Bir adam var hayatımda gökyüzümdeki tüm soluk renkleri yeniden boyayıp aydınlığa kavuşturtan. Bir adam var tüm olumsuzluklarla başa çıkan ve yürüdüğüm tüm yollara elleriyle çiçekler seren. Hayatın zorluklarına insanların kirli düşüncelerine rağmen bana rengarenk çiçekler açmamı sağlayan.
Yanındayken huzur bulduğum, telefon ekranında adını gördüğümde hâlâ içimi titreten sevgili.
Hasta olduğumda çare arayan ses tonumdan hüznümün derecesini fark edebilen bir adam. Sabahları uyanmanın gece onunla rüyalara dalmanın verdiği huzuru sevdiğim. Dokunuşun da hayat bulduğum yalnız kaldığım zamanlarda varlığını aradığım adam. Gözümden akan tek bir damla yaşa dayanamayan adam. Nazım’ın Piraye’si Kerem’in Aslı’sı gibi hissettiren, yanında hâlâ minik bir kız çocuğu gibi hissettiğim o adam.
Yani demem o ki kalbimin şah-ı gözümün gördüğü en güzel göz, adın adımın yanından eksilmesin.
Saç tellerimize aklar düşene kadar sayılı nefeslerimiz tükenene kadar varlığınla hep yanımda ol şükretme sebebim.
