RÖPORTAJ:EZGİ YAR

1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?

 İsmim Ezgi Yar. 03.10.1989 yılında İzmir’in Tire ilçesinde dünyaya geldim. Sakin bir çocuktum. Küçüklüğümden beri hayal kurmayı ve oyunlar oynamayı seven biriydim. Üniversiteye kadar Tire’de okudum. Üniversiteyi Konya Selçuk Üniversitesi’nde okudum. Öğrenmeyi seven biri olarak mezun olduktan sonra farklı okullar ve bölümler okumaya devam ettim. Açık Öğretim Fakültesi’nden fotoğrafçılık, iletişim ve televizyonculuk üzerine eğitimler aldım. Ayrıca koyu bir Beşiktaş taraftarı ve kongre üyesiyim.


2-Yazarlığa adım atmanızda ki asıl kırılma noktası ne oldu?

 Okuduğum “Kürklü Kişi” kitabından sonra ben de yazabilir miyim diye düşünüp yazmaya başladım. Pandemi döneminde başladığım yazılar yarım kalınca rüyamda gördüğüm bir hikaye üzerine ilk kitabım “Uçan Arkadaşım Sin” i yazdım. Daha sonra okul öncesi öğretmeni olduğum için o yaş çocuklarına bir şeyleri anlatmak isteyerek “Barış Ormanı” ve “Bado’nun Sınavı: Kıskançlık” kitabını yazdım. Ayrıca içinde 41 yazarın yer aldığı “İçimdeki Kayıp Çocuğa” isimli kolektif bir kitap da bir yazım bulunmaktadır.

3-Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?

Bir üst soruda da dediğim gibi okuduğum kitaptan etkilenip “Ben neden kendi kedilerimle ilgili bir kitap yazmayayım ki?” diye düşünerek başladım. Sonrası kendiliğinden gelişti.

4-Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?

 Çocukken veya gençliğimde okuduğum kitapların hayalgücümü geliştirdiğine inanıyorum. Dilbilgisi kurallarına uymama faydası olduğunu düşünüyorum. Okuduğum her kitap sürükleyici değildi sonuçta kimini karakterimden dolayı yarım bırakmayı sevmediğim için bitirmiştim. Ben yazarken kimsenin sıkılmayacağı ve okurken sevecekleri kitaplar yazmaya çalışıyorum.

5-Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?

 İlk kitabımı gördüğüm rüyadan etkilenip, o rüyadaki konudan yola çıkarak yazdım. İkinci kitabımda çocuklara soyut kavramlar olan adalet ve demokrasi kavramlarını basit bir dille anlatmaya çalıştım. Üçüncü kitabımda ise kıskançlık kavramını iki kedi üzerinden kavramın kötü bir duygu olmadığını anlatmaya çalıştım.

6-İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?

 Ben bunun yani iyi bir yazar olmanın en önemli şartının bol kitap okumak olduğuna inanıyorum. Okul söyleşilerimde de bunu dile getiriyorum.

7-Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?

 Kaleme aldığım ilk kitap Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık’tan çıkan Uçan Arkadaşım Sin isimli kitabım. Bu kitap dışında iki kitabım daha var. Bunlardan biri Tilki Çocuk Yayınevi’nden çıkan Barış Ormanı, diğeri ise Bilgi Ağacı Yayınevi’nden çıkan Bado’nun Sınavı: Kıskançlık isimli kitaplar. Ayrıca Kırmızı Balon Yayınevi’nden çıkan kolektif bir eser olan İçimdeki Kayıp Çocuğa isimli kitapta da bir yazım yer alıyor. Yine ayrıca yeni kitap için çalışmalarım devam ediyor.

8-Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?

 Çocuklara hayalgücünün ne kadar geniş olabileceğini göstermek ve hayal kurmaya devam etmelerini sağlamak istedim.

9-Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?  

 Çoğu karakteri baştan planlıyorum ama bazı karakterler de yazım anında kendiliğinden ortaya çıkıp hikayeye dahil oluyorlar. Karakterlerimin yaşadığı olaylar da aynı şekilde ben girişi ve sonucu planlıyorum. Gelişme bölümündeki bazı olaylar kendiliğinden oluşuyor. Yani bazı olaylar benim için de o anda sürpriz oluyor.

10-Size ilham veren şeyler nelerdir?

 Tamamen sessiz bir ortam yazmamı daha sağlıklı yapıyor. Ama bazen açtığım ve o an dinlediğim bir müzik de ilham verebiliyor.

11-En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?

 Belli bir dönemim yok aslında. Aklıma bir fikir gelince defterime not alıyorum. O fikrin üzerinde bazen saatlerce bazen günlerce çalışıyorum. Bazen hikayeyi devam ettiremeyip kenara koyuyorum günler sonra tekrar elime alınca kendiliğinden kelimeler dökülüyor.

12-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

 Çocukların sevecekleri kitaplar olduğunu düşünüyorum. Konuları güzel, resimleri ve çizimleri ilgi çekici. Şahsen tavsiye ederim. Bence en azından bir kere alıp okumayı denesinler.

13-Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?

Akran zorbalığının çok kötü bir şey olduğunu anlatmaya çalıştım. Birlik olunca başarılamayacak hiçbir şeyin olmadığını anlatmaya çalıştım. Ve son kitabımda da kıskançlığın kötü bir duygu olmadığını normal bir duygu olduğunu göstermek istedim. Ve bence sadece çocuklar değil yetişkinler de okumalı bu kitapları.

14-Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?

 Yazmak şu açıdan zor konu bir anda akıp gitmiyor aylarca sürüyor. Bitirmek için çabalıyorsun. Ama güzel bir süreç bence. Basım aşaması yazım aşamasından daha zor bir süreçmiş. Açıkçası kitap okumak, kitap yazmaktan daha kolay bir eylem. Yazarken yarım bırakmayacağım bu hikayeyi tamamlayacağım ve basımını sağlayacağım düşüncesiyle yazma sürecinin üstünden geldiğimi düşünüyorum.

15-Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?

 Yazar tıkanıklığı yaşadığımda eğer hikayeyi o anda ilerletemiyorsam kalemi defteri kenara koyup kendime önce bir kahve koyuyorum. Kulaklığımı takıyorum ve bu dünyadan bir süre uzaklaşıyorum. Belki günlerce yazamadığım oluyor ama daha sonra  bir gün tekrar defter ve kalemi elime aldığımda kaldığım yerden yazmaya devam edebiliyorum.

16-Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?

Sosyal medya hesaplarımdan paylaşımlar yapıyorum. Gazetelere röportajlar veriyorum, kitaplarımı tanıtıyorum. Yerelde olan kitap fuarlarına katılıyorum. Okul söyleşilerine katılıyorum. Açıkçası daha çok tanınmadığımı düşünüyorum. İnternetten araştırmalar yapıyorum tanınmak için daha fazla neler yapabilirim diye. Tanınmamı sağlayacak her türlü organizasyona katılıyorum.

17-Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?

Bu fuarlarda bu zamana kadar hep okur olarak katıldım. Yazar olarak sadece Gebze ve Kadıköy’deki kitap etkinliklerine katıldım. Bence kitap fuarları yeni yazarların tanınması için önemli yerler. Okur – yazar buluşmaları için çok faydalı yerler.

18-Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?

 İki farklı yayınevinin kolektif kitap çalışmaları için yazılar yazdım ve yayınevlerine gönderdim. Ayrıca yetişkinler için ve çocuklar için birer kitap çalışmam var. Henüz bitmedi onlar yazma aşamasındayım.

19-Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?

 Ailesine söyleyemediği bir olayı kitabı okuduktan sonra ailesiyle paylaşan bir – iki okurum olmuştu. Söyleyemedikleri olayları bu şekilde paylaşmış olmaları beni çok mutlu etmişti.

20-Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Yazmak çok bir süreç, benim için hala öyle. Her hikaye yeni bir kurgu ve yeni bir olay. Ne yazarlarsa yazsınlar olmuyor diye pes etmesinler.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir