1. Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?
Ben Gülü Mustafayeva. 1997 yılında Nahçıvan’da doğdum. Üniversitede Biyoloji Öğretmenliği eğitimi aldım. Tarih ve edebiyat, çocukluğumdan beri en büyük ilgi alanlarım arasında yer alıyor. Yazmak ise benim için yalnızca bir hobi değil, kendimi ifade etmenin en doğal yollarından biri.
2. Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?
Yazmaya henüz küçük bir çocukken şiir yazarak başladım. Altıncı sınıfta okul kütüphanesindeki romanlarla tanıştım ve o büyülü dünyanın bir parçası olmayı hayal etmeye başladım. O günden sonra bir gün kendi romanımı yazmak en büyük hedefim oldu. 2023 yılında bir roman yarışmasının duyurusunu görünce bunun benim için bir fırsat olduğunu düşündüm ve ilk romanımı kaleme aldım. Eserimin yarışmada ilk ona girmesi bana büyük bir motivasyon ve özgüven kazandırdı.
3. Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?
İlk eserlerim şiirlerdi. Şiirlerim okul gazetesiyle birlikte çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlandı. Okul yıllarında “Azad Vatan” adlı bir hikâye de yazmıştım. Ne yazık ki tek el yazması nüshası kazara yandı. Daha sonra yeniden yazmayı düşündüm ama nedense hiç cesaret edemedim.
4. Bu ilk adım size ne hissettirdi?
İlk adımım benim için çok değerliydi. “Yolcu Ruhlar”ın okurlar tarafından ilgiyle karşılanması ve sevilmesi bana büyük mutluluk verdi. Yazdıklarımın insanlara ulaşabildiğini görmek, yazma isteğimi daha da güçlendirdi.
5. Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?
Eserdeki tüm karakterlerde bana ait küçük parçalar bulunuyor. Kimi karakterin ruh hâli, kimisinin ilgi alanları, bazılarının ise yaşam tarzı ya da giyim anlayışı beni yansıtıyor.
6. Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?
Evet. Yazdığım karakterlerin hayatını gerçekten yaşayabilseydim, en çok Ayfer olmak isterdim. Onun dünyasına kendimi oldukça yakın hissediyorum.
7. Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?
Şu ana kadar yalnızca “Yolcu Ruhlar” adlı mini romanım yayımlandı. Paralel evrenler ve reenkarnasyon gibi fantastik unsurları barındıran, aynı zamanda Türk kültüründen izler taşıyan sıcak ve etkileyici bir aşk hikâyesi anlatıyor.
8. Bu kitapların sizin için anlamı nedir?
Yazmak benim kendim olabildiğim en özel alanlardan biri. Hayal dünyamı kelimelere dökebilmek bana büyük bir özgürlük ve mutluluk hissi veriyor. Bu yüzden kitabımın benim için manevi değeri çok büyük.
9. Yazarken size ilham veren şey nedir?
En büyük ilham kaynaklarım hayal gücüm ve gördüğüm rüyalardır. Bazen tek bir rüya bile yeni bir hikâyenin başlangıcı olabiliyor.
10. Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?
Bazen öyle etkileyici bir rüya görürsünüz ki onu birine anlattığınızda aynı duyguyu aktaramazsınız. Oysa o duyguları kelimelerle işleyip bir hikâyeye dönüştürdüğünüzde, okurlar da o dünyayı sizinle birlikte yaşayabilir. Beni yazmaya iten duygu tam olarak budur.
11. Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?
Kendimi önce bir okur olarak görüyorum. Bu yüzden her gün en az 20 ila 50 sayfa okumaya özen gösteriyorum. Bana göre çok okumak, iyi yazmanın en önemli anahtarlarından biridir.
12. Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?
Genellikle gece saat 23.00’ten sonra, herkes uyuduktan sonra yazmayı tercih ediyorum. Sessizlik bana daha iyi odaklanma imkânı sunuyor. Ayrıca yazarken ruh hâlimin dengeli olması benim için çok önemli. Duygularımın yazdıklarıma olumsuz yansımasını istemem.
13. Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?
İki küçük kızım var. Onlarla ilgilenmek benim için her şeyden önemli olduğu için yazmaya ayırabildiğim zaman bazen oldukça sınırlı oluyor.
14. Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?
Hayır. Yazmak benim için bir tutku ve aynı zamanda bir hobi. Dünyaca ünlü olmak ya da sadece para kazanmak için yazmıyorum. Roman yazmasam bile günlük tutar, şiir yazar ya da mutlaka bir şeyler karalarım. Bu yüzden hiçbir zaman “Artık yazmayı bırakıyorum.” dediğim olmadı.
15. Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?
Vermek istediğim en önemli mesajlardan biri, kaderlerinde birlikte olmak varsa insanların arasına evrenler bile girse birbirlerinden kopamayacaklarıdır. Bir diğer mesajım ise insanın bilinmeyene karşı duyduğu meraktır. Sonunu tahmin edebildiğimiz şeyler zamanla sıradanlaşır; bilinmeyen ise her zaman insanı kendine çeker.
16. Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmasını istersiniz?
Gerçek aşkın, insanı değiştirebilecek kadar güçlü ve uğruna mücadele etmeye değer bir duygu olduğunu hissetmesini isterim.
17. Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Kitabımın içinde pek çok farklı unsur bir arada bulunuyor. Akıcı bir dile sahip; gereksiz uzatılmış ya da ağır anlatımlardan uzak. Gündelik yaşamdan kuantum fiziğine kadar birçok farklı konuya değiniyor. Ayrıca başta önemsiz gibi görünen ayrıntıların hikâyenin sonunda anlam kazanması, okurları şaşırtan en güzel detaylardan biri.
18. Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?
Herkes tarafından beğenilmek ya da kitaplarımdan aforizmler paylaşılması gibi bir beklentim yok. Yazarken yalnızca kendi sesimi kullanıyorum. Eserlerim eleştirildiğinde kırılmak yerine, o eleştirilerden ders çıkarıp kendimi geliştirmeye çalışıyorum.
19. Son olarak, edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?
İyi yazmak istiyorsanız önce çok iyi bir okur olmalısınız. Sadece klasik eserleri ya da herkesin okuduğu kitapları değil, farklı türlerde ve farklı yazarlardan eserler de okuyun. Her kitap size yeni bir bakış açısı kazandıracaktır.
20. Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?
“Sakın vazgeçme; çünkü en güzel hikâyeler, sabırla yazılmaya devam edilenlerdir.”


2 Comments