BATI CEPHESİ: AKŞEHİR
Yıl bin dokuz yüz yirmi iki
Anadolu suskun, gök beklemede
Akşehir’de bir masa
Bir harita
Bir milletin kaderi serili…
Saat dörde çekerken zamanı
Nefes tutulur karargâhta
Tahta bir masaya eğilir Paşa
Gözlerinde yarın, sesinde tarih:
“Yirmi altı Ağustos sabahı
Taarruz başlayacaktır.”
Ve o an bilir Akşehir
Bu söz sıradan değildir.
Batı Cephesi Akşehir
Bu toprak kader bilir.
Bir söz düşer gecenin bağrına
Cumhuriyet mayalanır.
Batı Cephesi Akşehir
Bir millet burada dirilir.
Zaferin ilk nefesi
Bu şehirden yükselir.
Dokuz ay on gün bekler şehir
Ekmek bölünür, kapılar açık
Analardan dua yükselir
Babadan sabır, çocuktan umut.
Yirmi dört Ağustos sabahı
Bir kasaba ayağa kalkar
Paşa gider, sözünü bırakır:
“Zaferle ödeyeceğim bunu.”
Kadınıyla, erkeğiyle
Bir ses yükselir göğe:
“Ordumuzu muvaffak et
Yarabbi.” diye…
Kocatepe parlar yirmi altı Ağustos’ta
Top sesleri deler sessizliği.
Otuz Ağustos’ta doğar zafer
Dokuz Eylül’de deniz alır düşmanı.
Ama unutma ey zaman
Bu yol Akşehir’den geçti.
Batı Cephesi burada attı nabzını
Cumhuriyet burada filizlendi.
Bugün rüzgâr eser sokaklarında
Taş duvarlar fısıldar geçmişi.
Bir şehir değil artık Akşehir
Bir milletin yemini.
