ÖZGÜR BEN İNŞÂSI
“Özgür ben”, dış koşulların ürünü olmaktan çıkıp bilinçli tercihlerle şekillenen öznel
kimliktir.
İnsan yaşadığı hayatın içinde değer üretip yücelmeye meyilli bir varlıktır. Bu duygu
varoluştan insana kodlanan fıtrat ayarlarıdır, insanın rehberi olan kur ânı kerimde insana
doğuştan kodlanmış fıtrattan bahseder.
Öyleyse sen yüzünü doğrudan bu dine, Allah’ın, insanları da ona göre var ettiği fıtratına
/varlıklarda geçerli kanununa çevir. Allah’ın yarattığının yerini tutacak bir şey yoktur.
Dosdoğru din budur, ama insanların çoğu bunu bilmez. 30/30
İnsan yaratılış gereği kendi içindeki potansiyeli gerçekleştirmeye meyillidir. Sosyal olma, bir
yere ait olma, güven duyma ve sevgiyi paylaşma ihtiyacı içindedir. Sürekli varoluş sancısıyla
ait olduğu yönü bulmaya çalışanlar, özgür ben inşasını başaranlardır. Bu kişiler fıtrata
yerleştirilmiş doğru bilgileri bilinçli seçenlerdir, sorumluluk alan adalet ve vicdan duygusu ile
uyum içinde olanlardır. Bu davranış biçimi insanı insan yapan sıradanlıktan çıkaran
özgürlüğünü erdemli yaşayanlardır. Akleden kalbin seçimleri ile kendini inşa eder geliştirir ve
varoluş amacına uygun bir hayat yaşar. İnsan kendine kodlanan fıtrata yabancılaşırsa, kısmen
kör ve sağır gibi bir ruh haline bürünür ve kendi özüne yabancı bir kimlik krizi içine girer.
Kendi değerlerini başkalarının belirlediği akletme yetilerinin prangalara vurulduğu yaşam
tarzını benimseyenler, özgür ben inşasını beceremezler. Özgür benliği gelişmemiş bireyler
içsel bir yolculuk ve farkındalık geliştiremezler. Ne istediğini bilmeyen, kararsız sürekli dış
etkenlerden onay bekleyen, hedefi olmayan ve kitle psikolojisi ile hareket edendir. İçinde
varolduğu otoriteyi memnun etmek için, aşırı mükemmeliyetçi kendine acımasız eleştirili
yaklaşır. Özgür ben gelişmediğinde kişi karar alma kapasitesini yitirir ve motivasyon kaybı
yaşar. Hayatını kader anlayışının akışına bırakır sorumluluk almaz hazırcılığa alışır. Bu
döngünün içinde bulunanların tek derdi içinde bulundukları otoriteyi memnun etmek için
yaşar ve zamanla kimlik krizi içine girerler. Bu kişiler iç değerlerden değil dışdan gelen
komutlarla beslenir, içsel boşluk ve tatminsizlik yaşarlar. Seçim yapma kapasitesini
kullanamaz ve kendilerini anlam arayışına kapatırlar. Zamanla bu kapasite zayıflar kişi
özgürce değil içindeki otoriteyi memnun etmek için yaşar. Anlamsızlık duygusu kişiyi pasif
işe yaramayan paslanmış demire dönüştürür. Demir yeryüzünde çok güçlü hayat veren bir
madde iken, âtıl kalmış kullanılmayan demir paslanır ve işlevselliğini yitirir. Özgür ben inşa
edemeyen bireylerde tıpkı paslanmış demir gibidir fıtratına yabancılaşır işlevselliğini
kaybeder. Özgür ben inşası içsel bir denetimden geçmediği sürece kendini bulamaz
aramadıkça yaşadığı hayatın farkında olamaz. İçsel denetimi gelişmemiş kişiler pasif bir
tutum sergilerler. Sorumluluk almaktan kaçınırlar ve tek başına karar alamazlar. Kendi
seçimlerini yapıp kararlarının arkasında duramadıkları için umutsuz çaresiz, motivasyon
kaybı ve her şeyi erteleme duygusunu yoğun bir şekilde yaşarlar. ”Özgür benlik için iç
denetim şarttır.” (Jullian B. Robber)
İç denetimi sağlam sorumluluk alan hedefi amacı olan bireyler, rastgele inanıp bağlanmaz
anlam arar. Nedenini niçinini sorar, iradesini kullanır ve anlam arayışıyla maneviyatını
güçlendirir. İnsanın yol rehberi olan kur ânı kerim değerler üzerine yaşayan ve sürekli iç
denetim ile hareket eden kişlerden bahseder.
Ey insanlar! Sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Birbirinizi tanıyasınız diye milletlere ve
boylara ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, yanlış yapmaktan en çok sakınanınızdır.
Allah daima bilen, her şeyin iç yüzünden haberdar olandır. 49/13
İşte bunlar yaptığı işin farkında olan, bilinçli kararlar alan, iç denetimle değerleri artırarak
sorumluluk bilinci ile yaşayan, erdemliler kadrosuna dahil olanlardır. Gerçek özgürlük
dürtülerin kölesi olmak her istediğini yapmak değil, arzuların kölesi olmamaktır. İnsan pasif
bir nesne değil, aktif ve değerler üzere yaşayan bir öznedir. Ne yöne giderse gitsin her
yolculuk kendi iç aleminde sonlanacaktır. Sancı çekilmeden bir bebeğe rahimden yol açılmaz,
hak yolunda yorulmadan hakikate ulaşılamaz. Özgürlük anlam arayışı ilahi yasaya teslim
olma ile başlar, sorumluluk bilinci ile gelişir olgunlaşır, maniviyatla derinleşir. İlahi yasa ya
teslim olma insanda sevgi muhabbet ve aşk yaratır. Aşk ile bakan göz her yerde Rabbinin
sanatı ile karşı karşıya kalır. Yaratılan ayetleri indirilen ayetlerle okur sevgi ve muhabbetle
yoğrulur, baktığı her yerde rabbinin sıffatlarını bulur. İnsan kendi renginin içinde hakikati
idrak edemez. Çünkü insanda arazlar vardır. Ego insanın üzerinde dar bir elbise gibidir
kendini yücelttikçe küçülür. Kibir kalbin özerine çöken kara bulutlar gibidir insanı hep
fırtınalar içinde bırakır. Korku acziyet insandaki iradeyi zayıflatır. İnsan ancak Allahın
boyasıyla boyanırsa hakiki haline kavuşur çünkü insanın fıtratı hakikatin aynasıdır. Hakka
teslim olmak tamamlanmış bir sanatın boyası ile boyanmaktır.
“Siz, Allah’ın boyası ile boyanın! Kimin boyası Allah’ın boyasından daha güzel olabilir!
(Şöyle deyin:) Biz yalnız ona kulluk edenleriz.”
“İnsan, kendi rengini silip Yaradan’ın rengini alırsa gerçek özgürlüğe erer.” (Celaletin Rumi)
26-02-2026
Gülay Kemaldar
