Neslihan Sezginel: Son Veda

En son nerede bırakmıştım seni? Sanıldığı kadar kolay mıydı birini unutmak? Sadece dizlerim değildi kanayan peşinden koşarken oysa. Bata çıka son bir nefesle koşuyordum ardından anımsıyorum. Şimdilerde durup düşündüğümde geçen zamanı, ruhumda kopardığım fırtınaların yersizliğine hayıflanıyorum. Sonra kalemimi elime alıp yazmaya başlıyorum usulca. Seni, sensizliği, ruhumdan koparmana izin verdiğim yıldızları anımsıyorum. Oysa senden önce daha çok gülerdim ben papatyalara sitem etmezdim mesela. Her baharın gelişinde içimdeki rüzgar çanlarının neşesini hissederdim. Korkularıma yer yoktu daha cesurdum gülüşüm tüm gökyüzünde yankılanırdı sanki. Zaman her şeye ilaç derlerdi hep, büyümek de buna dahilmiş. Büyümek yada büyümeye mecbur bırakılmak her ikisi de acının son bulmasıyla eş değer anlam kazanıyor. Fakat bana öğrettiğin şu büyüme için sana binlerce kez teşekkür ediyorum. Çünkü büyüyünce anlamlandırdığım bir çok duygunun saf ve temiz haline ulaştım sayende. Yaralarımı kendim sardım ilk önce kabuk tutmasını sabırla izledim. Gecelerin daha güzel olduğunu fark ettim sessizliğin yalnızlığın aslında kötü bir şey olmadığının aksine çok insanın daha da huzursuz hissettirdiğini anladım. Yani sana demem o ki insan bir kitaptan ibaret olsaydı şayet sen sadece o koca kitabın içindeki bir kaç satırdan ibaret olurdun. Hayat uzun ve yaşamaya değer. Dünya’daki tüm renklerin varlığını hissetmek için siyahla yada beyazla kavga etmeye gerek yokmuş. Kavgam bitti artık seninle içimdeki ruhunu özgür bırakıyorum ve ben hiç varolamadığım ama hep hayalini kurduğum Dünya’ya doğru yelken açıyorum. Hoşçakal…



İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir