Özlemim, kalbimin kenarında kırık bir cümle,
Azalmıyor hasretim yıllar geçince,
Vurgun yemiş göğsüm sıkışır her nefesimde,
Yüreğim kanıyor görünmez bir yerde.
Günler ne ara koşup gitti yılların peşine,
Anlatılacak onca kelime kaldı içimde,
Yokluk kabul görseydi her gece,
Uykularım yarım kalmaz, rüyalarım gerçek olurdu benimle.
Geceler yarışmaz güneşle, rüyalar kapışmaz gerçekle.
Rüyalar mı gerçek, gerçekler mi rüya sorarım kendime?
Bir dünya içine sığmaz yüreğim,
Bir akıl içine sığmış dünyayı seyrederim.
Ben kimim, ben nerdeyim?
Nefesin nefesime karışıyor, birde esen rüzgara,
Özlemim bir can içinde canana,
Gözlerimi açmak sancılı acı yaşatıyorsa,
Ruhuma hapsolmuş mahkumluk, bir ömür sana.
Yalnızım kalabalıklar içinde, duvarlar gelir üzerime,
Yankılanır duvarlar içimde ki sese,
Aynada baktığım yüze selam veririm her gece,
Bilindik bir hüzne dönüşür yüreğim seninle,
Güneşi göre göre uyanırım kapkaranlık güne.
Gidişini duyduğum özlem üzerine kaç yıl geçti,
Sen ne alemdesin bilmiyorum benim bu alemle işim biraz karışık,
Bazı bazı hüzün çöküyor göz kapaklarıma,
Ilık yağmura teslim, bakıyorum ardıma.
Bazı zamanlar yüreğim sızlıyor hançerlenmiş gibi yaralanmış kanıyor,
Bazı bir yanım yalnız ve soğuk bakıyor karlar yağmış saçlarıma,
Çoğunlukla yüzüm gülüyor takındığım maskenin ardında,
Özlem duyan gönlümü bir tek ben biliyorum oysa,
Gönlümse aldırmıyor sanıp güceniyor gülüşlerime.
Bir tek sen anlarsın beni, gözlerim çok şişiyor ağlayınca,
Patates bastırıyorum göz kapaklarıma,
Güzellik maskesi sanıyor çocuklar,
Yanaklarıma sızıyor sulu sulu nişastalar,
Gidişinin onlarca yılını yüreğime çentikliyorum.
Sen gideli onca yıl oldu, bir ömrün yarısı kadar,
Ardında bıraktıkların çoktan yol alıp, kim bilir belki de unuttular…
NURDAN GÜNAY

1 Comment