1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz? YEŞİM İŞLEYEN
Ben hayatı çocukların gözünden okumaya çalışan bir anlatıcıyım .Hayatın bana cömert davranıp ikramda bulunduğu ,içlerinde birbirinden bambaşka evrenler taşıyan dört çocuğun annesiyim .
Aynı zamanda çocuk gelişiminin o incelikli dünyasında akademik olarak emek veren ,öğrenmeye ve derinleşmeye çalışan sevdalı bir yolcuyum .
Beni biçimlendiren şey sadece aldığım eğitimler değil ;çocukların o tertemiz dünyasına , neşelerine ve bazen de içlerindeki o mahzun duygulara tanıklık etmek . Kısaca özetlemek gerekirse ; çocukların kalplerinde güvenli , mutlu , şefkatli alanlar açabilmek için hem kalemiyle hem yüreğiyle terk döken biriyim .Umarım attığım her küçük adım , bir çocuğun kalbine ufacık da olsa bir ışık bırakır ..
Yazarlığa adım atmanızdaki asıl kırılma noktası ne oldu?
Yazmak benim için sonradan seçilen bir yol değil, kendimi bildim bileli sığındığım bir sığınak, bir varoluş biçimiydi. Dolayısıyla çocuk edebiyatına adım atmam bir kararla değil , zaten ruhumun parçası olan kalemin, çocukların saf ve lekesiz dünyasına doğal akışıyla gerçekleşti.
Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?
Ben çocukluğumda hayatın içinde çokça konuşan ya da eyleme geçen tarafta olmadım hiç. Daha çok sessizce izleyen, hayatı ve insanları pürdikkat gözlemleyen taraftaydım. Bu gözlemcilik, kendimi koruma, dünyaya karşı güvenli bir mesafe koyma ve önceden tedbir alma ihtiyacından doğan sezgisel bir kalkan gibiydi. Ancak bu izleme hali zamanla yaşımdan çok büyük düşünce ve farkındalıkların zihnime hücum etmesine yol açtı. Ben de bir çocuk olarak bu düşünceleri içimde taşıyamadığım için ilk kez o zaman elime aldım.
Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?
Çocukluğumda okuma eylemi , annemin ‘oku , oku ‘ telkinleriyle ve belirlediği sınırlarla hayatımdaydı . Fakat baskılanarak sunulan her şey gibi ,o dönemde okumak benim için keşfedilecek bir evren değil ,tamamlanması gereken bir ödev gibi hissettiriyordu .
Öğrendim ki : bir çocuğun zihni görev bilinciyle değil , özgür merakla beslenir . Nitekim bugün kendi çocuklarım ‘Anne ne kadar okuyayım diye sorduklarında onlara verdiğim tek bir cevap var :’Merakın kadar oku ‘.
Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?
Kelimelerin şifalandırıcı gücünü keşfettiğimden beri , kelimelerle daha yakından kucaklaşmak için attığım her adım beni yazarlığa taşıdı.
6/ İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?
İyi bir yazar olmanın ilk şartı; kalemin sadece doğuştan gelen mistik bir yetenek değil, sorumluluk gerektiren bir zanaat olduğunu kabul etmektir. Ben hayatın her alanında olduğu gibi yazmanın da hem teknik hem de psikolojik sınırlarının öğrenilmesi gerektiğine inanıyorum. Bu yüzden eğitimle, teknik birikimle ve alan bilgisiyle ve alan bilgisiyle beslenmemiş bir cesareti doğru bulmuyorum; zira özellikle çocuklara dokunuyorsanız her kelimenin pedagojik bir ağırlığı var.
Yöntemine gelince; teorik altyapıyı ve tekniği sağlam tutarken, kalemi asla ticari bir hırsla teslim etmemek. Çünkü yazarlığın tekniği zihinde işlenir ama ruhu kalpten doğar. Eğitimle disipline edilmiş bir birikim, samimi bir kalple birleştiğinde gerçek edebiyat ortaya çıkar.
7-Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?
Kaleme aldığım ilk göz ağrım, 4-6 yaş için yazdığım ‘Anne karnında yatak mı var?’ isimli resimli çocuk kitabım. Bu kitapta amacım anlam dünyalarında büyüme kavramının henüz çok soyut olduğu okul öncesi grubu çocuklar için tohum metaforu üzerinden somutlaştırmak ve büyümenin sadece fizyolojik bir süreç olmadığını, sevgi emek ve bakım gerektirdiğini gerektirdiğini anlatmak. Bunun dışında muhtelif dergilerde yazılarım, Medium blogum ve bir youtube kanalım var. Youtube da özellikle kişisel gelişim üzerine odaklanıyorum ;kendi iç dengesini bulmadan nitelikli bir ebeveyn olmanın mümkün olmadığına inanıyorum . İnsanın kendine kattığı her iyileşme, doğrudan çocuğun dünyasına yansıyor. Bende yazılarımla ve videolarımla bu yolculuğa katkı sunmaya çalışıyorum.
8-Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?
İlk kitabımda büyüme temasını seçme nedenim, hem ebeveynin hem çocuğun aynı zaman ve emek patikasında birlikte olgunlaştığı gerçeği . Büyümenin başlı başına çok kıymetli bir konu olduğu .
9-Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?
Ben kurguyu masada önceden inşa eden değil , yaşarken ilhamla dokuyan biriyim . Deneyim odaklı bir öğrenme ve üretme yapım var; dolayısıyla yazdığım her hikaye kendi yaşamımın ve tanıklıklarımın bir parçası haline geliyor . Nitekim ilk kitabımda da ikiz kızlarımın hayatımdaki varlığından ve onların meraklı sorularından ilham alarak kaleme aldım . Karakterlerimin kaderini önceden katı bir planla çizmiyorum ,yaşamın akışı çocuklarımın dünyası ve o anki duygularım hikayenin yolunu kendiliğinden belirliyor .
10-Size ilham veren şeyler nelerdir?
Çocuklarım , doğaya duyduğum aşk ve acılar . Biri bana yaşamın neşesini diğeri dengesini , sonuncusu ise kelimelerin derinliğini veriyor .
11-En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?
En üretken olduğum zamanlar ;evin ve şehrin henüz uykuda olduğu , günün ilk ışıklarının masama yansıdığı sabah saatleri .Beni yazma konusunda en çok motive eden şey ise , şifalandırma arzusu .
12-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Benim okurlarım hayatı keşfetmeye çalışan minik kalpler .Ben bu minik kalplerin anlam dünyalarına hayatın temel ilkesi olan sabrı , çocuğa göre hizalanarak yalın bir dille işliyorum . Büyümenin , güzelleşmenin ya da ilerlemenin temelinde zamanın emeğin şefkatin ve sabrın olduğunu biilsinler istiyorum . Bu kabul tabiatı gereği aceleci olan çocuğun ,hayatla kurduğu bağı daha barışık ve daha gerçekçi bir hale dönüştürecek diye düşünüyorum .
13-Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?
Metinlerimde çocuklara didaktik mesajlar vermek yerine ; hayatın yalın gerçeklerini onların duygusal dünyasıyla hizanalarak aktarmayı hedefliyorum . Ana fikrim her zaman aynı eksende buluşur :Çocukluğun aceleye getirilmeden , duygu ve gelişim ihtiyaçları gözetilerek , şefkat ve özgürlükle yaşanmasına rehberlik etmek .
14-Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?
Benim için yazmanın en zor yanı , kelimelerin getirdiği o ağır mesuliyet duygusu ve yazarlık ünvanına duyduğum hürmettir . Edebiyatın dev isimlerinin yanında ‘yazarım diyebilmeyi uzun süre had aşımı olarak gördüm . Ancak bu alana samimiyetle hizmet etmek arzusu , bu kimliği , bir unvan olarak değil , bir sorumluluk olarak üstlenmemi sağladı . Bir diğer zorluk ise ; sektör ne kadar ticarete dönüşürse dönüşsün , yazmayı benliğin ve kalbin dışavurumu olarak görmem . Her satırın çocuğun dünyasındaki etkisini tartmak büyük bir yük ;ama ben bu zorlukla başa çıkmak yerine , onu kalemin hizasını koruyan şifalı bir pusula olarak kabul ediyorum .
15-Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?
Ben yazar tıkanıklığını ruhun acıkması ve beslenme ihtiyacı olarak görüyorum . Çünkü benim yazılarımı besleyen ana damar ;hayatı yavaşça okumak , dinlemek ve kendimi sürekli öğrenerek çoğaltmaktır . Üretimin durduğu o zamanlarda ruhumu asla baskılamam ve kednime müsaade ederek , sanatın müziğin ve farklı ilimlerin sığınağına çekilirim .
16-Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?
Hitap ettiğim kitle çocuklar olduğu için atölyeler planlayıp okullarda kitabımın etkileşimli yazar imza günü düzenliyorum . Bunun dışında sosyal medyayı aktif olarak kullanıyorum .
17-Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?
Bir çocuğun anılarında olmak başlı başına çok kıymetli benim için . Fuar gibi edebiyata ev sahipliği yapan bir ortamda , çocuğun okuduğu dünyayı canlı kılması ,hem yazar hem çocuk hem de ebeveyn için çok değerli bir buluşma .
18-Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?
Bir değil bir çok projem var . Fikir defterim kabarık , umarım gerçekleşecekleri günleri görmek nasip olur . Hepsinin bir vakti zamanı var diye düşünüyorum .
19-Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?
Kitap imzalarken yanıma Avusturalya dan bir öğretmen geldi ve orda gurbette olduğunu ve Türkçe çocuk kitaplarıyla öğrencilerini tanıştırmak istediğini söyledi. Ve kitabımdan toplu bir alım yaptı, konusunun çok niş ve kitabın çok şirin olduğunu söyledi. O an benim için duygusal bir andı . Çünkü kitabım ülke dışına ilk yolculuğunu yapmıştı .
20-Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Hayatı iyi okumalarını tavsiye ederim. İyi okumak için iyi gösteren gözlükler taksınlar. Bu gözlükler sanat aşk , acı ve doğadır .
ÇOCUK EDEBİYATI YAZARI
YEŞİM İŞLEYEN

