Kalbimde o kadar sızılarım var ki… Bir o kadar da umutlarım var. Kalbim acıyor evet, hem de çok acıyor. Bazen geçmişten kalan yaralarım, bazen içinde bulunduğum durumlar beni çok zorluyor. Ve tam pes ediyorum artık dayanamıyorum gücüm kalmadı diyorum. Sonra bir bakıyorum ki Allah bütün işlerimi halletmiş. İçimde bir genişleme ve bir huzur… Sonra anlıyorum ki hiçbir sıkıntı kalıcı değil. Hiçbir olumsuzluk bitiş değil ve içinden çıkamadığım o karmaşıklık birden bire bitiyor. İşte biz insanlar Allah’tan asla umudumuzu yitirmiyoruz. Bunalıyorum ve tekrar hayatı sil baştan yaşamaya gayret gösteriyorum. Umut ile umutsuzluk arası gitgeller oluyor bazen.
Hiçbir şey tam değil. Her ne kadar her şeyimiz var olsa da illa ki bir şeyleri eksik hissediyoruz çünkü. Biz insanız, insan olmamız gereği hep hayatımızda bir şeylerin eksikliğini hissederiz. O yüzden elimizdekilerle mutlu olmayı ve yetinmeyi bilmemiz gerekir. Elbette ki çabalayacağız. Ama asıl görevimizi unutmamamız lazım. Asıl görevimiz Allah Teala‘ya karşı olan sorumluluğumuz. İnanıyorum ki biz ne kadar Allah Teala‘yı dinlersek; onun emrine uyarsak, ne kadar Allahın gönlünü yaparsak, Allah da bizim gönlümüzü yapar. Buna o kadar çok şahit oldum ki… Ne zaman dara düştüysem, ne zaman sıkıntıya düşsem hemen dua ediyorum. “Allah’ım sana sığındım.” diyorum. Bir de bakıyorum ki yavaş yavaş her şey yoluna girmiş. Yeter ki biz yanlış insanlara değil de Allah’a sığınalım. Unutmayalım ki herkes sizden vazgeçebilir ama Allah asla vazgeçmez.
Musibetler, imtihanlar hayatımızda olacak elbet. Ama bunlar geçici; emin olun kalıcı değildir. Yeter ki pes etme; yeter ki vazgeçme güzel kardeşim. Daha da yazmak isterdim ama sizi sıkmak istemem. Selam ve sevgilerimle Allah’a emanet olun.

