REMZİYE GÖNENÇ KOŞAR:Liderlere Değil, Sessiz Bir Başarıya Baktım

Sabah Işığı

NATO Zirvesi’ni milyonlarca insan gibi ben de izledim.

Kameralar dünya liderlerine odaklanıyordu. Benim gözüm ise onların hemen yanında görevini büyük bir sükûnetle yerine getiren bir kadına takıldı.

Aslında bu ilk değildi.

Onu yıllar önce de fark etmiştim. O günlerde ne adı gündemdeydi ne de hakkında sayısız haber yapılıyordu. Ben ise içimde tarif edemediğim bir merakla, “Kimdir?” sorusundan çok, “Bu noktaya nasıl gelmiş olabilir?” sorusunun peşine düşmüştüm.

Aradan yıllar geçti.

Bu kez NATO Zirvesi’nin ardından birçok kişi aynı soruyu sormaya başladı. Ben ise kendime bambaşka bir soru sordum:

Neden onu bu kadar merak ediyorum?

Cevabı onun biyografisinde değil, kendi çocukluğumda buldum.

Çocukluğumda kurduğum hayallerden biri, bir gün ülkemi uluslararası platformlarda temsil edebilecek donanıma sahip bir kadın olmaktı. Dünyanın önemli liderlerinin bulunduğu masalarda, bilgisiyle katkı sunan, sakinliğiyle güven veren ve sorumluluğunu sessizce taşıyan insanların arasında yer almayı hayal ederdim.

Hayalim hiçbir zaman bir makama sahip olmak değildi.

Hiçbir zaman bir kapıyı çalıp, “Beni danışmanınız yapın.” diye düşünmedim.

Hayalim, kendimi öyle yetiştirmekti ki; bir gün böyle bir sorumluluğa layık görülebilecek bilgiye, karaktere ve emeğe sahip olayım.

Hayat beni başka bir yola götürdü.

Belki o masalarda yer almadım.

Ama yıllar sonra NATO Zirvesi’nden yansıyan bir görüntü, çocukluğumun sessizce bekleyen hayalini yeniden karşıma çıkardı.

İşte o an anladım ki beni etkileyen makam değildi.

Beni etkileyen, yıllara yayılan hazırlıktı.

Araştırdıkça gördüm ki, bir zirvede kameralara yansıyan birkaç saniyenin arkasında yıllar süren eğitim, disiplin, yabancı dil, araştırma ve görünmeyen bir emek vardı.

Belki de bu yüzden bazı insanlar bizi derinden etkiler.

Çünkü onlar bize kendi unuttuğumuzu sandığımız hayallerimizi hatırlatırlar.

Bugün çok görünene hayran olmayı öğreniyoruz.

Oysa bazı başarılar sessizdir.

Yıllarca öğrenilen bir yabancı dilde…

Geceleri okunan kitaplarda…

Kimsenin alkışlamadığı hazırlık dönemlerinde…

Ve sorumluluk duygusuyla yapılan işlerde…

Toplumlar yalnızca sahnede konuşan liderlerle değil; arka planda çalışan diplomatlar, bilim insanları, araştırmacılar, öğretmenler ve isimsiz emekçilerle de ayakta durur.

Onların çoğunu tanımayız.

Adlarını bilmeyiz.

Ama yaptıkları iş, bir ülkenin görünmeyen gücünü oluşturur.

Bu yazıyı yazmaya başladığımda bir kişinin hayatını araştırdığımı sanıyordum.

Sonra fark ettim ki aslında kendi çocukluk hayalimi araştırıyormuşum.

Belki de insan, bir kişiye değil; o kişinin temsil ettiği değerlere hayran olur.

Ben bugün uluslararası bir masada ülkemi temsil etmiyor olabilirim.

Ama yazdığım her satırda araştırmayı, düşünmeyi, sorgulamayı ve hakikatin peşinden gitmeyi temsil etmeye çalışıyorum.

Belki de çocukluk hayalim kaybolmadı.

Sadece biçim değiştirdi.

Belki bugün bunu okuyan siz de yıllar önce kurduğunuz bir hayali hatırladınız.

Belki o hayal gerçekleşmedi.

Ama onun size kazandırdığı değerler hâlâ sizinle birlikte yaşıyor olabilir.

Çünkü bazı insanlar hayatımıza girmek için değil, içimizde sessizce bekleyen bir hayali yeniden uyandırmak için karşımıza çıkar.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir