“İçimde bir fil sürüsü var benim. “
Ayak sesleri yeri göğü inleten, geçtiği yollarda derin izler bırakan, devasa ve mağrur bir sürü.
Kimse duymuyor ama ben o sürünün her adımında sarsılıyorum.
Kırgınlıklarım bir filin hafızası kadar taze, öfkem bir sürünün koruma içgüdüsü kadar keskin.
Yalnız kaldığım o sofralarda, destek görmediğim o yokuşlarda, kimsenin elini uzatmadığı o karanlık dehlizlerde ben bu sürüyü büyüttüm.
Onlar benim hayallerim, onlar benim kimseye eyvallahı olmayan başarılarım.
Bir kadın düşünün; dışarıdan bakınca tek bir fidan gibi ama köklerinin altında koca bir orduyu besliyor.
“ Gürültüm dışarıya değil, geleceğime yankılanıyor.”
