İnsanın bazen durduğu anlar olur.
Durmanın verdiği hazzı hissetmek ister.
Çok fazla koşunca, durmak bir ihtiyaç hâline gelir.
Durmak her zaman vazgeçmek değildir.
Bazen sadece nefes almaktır.
İnsan koşarken neyi geride bıraktığını fark etmez.
Hız, bazı duyguları susturur.
Oysa durduğunda, susturulan her şey tek tek ortaya çıkar.
Bir sandalye, bir pencere, yarım kalmış bir çay…
Hepsi durduğun anda seni bulur.
Koşarken kaçtığını sandığın düşünceler, durunca yanına oturur.
En çok da kendin.
Durmak, kendinle aynı odaya girmektir.
Kapıyı kapatıp kaçamadan, aynaya bakmak gibi.
Bu yüzden çoğu insan durmaktan korkar.
Çünkü durmak, yüzleşmeyi de beraberinde getirir.
Ama bazı duruşlar iyileştirir.
İnsan her şeyden önce kendine yetişmek için durur.
Devam edebilmenin en hareketli kısmı durmaktır.
İlerlemek bazen sadece durabilmek ile mümkündür.
Çekinmeden dur ve ilerlemeye bak.
Kim bilir yolu bitirmen için belki de sadece durman gerekir.
Kim bilir…
