- Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?
Merhabalar ben Nedim üste; 20/04/2001 Van doğumluyum. 5 çocuklu ailenin 2. Büyük çocuğuyum. Akademik kariyerim yoktur, okulu lise 2’de kendi isteğimle bıraktım.
2.Yazarlığa adım atmanızda ki asıl kırılma noktası ne oldu?
Okuldan sonra 2017 – 2018 yıllarında Facebook üzerinden çektiğim resimleri paylaşırken resimle birlikte kısa sözlerde yazıp paylaşıyordum. Tabi o zamanlar az çok az söz yazıp paylaşıyordum. Kendimce öyle farkına varmadan. Daha çok yazmaya beni çeken şey ise kendimi ifade etmekti. Hislerimi, duygularımı, düşüncelerimi yavaş yavaş bilmeden, farkına varmadan kelimelere döküyordum. Bu beni iyi hissettiriyordu ve iyi hissettirdikçe daha çok yazmaya başladım. Serbest şiir tarzı ve düz yaz olarak hem Duygulu hem düz yazıyordum. Böyle başladı yazmaya…
3.Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?
Yoktur, içimde birine olan sevgim sayesinde farkına varmadan kalemi elime aldım belki bir süre yazdıktan sonra farkına vardığımda kendim daha geniş konuları ele alıp yazmaya devam ettim.
4.İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?
Tabi iyi bir yazar olmanın okul okumanın çok etkisi olur, çokta kitap okumanında. Ben bu yolda ne okulda kariyer yapma yöntemi izledim ne de çok fazla kitap okuma alışkanlığı ile yöntem izledim. Sadece kendi düşüncelerimin, hislerimin, duygularımın anlık olduğu ve yazma isteğim geldiğinde yazarım. Yazar olmak için değil kendimi ifade etmek için yazdım ve yazıyorum.
5.Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?
İlk kitabım olan “hayattan alıntılar” anlık hissettiğim duygularım ile düşüncelerimden oluşmuştur. Kısa, başlıklı duygu yüklü ve düz yazı olarak… Kelime lügâtım az olduğu için belli kelimelerle, açıklayıcı ve net bir şekilde duygularımı ve düşüncelerimi kelimelere dökmeye çalıştım. Kitap çıkarma Fikri nasıl aklıma geldi bilmiyorum ama bir arkadaşıma kitap çıkaracağım dedim inanmadı, kaç ay sonra ilk kitabımı çıkardım.
6.Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?
Beni yazmaya yönlendiren konular içimden kendime hissettiklerim, başka insanlara hissettiklerim, gördüklerim, düşündüklerim, insan hayatı konusunda düşüncelerim. O an ne hissettiğime, ne gördüğüme, ne düşündüğüme ve ne yaşadığıma göre değişip ona göre konuyu ele alıp yazıyorum.
7.Size ilham veren şeyler nelerdir?
İlhamım her yerde oluyor; bazen içimden kendime hissettiklerim, başka insanlara hissettiklerim, gördüklerim, düşündüklerim, insan hayatı konusunda düşüncelerim. O an ne hissettiğime, ne gördüğüme, ne düşündüğüme ve ne yaşadığıma göre değişebilir.
8.Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Kitabım hem düşündürücü, hem sorgulayıcı, hem de yeni nesiller için bir öngörüş kitabıdır. Okuyan kişiye kendi hayatı üzerinden yeni anlamlar çıkarmaya, biraz daha iyi ve bilinçli bir şekilde davranmayı öğretebilir. Bazı konuları daha iyi ele almayı sağlayabilir. Unuttuğu bazı şeylerde kendini bulabilir. Yani kitabım insanın bir parçası olduğuna inanıyorum ve okuyan kişiye bunu hissettireceğini düşünüyorum. Hepimiz ne kadar farkında olduğumuzu düşünsekte çoğu şeyde kendimizi kaybetmişiz.
9.Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?
Benim aklımda yazar olmak yoktur. Sevdiğim kadarıyla, kendimi iyi hissettiğim kadarıyla yazmayla uğraşıyorum. Benim için zor yanları sadece bu zamanda okuyuculara ulaşmanın zor olduğudur. Kendi imkânlarımla başa çıkmaya çalışıyorum.
10.Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?
Düşüncelerimi anlatmak için kendi Instgram hesabımda paylaşımlar yapıyorum. Kendimi daha çok kitleye tanıtmak için daha öyle büyük bir şey yapamadım, okulların açılmasını bekliyorum bakalım, hayırlısı… Bu şekilde de kitaplarımı da kitlelere ulaştırmayı hedefliyorum. Evet sosyal medya mecralarda tanıtım iyidir fakat çok pahalılar. Yüz yüze yapmak hem Kendimi geliştirmek için iyidir, hem kitabımı kendim tanıtmak daha iyidir diye düşünüyorum. Teşekkürler…
11.Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?
Şu an üzerinde çalıştığım bir çalışmam vardır. İlk kitabım gibi duygu yüklü, kısa, başlıklı, düz metin şekilde, yazıyorum. Örnek olarak “kendim” başlığı altındaki şu yazdığım metnim…
KENDİM
İnsan ne kendini tam olarak anlayabiliyor ne de başka insanları… Hangi yaşa gelirse gelsin, neler yaşamış olursa olsun, bazı şeyler hep eksik kalıyor; anlaşılamıyor, çözülemiyor. Bazen öyle duygulara, düşüncelere ve hislere kapılıyor ki insan, kendini kaybedecek gibi oluyor. Bazen de çevresindeki insanları çözemiyor. En kötüsü ne biliyor musunuz? İnsanın, manevi ihtiyaçlarını çoğu zaman başka birinden karşılama ihtiyacı duyması… İşte bu yüzden defalarca acı çekiyor, üzülüyor. Her zaman iyisini düşünüp, iyisini hissedip sonuç kötü olunca buna katlanamıyor; içinde bir iz kalıyor, ölene kadar silinmeyen bir iz… Bazen olmayacağını bile bile bazı şeylerin içine dalıyor insan. Kimi zaman boğuluyor, kimi zaman da kurtulmak için sahile ulaşmaya çalışırcasına çırpınıyor. Mutluluk desen… Bir ömür boyu süren mutluluğu geçtim; insan, kısa bir an mutlu olduğunu hissettikten sonra bile bir süre sonra yine acı çekiyor. Hani derler ya, acı insanı güçlendirir diye… Dışarıdan öyle görünebilir belki ama acı, insanı içten içe zayıflatır. Çünkü çoğu zaman zihinde ve hislerde yankılanır durur. Bazen insan bir şeye çok çaba sarf ettiğinde, sonucun kesin olacağına inanır. Sonuç istediği gibi olmayınca da bu kez en dibe çöker. Çaba sarf etmek istemese, yaşamak zorunda olduğu hayata karşı umudu kalmaz.
12.Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?
Bir okurun bana “eserimin hayatımı tekrardan düşündürüp, kendime tekrardan sorgulattığını” söylemesi beni çok duygulandırdı ve şaşırttı. Çünkü bende okurlarıma bunu hissettirmek, düşündürmek istiyorum. Bu yüzden yazılarım hep düşündürücü bir şekilde olmasını istiyorum ve o şekilde yazmaya çalışıyorum. Bunları duymak çok güzel…
13. Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Sevdiğin şeyi tut ve bırakma… Ne hayalini kurduğun başarıyı düşün ne de kendini yazmaya mecbur hissettir. Sevdiğin şekilde yaz ve devam et. Başarıyı düşünürsen sevmekten çıkar bu da hem seni başarmaktan uzaklaştırır hem de yazmaya olan sevgini azaltır. Ne inat için, ne kanıtlamak için yaz sadece sevdiğin için yaz demek istiyorum.


