YUSUF BİNGÖL:GENÇLER VE SOSYAL ÇEVRENİN SESSİZ ÇÖKÜŞÜ

Gençler ve Sosyal Çevrenin Sessiz Çöküşü

Bugünün gençliği yalnızca hayatla değil, çevresiyle de savaşıyor.
Çünkü artık birçok insan dost gibi görünüp insanın enerjisini tüketiyor. Samimiyet azaldı, çıkar ilişkileri arttı. Gençler kalabalıkların içinde büyüyor ama gerçek anlamda güvenebileceği insan sayısı her geçen gün azalıyor.

Eskiden dostluk denilen şey omuz vermekti. Şimdi ise birçok ilişki menfaat üzerine kuruluyor. İnsanlar birbirine iyi olduğu günlerde yakın duruyor, zor zaman geldiğinde ise ortadan kayboluyor. İşte bugünün gençliği en çok bu sahte yakınlıklardan yoruluyor.

Birçok genç sırf yalnız kalmamak için yanlış insanların arasında duruyor. Kendi karakterinden ödün veriyor, istemediği ortamlara giriyor, istemediği gibi davranıyor. Çünkü bu çağda dışlanmak gençler için büyük bir korkuya dönüştü.

Ama asıl tehlike yalnız kalmak değil, yanlış insanların içinde kendini kaybetmektir.

Bugün bazı gençler sırf çevresine ayak uydurmak için sigaraya başlıyor, kötü alışkanlıklara sürükleniyor, karakterini değiştiriyor. Çünkü çevre insanı ya yükseltir ya da sessizce aşağı çeker. İnsan fark etmeden bulunduğu ortama dönüşmeye başlar.

Bir gencin yanında sürekli karamsız insanlar varsa o genç zamanla hayata karanlık bakar. Sürekli küçümsenen bir insan bir süre sonra kendisini gerçekten değersiz sanmaya başlar. Çünkü insan ruhu duyduğu sözlerden etkilenir.

Sosyal medya ise bu durumu daha da ağırlaştırdı. Artık insanlar gerçek dostluk kurmaktan çok görüntü vermeye çalışıyor. Fotoğraflarda herkes mutlu, herkes güçlü, herkes kusursuz görünüyor. Ama ekran kapandığında çoğu insan kendi yalnızlığıyla baş başa kalıyor.

Bugünün gençliği alkışlanan kalabalıkların içinde bile yalnız.

Çünkü artık insanlar birbirinin gözünün içine bakarak konuşmuyor. Herkes bir şey anlatıyor ama kimse gerçekten dinlemiyor. Çevre dediğimiz şey bazen insanı geliştirmiyor, aksine tüketiyor.

Birçok genç sırf çevresi kabul etsin diye kendi kişiliğini saklıyor. Farklı düşünmekten korkuyor. Çünkü bu çağda insanlar özgün olanı anlamak yerine hemen yargılıyor.

Oysa güçlü insan kalabalığa göre şekil değiştiren değil, karakterini koruyabilen insandır.

Bugün gençlerin en büyük sorunlarından biri kötü çevrenin normalleşmesi oldu. Saygısızlık normalleşti, vefasızlık normalleşti, insanların birbirini kullanması normalleşti. Ve ne acıdır ki birçok genç artık gerçek dostluğun nasıl bir şey olduğunu bile bilmiyor.

Bazı insanlar gençlerin hayatına dost gibi girip onların hayallerini öldürüyor. Sürekli küçümseyen, moral bozan, aşağı çeken insanlar gençlerin içindeki ışığı söndürüyor. Çünkü insan bazen düşmanından değil, yanında duran yanlış insanlardan zarar görür.

Bir gencin çevresi onun kaderini değiştirebilir.
Yanlış insanlar insanı karanlığa iter.
Doğru insanlar ise insanın ayağa kalkmasına yardım eder.

Ama bugünün dünyasında doğru insan bulmak zorlaştı. Çünkü herkes görünmeye çalışıyor ama çok az insan gerçekten insan kalabiliyor.

Belki de bugünün gençliği kötü olduğu için değil, sahte insanların içinde büyüdüğü için bu kadar yorgun.

Çünkü insan sürekli rol yapan insanların arasında kaldığında bir süre sonra kime güveneceğini şaşırıyor.

Ve bazen gençleri hayattan soğutan şey yoksulluk değil, çevresindeki insanların samimiyetsizliği oluyor.

Bu yüzden gençlerin en büyük ihtiyacı kalabalık arkadaş grupları değil; sırtını döndüğünde arkasından konuşmayacak birkaç gerçek insan.

Çünkü gerçek dostluk bu çağın en nadir şeylerinden biri hâline geldi.

— Yusuf Bingöl

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir