1.Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?
Merhaba, ben İrem Kocayel. 30 Ağustos 1996 tarihinde İstanbul’da doğdum. 2020 yılına
kadar eğitim hayatım da dâhil olmak üzere yaşamımın büyük bir kısmı İstanbul’da geçti. Şu
anda Ege Bölgesi’nde yaşamaktayım.
2.Yazarlığa adım atmanızda ki asıl kırılma noktası ne oldu?
Her zaman duygularımı yazarak ifade etmeyi, belki de onlarla bu şekilde başa çıkmayı çok
sevdim. Hayatımın çok da mutlu olmadığım bir döneminde, zihnimi boşaltmak amacıyla
yazmaya başladım. Zamanla bu benim için sadece bir uğraş değil, kendimi bulduğum bir yol
hâline geldi ve beni bugün bu noktaya ulaştırdı.
3.Sizi ilk kez kalemi elinize kalemi almaya iten özel bir an var mıydı?
İlk kez kalemi elime aldığım yılı hatırlayamam; çünkü çok küçüktüm. Ancak şu anki romanımı
ele alarak cevap verecek olursam, izlediğim filmlerde ve okuduğum kitaplarda sık sık kendi
fikirlerimin ve kendi senaryolarımın ilgi çekici olabileceğini düşünürdüm. Yine bir kitabın
ortasındayken içimde güçlü bir istek oluştu ve ‘Artık ben de yazmalıyım’ dedim.
4.Çocukluğunuzdaki ve gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve
üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?
Her zaman kitap okumayı, özellikle de aşk romanlarını okumayı çok sevdim ve hâlâ çok
severim. Bunun üzerimde oldukça yoğun bir etkisi oldu. Elbette farklı örneklerle birebir temas
hâlinde olmak her zaman bir avantajdır; ancak benim romanım birçok örnekten farklı.
Romanımı okurken kendinizi hikâyenin içinde yaşayacak, adeta bir film sahnesini izliyormuş
gibi hissedeceksiniz.
5.Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?
Yazarlık ya da evde, okul sıralarında kendi kendine yazan biri olmak bence tamamen yapısal
bir şey. İnsan bunu sonradan öğrenmekten çok, zaten kendi içinde buluyor.
İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?
“Şartlar şunlardır” diye bir liste sıralayamam. Bence bu; bir enstrüman çalmak, bir spor
dalıyla profesyonel olarak ilgilenmek ya da iyi bir matematik problemi çözücüsü olmak gibi,
büyük ölçüde yetenekle ilgili bir durum. Ben içimden geldiği gibi yazdım ve ne mutlu ki
yazdıklarım sevildi.
6.Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?
Aktif satışta bulunan kitabım “Mavi Karanlığın Ardında Parlayan” adlı bir aşk romanıdır. Şu
anda üzerinde çalıştığım ikinci bir romanım da bulunmaktadır. Ayrıca hazırlık aşamasında olan
bir çocuk masal kitabım var. Bu masal kitabı, oğlum Milan için hatıra olması amacıyla yazılmış
benim için özel bir eserdir.
7.Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?
Her zaman romantik ilişkileri, kadın erkek ilişkilerini farklı açılardan ele alan film, dizi ve
kitapları merak etmişimdir. Beni aşk romanı yazmaya yönlendiren en büyük etken de bu oldu.
Hikayeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa
yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?
Mavi adlı romanımda, yazmaya başladığım ikinci günde hikâyenin sonu benim için belliydi ve
bu durum yazım sürecini oldukça etkiledi. Ancak olayların gelişim aşaması elbette zamanla
şekillendi ve derinleşti.
8.Size ilham verem şeyler nelerdir?
Ben insanları gözlemlemeyi ve dinlemeyi çok severim. Çevremdeki insanların hayat hikâyeleri,
aşk hikâyeleri, hiç tanımadığım çiftlerin birbirleriyle olan iletişimleri; izlediğim filmler, diziler
ve okuduğum kitaplar… Kısacası hayatın kendisi benim için en büyük ilham kaynağıdır.
9.En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden
şey nedir?
Karanlığın çöktüğü, sokakların sessizliğe büründüğü saatler benim için bambaşka bir
üretkenlik zamanına dönüşüyor. En büyük motivasyonum ise insanların yüzündeki
gülümseme ve “Yazdığın duyguları kalbimde hissettim” gibi cümleler duymak oluyor.
10.Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Kitabım için şunları söyleyebilirim: Düşünün, yaz mevsimindesiniz ve sahildesiniz… Elinizde
naif, sıcacık, okuması keyifli bir kitap olsun istiyorsanız, Mavi tam size göre. Ya da evdesiniz;
canınız sıkkın, ilişkiniz kötü gidiyor, belki de aşkı yeniden hatırlamak ve o mutluluk duygusunu
tekrar hissetmek istiyorsunuz… İşte o zaman da Mavi size eşlik edecek bir roman.
11.Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?
Mavi adlı aşk romanım, bir mesaj verme kaygısı taşımıyor. Tamamen içinizi ısıtmak, belki
geçmişte yaşadığınız mutlu bir anıyı size yeniden hatırlatmak ya da hiç deneyimlemediğiniz
bir aşkı size hissettirebilmek için yazıldı.
12.Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?
Benim için yazmanın hiçbir zor yanı olmadı; çünkü kendimi ifade etme biçimim her zaman
yazmak oldu. Ancak kitap yazmanın ayrıca bir yükü ve sorumluluğu var mı derseniz, elbette
vardı. Özellikle de beğenilme kaygısı ister istemez insanın üzerinde hissediliyor.
13.Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?
Elbette zaman zaman tıkanıp kaldığım, ilerleyemediğim sayfalar oluyor. Bazen o düğüm çok
çabuk çözülüyor, bazen ise uzun süre öylece kalıyor. Böyle anlarda kendimi zorlamıyorum;
üstüne gitmek yerine kendime zaman veriyor ve yeni yaşam deneyimleri edinmeye
çalışıyorum.
14.Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için
ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?
Şu anda aktif olarak kullandığım bir Instagram hesabım var. Bu hesapta kitabımı tanıtıyor,
ayrıca günlük olarak duygu yüklü yazılar paylaşıyorum.
15.Kitap fuarındaki okur- yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve
okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?
Yakın zamanda yaşadığım şehirde bir kitap fuarı düzenlendi; ancak etkinlik akşam saatlerinde
kurulduğu için, küçük bir oğlum olduğu için katılamadım. Yine de bir fuarda ya da bir imza
gününde okuyucularımla ve okuyucu adaylarımla birebir temas kurmayı çok isterim. Onların
hissettikleri duyguları dinlemek, fikirlerini duymak benim için çok değerli olur. Bunun hem
beni geliştireceğine hem de okuyucuya aradığı samimiyeti ulaştıracağına inanıyorum.
16.Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?
Evet, ikinci bir aşk romanım şu anda yazım aşamasında. Ayrıca oğlum için yazdığım, ona bir
hatıra olarak kalmasını istediğim ve yayımlanmasını çok arzu ettiğim bir masal kitabım da var.
17.Okuyucularınızdan aldığınız, sizleri en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler
nelerdir?
Okuyucularım bana hep “Kitabı okurken sanki bir film izliyormuşuz gibi hissettik” dediler ve
bu beni oldukça mutlu etti. Çünkü vermek istediğim duygu tam olarak buydu: hikâyeyi
yalnızca okutmak değil, yaşatmaktı. Ayrıca şu ana kadar sonunu doğru tahmin eden olmadı;
bu da benim için ayrı bir mutluluk kaynağı oluyor.
18.Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak
istersiniz?
Ben de henüz yolun çok başındayım. Eğitimin ve öğrenmenin bir sınırı olduğuna
inanmıyorum. Ama yazmak isteyenlere şöyle bir tavsiyem olur: Yazsınlar, daha çok yazsınlar.
Elbette beğenilme kaygısı olacaktır; ancak bu kaygının onları durdurmasına izin vermesinler.
Unutmasınlar ki insanlar kendi kaderlerini kendileri yazarlar. Ellerinden gelenin en iyisini
yapsınlar, gerekirse kendilerini zorlasınlar. Çünkü yıllar sonra geriye dönüp baktıklarında,
“Bunu da denemedim” demek zorunda kalmasınlar.


1 Comment