerimdeydi. Çok büyük mutluluk ve gurur benim için. Kitaplarımı  çocuklarım veya öğrencilerim gibi hissediyorum.

5📌  Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?

Serimin  10 kitabında yok. Çünkü kurgu kitabı değil, bilim insanlarının buluşunu anlattım, yani yaşanmışlığı anlattım. Mesela telefon nasıl icat edildi, Graham Bell’in annesi duyma engelli biriydi ve Bell onun için çırpınıyordu resmen. Annesi için yaptığı araştırmalar sırasında tesadüfen bulduğu bir durumdu aslında. Arşimed nasıl buldu suyun kaldırma kuvvetini, kral ondan, hediye edilen tacın saf altından olup olmadığını  araştırmasını isteyince fark ediyor suyun kaldırma kuvvetinin olduğunu  mesela. İşte biyografi gibi insanların hayatının bir kesiminden bahsettiğim için beni yansıtan bir durum olmadı.

Bilgisayarın icadı, pusulanın icadını anlattığım kitaplarımda kurgu kullandım, çünkü belli bir bilim insanı yok bu alanlarda. aşama aşama  günümüze gelmiş buluşlardır bunlar. O nedenle kurgu kullandığım bu iki kitabımda benden izlere rastlayabilirsiniz.

6📌 Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?

Bence her kitapta yazar kendi karakterini yansıtır. Direk kendi karakteri olmasa  bile yaşanmışlığından izler muhakkak vardır diye düşünüyorum. Mesela kurgu olan son 2 kitabımda kahramanlarımın isimleri ailemden isimlerdir.

7📌 Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?

Kitaplarım kaşifler ve mucitlerin serisi ve 13 kitaptan oluşuyor. Dilerseniz okuyucularımıza kitapların isimlerinden bahsedeyim.

1.Uzaya Çıkan Çocuk Yuri Gagarin                               8.Teleskobu İcat Eden Hans Lippershey

2.Steteskobu İcat Eden Dr.Rene Laennec                  9.Modern Matbaayı İcat Eden Johannes Gutenberg

3.Kafasına Elma Düşen Çocuk Newton                       10.Yön Bulmaya Yardımcı Pusulanın İcadı

4.Ampülü İcat Eden Edison                                           11.Bigi Hazinesi Bilgisayarın İcadı

5.Elektriği Keşfeden Benjamin Franklin                      12.Güzel Gezegenimiz Dünya Ne Zaman Yuvarlak

6.Telefonu İcat Eden Alexander Graham Bell                 Oldu

7.Suyun Kaldırma Kuvvetini Keşfeden Arşimet          13.Amerika’nın Keşfedilmesine Öncülük Eden                 

                                                                                                 Kristof Kolomb                                          

8📌 Bu kitapların sizin için anlamı nedir?

Benim için anlamı elbette çok büyük. Bu kitaplara baktıkça, elime aldıkça hayalimi gerçekleştirdiğim, başardığım duygusu veriyor bana. Bundan da öte, oğlumun küçüklüğünü, pandeminin dünya tarihinde ve üzerimizdeki olumsuz etkilerini ama insanların bazı farkındalıkarının da geliştiğini  hatırlatıyor bana. Yani yıllarca toprağın altında kalmış, bir türlü yeryüzüne çıkamamış ama dünyaca sancılı zamanlar yaşadığımız günlerde birden toprak üstüne çıkmayı başarmış ,etrafa ışık saçan bir fener gibi geliyor bana. Neden fener çünkü benim hayalim ve o hayalim de çocukları aydınlatıyor.

9📌 Yazarken size ilham veren şey nedir?

Yazmak bana  kafa dağınıklığını toparlamak gibi geliyor. Eğer hayal gücün de o gün senin yanındaysa tutamaz kimse beni. O nedenle  hayal gücün aktifse her an her şey ilham verebilir bana. Bir karınca görürsün, bir kedi geçer önünden mesela veya arkadaşın bir anısını anlatır her şey ama her şey hayalinin sınırına bağlıdır. Gördüğüm rüyalar bile ilham olmuştur bana.

10📌 Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?

Yazı kalıcıdır her zaman . Aklıma gelen düşünceleri veya o anki hayal gücüm beni ne tarafa götürmüşse o yanı yazmazsam, her şey havada asılı kalıyormuş gibi hissediyorum. Ama yazıya döktüğümde aklımdakiler, hayal baloncuğumdaki şeyler önemini kazanıyor, havada  değillerdir  artık. Yazdığımda düşüncelerim, hayallerim hak ettikleri değere ulaşıyorlar yani.

11📌 Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?

Belli bir rutinim yok açıkçası. Mesela bu 13 kitabım bir anda çıktı,1 ay içerisinde oluşturmuştum. Yeterki kafamda ne ile ilgili olduğunu, ne tarz olduğunu belirleyeyim, gerisi geliyor. Bu da hayal gücünün gücü diyebilirim.

12📌 Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?

Hayır yok ama sanırım evimde olmam gerekiyor.  Huzurluyken ve rahat bir ortamda daha üretken olduğumu hissettiğim için böyle düşünüyorum. Yazarken hayal gücümün beni çektiği dünyasında olmalıyım ve beni oradan kimsenin çekip almaması lazım o sırada.

13📌 Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?

Kitaplarım okul öncesi ve ilkokul yaş grubuna yönelik. Arşimet’i yazarken çok zorlandım. Çünkü o yaş gurubunda çocuklarda soyut kavramlar tam gelişmez, suyun kaldırma kuvvetini nasıl anlatsam çocuklara diye çok düşündüm. Soyut bir kavramı somuta dönüştürmem gerek. Bayağı yazdım sildim, yazdım sildim ama başardım. Ayrıca Amerika’nın keşfini anlatırken de sevgili editörüm İlknur  Artuğ’un uyarıları beni zorladı. Çünkü Amerika’nın keşfinde kölelik var biliyorsunuz ;  “O yaş grubunda köle kelimesini kullanmamalısın Nagihan” dedi. Bunun için de çok zorlandım. Ama o anda kendimi küçük bir çocukmuşum annem bana bu kitabı okuyor diye hayal ettim, yani empati duygusuyla  bunu da başardığımı düşünüyorum. Miniklerimizin içinde gerginlik yaratmadan.  onların hayal dünyalarını zedelemeden bu bilgiye de ilettim onlara.

14📌 Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?

Vazgeçme noktası  demeyelim de elimdeki kısıtlı fırsatlara söylendiğim çok oldu. Kitaplarımı yazdım, hazır diye düşündüm, sevgili çizerimi buldum, Yasin Yılmaz  Saçkan, buradan ona da teşekkür etmek istiyorum, o güzel yeteneğini kullanarak görsellerimi hazırladı, lakin yayınevleriyle iletişime geçmem çok zor oldu. İşte bu aşamada sıkıntı yaşadım. Çünkü  Çanakkale’de bir yayınevi yoktu. İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerdeki yayınevleriyle iletişime geçip bir an  önce kitaplarımı yayınlayacak bir yayınevi tanımıyordum. Bu sektörde tecrübesiz olmamın da büyük etkisi vardı tabii. Bu konuda eşimin eski öğrencilerinden Eda Eroğlu’nun büyük katkısı oldu sağ olsun. Beni, kendi kitabını yayınlayan yayıneviyle tanıştırdıktan sonra, süreç çorap söküğü gibi işledi zaten. Sonrasında ise Editörüm İlknur hocamın deneyimleri de bana bu yolda ışık tuttu açıkçası.

15📌 Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?

Okurlarım her kitabımda farklı bir ana fikir ve mesajla karşılaşıyor aslında. Mesela, Dr.Rene’nin parkta oyun oynayan çocukların bir oyunundan esinlenerek  steteskobu tasarladığını okuyan çocuk, gözlem yeteneğinin ne kadar önemli olduğu mesajını da alıyor. Yuri Gagarin’den hayallerinin peşinden gitmesi gerektiği mesajını alıyor. Newton’dan meraklı araştırmacı olmaları mesajını, Hans Lippershey’den canı sıkıldığında dahi yararlı bir şeyler yapılabileceği mesajını alır. Gutenberg’den daha önce yapılan bir buluşu daha da geliştirebileceğini öğrenir. Kısaca 13 kitap her biri ayrı ayrı mesajlar veriyor minik okurlarıma.

16📌 Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmasını istersiniz?

Tek bir cümle; “Vay be böyle miymiş?”  demesi benim okuruma ulaşmışlığımın kanıtıdır.

17📌 Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

Kitaplarım çocuk kitabı olduğu için burada ebeveynlere seslenmeliyim : Anne babalar heykel traş  gibidirler, çocuklar da onların  sanat eseridir. Çünkü çocuklarını şekillendiren anne babalardır. Çocuklara  ne verirsen onu alırlar, onların  taze,  kullanılmamış  0 kilometre  beyni,0 km  hafızası ve  saf duyguları vardır. Okudukları, gördükleri, yaşadıkları onları şekillendirir, karakter sahibi yapar. O zaman onların okuduğu kitaplar, onlara iyi şeyler katmalı, geniş pencereden bakmalarını sağlamalıdır ,hayal güçlerine güç katmalıdır. İşte benim kitaplarım bunları sağlıyor minik okurlarıma.

18📌 Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?

Çoğu çocuk kitapları, çocukların hayal gücünü geliştirmeye veya  onlara erdemli davranış kazandırmaya odaklanmıştır. Ama çocuğa genel kültür bilgisi vermeyi arka planda tutmuşlardır. Benim kitaplarım çocuğu bilgilendirirken hayal gücünü geliştirir, düşünmesini ve karşılaştıkları durumları sorgulatmasını sağlar, insan ilişkilerindeki en büyük eksiklik  olan  empati duygusunu geliştirir onlarda,  aynı zamanda ideal davranış şekillerini de öğrenir. Her bir kitabımda farklı kişinin gerçek yaşanmış  hikayelerine  şahitlik ettikleri için hayata geniş pencereden bakmalarını sağlar.

19📌 Son olarak, edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?

Akıllarına ne gelirse yazsınlar. Unutamadıkları anları, unutamadıkları rüyalarını bile yazabilirler. İçlerinden geldiği an ertelemeden yazsınlar; nerede olurlarsa olsunlar, kağıt bulamazlarsa peçeteye yazsınlar, etraflarında ne varsa…Telefonlarına notlar alabilirler. Yaza yaza kalemleri güçlenir. Bir eser çıkardım tamam oldu demesinler;  onları en iyi şekilde temsil edecek kaliteli bir yayınevi bulmaları çok çok önemli. Eseri meydana getirdikten sonra okurla buluşmasını sağlayan o can noktası yayınevindedir çünkü.

20📌 Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?

Hayal dünyanı yaşadığımız dünyaya indirmek mi istiyorsun, ama nasıl yapacağını bilmiyor musun; o zaman beni iyi dinle.

 

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir