RÖPORTAJ:TUBA AKCAN

VARYASYON KALEMLER DERGİSİ RÖPORTAJ SORULARI

1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?

Ben Tuba AKCAN. Lütfi Ege Anadolu Öğretmen Lisesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunuyum. Mezuniyetimin ardından İstanbul’da Allianz Sigorta’da çalışma hayatına başladım. Yüksek lisans programını ise Pamukkale Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünde tamamladım. Aynı zamanda İngilizce ve Almanca öğrenimi için Berlin Teknik Üniversitesi’nde değişim programına katıldım.

Şu anda Operasyon ve Planlama Müdürü olarak profesyonel hayatımı sürdürürken aynı zamanda çocukların hayal dünyasından ilham alarak masallar yazıyorum.

Yazarlık yolculuğumun yanında animasyon senaristliği ve kick boks ile ilgileniyorum.

Aslında hayatımın farklı alanlarında edindiğim deneyimleri, hayal dünyamla bir araya getirmeyi seviyorum. Bir tarafta analitik düşünmenin ve planlamanın olduğu profesyonel hayatım, diğer tarafta ise hayallerimin peşinden gittiğim ve onları gerçeğe dönüştürmeye çalıştığım bir yolculuk var.


2-Yazarlığa adım atmanızda ki asıl kırılma noktası ne oldu?

Üniversite yıllarında animasyon senaryoları ile ilgilenmekteydim. O dönem hayal dünyamdan ilham alarak çizgi film sinapsisleri yazmaktaydım. Aslında hobi olarak başladığım bu merak benim yazarlık yolculuğumu başlattı.

3-Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?

Aslında yazmaya başlamamın çok özel ve güzel bir hikâyesi var. Kuzenime masallar anlatırken, anlattığım hikâyeleri ve hayal dünyamı ilk fark eden kişi teyzem oldu. Bana, “Bunları neden yazmıyorsun?” diyerek yazmam konusunda cesaret verdi. O dönemde bunun hayatımda nasıl bir yere dönüşeceğini bilmiyordum ama teyzemin o cümlesi benim için bir başlangıç oldu. Bugün geriye dönüp baktığımda, belki de yazarlık yolculuğumun ilk adımının bir çocuğa masal anlatırken atıldığını düşünüyorum.

4-Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?

 Çocukluğumda çok fazla kitap okurdum ve aynı zamanda şiir yarışmalarına katılırdım.   Okuma alışkanlıklarımın gelişmesinde ise Hızlı Okuma Kursu’na gitmem etkili olmuştur.

Aynı zamanda çocukluğumda kitap okumam konusunda annem çok fazla destek olurdu ve beni yönlendirirdi.

5-Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?

Animasyon senaristliği üzerine çalışmaya başlamam, yazarlık yolculuğumda önemli bir dönüm noktası oldu. Hikâye kurgulamanın, karakterler yaratmanın ve hayal ettiğim dünyaları yazıya aktarmanın bana büyük bir keyif verdiğini fark ettim. Bu süreçte, yalnızca başkalarının hikâyelerini yazmak değil, kendi hayallerimi de hikâyelere dönüştürmek istediğimi anladım.

Böylece zamanla kendi hikâyelerimi yazmaya ve çocukların hayal dünyasına dokunabilecek masallar üretmeye karar verdim. Aslında bu karar, uzun zamandır içimde taşıdığım hayalleri yazıyla buluşturduğum bir dönüm noktası oldu.

6-İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?

Bence iyi bir yazar olmanın en önemli şartı, öncelikle iyi bir okuyucu olmaktır. Bunun yanında iyi bir yazar; gözlemlemekten, düşünmekten ve öğrenmekten hiçbir zaman vazgeçmemelidir. Ben de bu yolda kendime öncelikle okumayı, gözlemlemeyi ve sürekli yazmayı temel aldım. Yazdıklarımı olduğu gibi bırakmak yerine tekrar tekrar okuyarak eksiklerini, anlatım bozukluklarını ve geliştirilmesi gereken yönlerini düzeltmeye çalıştım.

Sonuç olarak, iyi bir yazar olmak için yalnızca yetenek yeterli değildir. Merak, disiplin, sabır, güçlü bir gözlem yeteneği ve sürekli kendini geliştirme isteği de bu yolculuğun vazgeçilmez unsurlarıdır. Bana göre yazarlık, insanın yalnızca dünyayı değil, aynı zamanda kendisini de daha iyi tanımasını sağlayan uzun ve değerli bir yolculuktur.

7-Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?

Kaleme aldığım ilk kitap şu anda Amazon’da İngilizce olarak yer alan “Danger in the Land of Long Vehicles” kitabımdır. Yayınlanan 2. Kitabım ise Kalemşor Yayınları tarafından yayınlanan “Güzellikler Ülkesi” kitabımdır. Aynı zamanda ebook olarak yer alan “Pastacı Şef ve Lorin” adlı Çocuk Kitabım da bulunmaktadır.

8-Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?

Kitaplarımda miniklerimiz için yazıyorum. Bu nedenle öncelikle onların hayal dünyasına hitap edebilen, meraklarını ve duygularını besleyen konuları seçmeye özen gösteriyorum. Her kitabımda çocuklara bir duygu ya da değer bırakmayı ve hikâyenin sonunda mutlaka bir sonuca ulaşmayı amaçlıyorum.

Bazen bu sonuç cesaret, bazen arkadaşlık, bazen de iyilik kavramları oluyor. Çocukların dünyasına dokunabilen, onlarda güzel bir iz bırakabilen hikâyeler yazmak benim için en önemli motivasyonlardan biri.

9-Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?  

Hikâyeyi kurgularken öncelikle karakterlerimi belirliyorum. Ardından bu karakterlerin kişiliklerini, ilişkilerini ve içinde yaşayacakları evreni oluşturuyorum. Ancak yazım sürecinde her şeyin en başından sonuna kadar kesin bir şekilde planlandığını söyleyemem.

Bazen yazdıkça ve hayal ettikçe karakterlerimin hikâyeleri farklı bir yöne doğru ilerleyebiliyor. Karakterlerimi tanıdıkça onların vereceği kararlar, yaşayacakları olaylar ve hikâyedeki yol haritaları da değişebiliyor. Bu nedenle yazma sürecini biraz da karakterlerimle birlikte çıktığım bir yolculuk olarak görüyorum. Başlangıçta bir yol haritam olsa da, hikâye ilerledikçe karakterlerimin kendi yollarını çizmesine izin veriyorum.

10-Size ilham veren şeyler nelerdir?

Aslında benim yazma serüvenimin temelinde, çocukluğumdan beri taşıdığım bir hayal var. Küçüklüğümden beri kimsesiz çocuklar için bir şeyler yapmak, onların hayatına dokunabilmek ve kendilerini yalnız hissetmemelerini sağlamak istiyordum. En büyük hayalim, kimsesiz çocuklar için bir yuva oluşturabilmekti. Bu hayalimi gerçekleştirmek için farklı dönemlerde çeşitli projelerim oldu; ancak henüz onu tam anlamıyla gerçekleştirebildiğimi düşünmüyorum.

Zamanla bu hayalime ulaşmanın yollarından birinin de yazmak olduğunu fark ettim. Çocuklar için hikâyeler yazarak onların dünyasına ulaşabileceğimi; onlara umut, iyilik, cesaret ve sevgi gibi duyguları aktarabileceğimi düşündüm. Böylece yazmak benim için yalnızca bir meslek ya da hikâye anlatma biçimi olmaktan çıktı; çocukluğumdan beri içimde taşıdığım bir hayalin başka bir biçimde devamı hâline geldi.

Bugün zor şartlar altında büyüyen, kendisini yalnız hisseden ve hayata karşı mücadele etmek zorunda kalan pek çok çocuk var. Ben hiçbir çocuğun yaşadığı zorluklar karşısında umudunu kaybetmesini ya da kendisini yalnız hissetmesini istemiyorum. Eğer yazdığım bir hikâye bir çocuğa umut verebiliyor, ona yeniden hayal kurdurabiliyor veya kendisini değerli hissettirebiliyorsa, bunun çok kıymetli olduğuna inanıyorum.

Elbette yapabileceklerimizin bununla sınırlı olmadığını düşünüyorum. Belki ileride farklı projelerle, farklı yollarla bu hayalimi daha somut bir şekilde gerçekleştirebilirim. Çünkü benim için yazarlık, çocuklara sadece hikâyeler anlatmak değil; çocukluğumdan beri kurduğum o büyük hayale doğru yürümeye devam etmek demek.

11-En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?

Genellikle kendimi daha sakin ve zihnen özgür hissettiğim dönemlerde daha üretken oluyorum. Özellikle günlük hayatın yoğunluğundan uzaklaşıp kendi dünyama çekilebildiğim zamanlarda hayal gücüm daha fazla çalışıyor.

Beni yazmaya en çok motive eden şey ise çocuklara ulaşabilme ve onların dünyasında güzel bir iz bırakabilme düşüncesi. Bir çocuğun yazdığım bir hikâyeyi okurken hayal kurması, gülümsemesi ya da hikâyeden kendisine küçük bir umut ve cesaret çıkarması benim için en büyük motivasyon. Bir hikâyenin bir çocuğun kalbinde karşılık bulabileceğini bilmek, bana yeni hikâyeler yazmak için güç veriyor.

12-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

Kitaplarımda o büyülü hayal dünyasına erişebildiğimizi düşünüyorum. Bu hayal dünyası bizi besleyen, ruhumuza iyi gelen bir dünya… Her bir kitabımda bir öğretici kavramla bitirmeye çalışıyorum. Böylelikle miniklerimiz kitabımı okudukça iyilik, dostluk, sevgi, cesaret gibi değerleri kendileri keşfederek öğreniyorlar.

13-Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?

Kitaplarımda daha iyi bir dünyanın olabildiğine, hayal etmekten, iyilik yapmaktan ve   kendine inanmaktan asla vazgeçmeme duygusunu verebilmek… 

14-Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?

Yazar olmanın en zor yanı bu süreçte insanların bana ve hayallerime inanması oldu. Ben bu süreçte vazgeçmeden üretmeye ve hayallerimin peşinden gitmeye devam ettim.

15-Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?

 Öncelikle yazabilmek için daha sakin ve huzurlu bir ortamda olmak gerekiyor. Bazen ilham  bir anda gelebiliyor. Ama yazamadığınız dönemler de oluyor. Ben o anlarda bunun sürecin  bir parçası olduğunu kabul ederek ilerliyorum.

16-Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?

Kendi youtube kanalım ve instagram kitap sayfamdan tanıtımlarıma devam ediyorum. Aynı zamanda İmza Günü organizasyonları yapıyoruz.

17-Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?

 Kitap fuarları ve okur-yazar buluşmaları benim için çok değerli. Çünkü yazarken hayal ettiğiniz karakterlerin ve hikâyelerin, gerçek okuyucularla buluştuğu anlara şahit olmak bambaşka bir duygu. Bence bu buluşmalar yalnızca yazar ve okuyucuyu bir araya getirmiyor; yazarı yeniden yazmaya, okuyucuyu ise yeniden hayal kurmaya teşvik ediyor.

18-Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?

 Şu anda üzerinde çalıştığım yeni masal ve hikâye projelerim var. Özellikle çocukların hayal dünyasına dokunan ve onlara farklı değerleri hissettiren hikâyeler üretmeye devam etmek istiyorum.

Bunun yanında uzun zamandır hayalini kurduğum, çocuklara yönelik sosyal projeleri de hayata geçirmek istiyorum. Özellikle zor şartlarda büyüyen çocuklara ulaşabilecek, onlara kendilerini değerli hissettirecek çalışmalar yapmak en büyük hedeflerimden biri. Yazarlığın yanında, hikâyelerimi gerçek hayattaki projelerle de buluşturmayı istiyorum.

19-Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?

 En çok duygulandığım an haberim olmadan alınan kitaplarım ve çocukların kitabımı sorması oldu. Aynı zamanda çocukların masalımdaki Çilek Ev, Elma Ev gibi karakterleri konuşarak kendilerine oyun yapmalarını öğrendiğim an aslında onlara ulaştığımı hissettirdi.

20-Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Yazmaktan vazgeçmemeleri ve kendilerine hep inanmalarını söylemek isterim. Yazdıkça bir yazar kendini bulabilmekte ve yazdıkça daha güzel eserler ortaya koyabilirler. Hiçbir şey bir anda olmuyor. Güzel bir sonuç görmek için defalarca denemek belki de defalarca başarısız olmak gerek. Ama bu başarısızlıklar yazar adaylarını yıldırmamalıdır. Hafızalarında düşündükleri, hayal ettikleri tek bir görüntü olmalı…

O da kitaplarının okurlarıyla buluştuğu ve okunduğu an…

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir