Şeymanur Gündüz: Sence de Fark Etme Zamanı Gelmedi Mi?

Sence de Fark Etme Zamanı Gelmedi Mi?
Bazı zor dönemlerden geçmeden göremediğimiz şeyler var. Yanımızda gerçekten birileri
var mı yoksa var-mış gibi mi yapıyorlar? Sahi içten bir şekilde yanımızda olan insanlar
gerçekten var mı?
Öyle ki bazı eşikler bize hayatımızla ilgili birçok şey fısıldar. Kim içten ya da kim içten
değil bir anda okumaya başlarsınız. Sanki o insanlara baktığınızda üzerlerinde renkli bir
balon beliriyormuş gibi olur. Aydınlanır ve gözlerinizin içi parlar. Bir kere rengini
gördüğünüz kişiyi de artık o kimlikle kabul etmeye başlarsınız. Değiştirmeye çalışmaz,
bahaneler sunmaz, beyninizde onu aklamaya çalışmazsınız. Çünkü öyle ki gerçek
kimliğiyle tanışmış olduğunuz kişiye yalan kimlik oluşturmak sizi kendinizden
uzaklaştırır. Belki bunca zaman üzerimdeki ağırlığın sebebi insanları olmasını istediğim
şekillerde görüyor oluşumdu. Bir kalkan kalkar ve sonra diğeri sonra diğeri ve sonra
diğeri…
Aslında bu durumu şöyle de tarif edebilirim. Duygu yığını dolu olan bir bulut düşünün. O
kadar duygu yığını birikmiş ki artık gökyüzünde yere doğru savrulur konuma gelmiş.
Sonra bir gün o bulut ona iyi gelmeyen bütün duygu yığınlarına uzaktan bakmış,
incelemiş, görmüş. Aralarından en can acıtanını seçmiş ve onu buluttan aşağı itmiş. Ve
sonra görmüş ki bulut bir aralık yukarı yükselmiş. Sonra bir başka duygu yığını, sonra bir
tane daha ve sonra bir daha…
Ve sonunda asıl ait olduğu o gökyüzünde bulmuş kendini.
Ferahlamış, yumuşamış, taşıması gereken ağırlık veya negatif hiçbir duygu yok. Onu
aşağıya çeken hiçbir şey hem de. Etraf berrak gözükürken içinde her şeyin
aydınlandığını hissetmiş.
Aslında yaşadığım duygu tam anlamıyla bu. Ne eksik ne fazla. Kendimi kötü her şeyden
arınmış ve sadece günlük sorunlar yaşayan sıradan birine dönüşmüş gibi hissediyorum.
Artık sevgi kırıntılarına talip değilim. Kimseye vermediğim bir şeye talip olmamalıyım da
zaten. Herkese sevgi dolu bir iletişim verirken neden ben kırıntı olan için boyumdan
büyük fedakarlıklar yapıyorum ki.
Neden bunu yapması gereken kişi ben oluyorum?
Çok empati kurduğum için mi, insanların zorlandığı durumları çok iyi anladığımdan mı,
yoksa hali hazırda hep yanlarında bulunduğum için mi, hep onları incitebilecek veya
mutlu edecek şeyleri bildiğimden mi, ses tonlarından veya cümlelerinden ruh hallerini
gördüğümden mi? Buradan böyle çok seçenek sayılabilir aslında. Ama ben özel güçleri
olan birisi değilim. Bende insanım. Onların aksine değer verdiğim herkesi önemseyen ve
onları bir kere rahatsız eden şeyi ikinci kez yapmamayı seçen biriyim. Bu beni aşırı
anlayışlı değil sevdiklerine önem veren biri yapar. Bu birinin beni düşünmemesi için
sebep sunmaz. Öncelik talep edenin öncelik göstermesi gerekmez mi?
Hep nasıl davrandıysam o şekil karşılık göreceğime inandım. Umursadım, sevdim,
düşündüm. Ve birçok şey yaptım. Ama bunun karşılığı düşüncesizce incinmek oldu.
Kendilerine yapılsa dünyayı ayağa kaldıracak olan insanlar bunları bana yaptığında
normal karşılamamı bekledi. Ne garip değil mi?
Bazen insanları anlamıyorum. Bazense çok iyi anlıyorum. Bencilliği anlayamıyorum.
Benim de bencillik hakkımken seçmediğim için mi bu cüreti gösterebiliyorlar?
Neyse işte.
Yine düşündüm ve sorguladım. Artık kuvvetli bir değişimden geçtiğimi farkındayım.
Sorguladığım şeyler ve bunca zaman çabaladığım şeyler köklü bir değişime uğradı
galiba.
Sanırım kendimi de diğer insanları dinlediğim kadar dinlemeli ve anlamalıyım. Bu
bencillik bunu hak ediyorsa ben hayli hayli hak ediyorumdur bence.
Ne dersin?
Kim bilir bir yerlerde bu inceliği fark edecek birileri vardır belki. Yoksa bile artık kendimiz
için yaşamanın vakti gelmiştir belki de.
Bunca zaman yaşadığın hayatın aksine ait hissettiğin bir hayatı denemek boşa değildir.
Yarın ne olacağımız belli değilken bunu hak etmiyor muyuz?
Herkesten uzak duyduğum o huzuru farkettim ve tadı çok başka.
Kimse yok ama etrafımı saran koca bir kalabalık var gibi. Sanki artık olması gereken yere
gelmişim gibi. Kendime bir dünya sunmuşum gibi.
Bana iyi gelen her şeye en çokta kendime.
.
.
.
Şeymanur Gündüz
Seymanrgunduz@gmail.com
İnstagram: seymanurunkaleminden
Ben Şeymanur Gündüz. Ordu’da yaşıyorum. İçimize Yolculuk kitabı yazarıyım. Tokat
Gaziosmanpaşa Üniversitesi Çocuk Gelişimi mezunuyum. Yazmak beni kendim gibi
hissettiriyor.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir