ZÜBEYDE BAYIK.KISA BİR ÖYKÜ

Kısa bir öykü
Şehirde saatler gece yarısını çoktan geçmişti ama tramvay ışıkları hala ışıl ışıl tüm ahengi ile geceyi aydınlatıyordu, şehir adeta sanki ben burada bekliyorum eglence daha bitmedi.! Diye bağırıyordu.Son sefer için kapılar açıldığında Kırmızı ( Ece) zıplayarak içeri daldı.
Montunun fermuarı açık,bir kulağında kulaklık, diğerinde yok..Çünkü kırmızı için hayat yeterince müzikli ve zilliydi o an …
Tramvayda kimseler yoktu bir kaç kişi haricinde,belkide ilerleyen duraklarda yer dahi kalmayacaktı.Arka taraflara doğru ierledi kırmızı,
Ilerleyen koltuklarda yaşlı minik bir teyze oturuyordu,başında pembe bir bere elinde kocaman bir poşet ciklet yüzünde muzip bir gülümseme gözlüklerinin üzerinde bakar iken kırmızı ile göz göze geldiler.Kırmızı oturdu karşısına sonra yüzünde bir tebessüm ile el salladı. Devamında teyze iyi akşamlar parti mi var burada niye ne kadar enerjiksin?
Yaşlı teyze yüzünde bir gülümseme ile dolu dolu bir kahkaha attı.Sesi tramvayın sesine ve geceye karıştı.
Parti bende / yüreğimde çocuk dedi …
Kırmızı tebessüm ederek bende aynı kafadayım teyze.
Yaşlı teyze elini poşetine götürüp içinden bir ciklet çıkarıp uzattı kırmızıya al bakalım hayatın tadıda böyledir diyerek.. Önce ekşi gelir sonra bal gibi Tatlı olur,seninkide öyle olacak dedi yüzünde tatlı bir gülümseme ile …
Kırmızı hiç beklemeden aldığı ciklet ağzına attı,çiğner iken yüzü buruş buruş olan kırmızı devamında geniş geniş tebessüm ediyordu.Vay beee harbiden ekşi başladı.
Tramvay gecenin içine doğru ilerler iken yaşlı minik teyze elini bu sefer çantasına usulca götürerek içinden kendi gibi minik bir müzik çalar çıkardı. Kırmızı hayret içersinde izliyordu sadece,içinden vay bee ikibinyirmialtı yılında bile halen bu tür şeyler taşıyan teyzeler var diye…
Yaşlı teyze elini play tuşuna götürdüğünde 90 lardan hareketli şarkılar çalmaya başladığında yerinden kalkıp dans etmeye başladı kırmızı önce hayretler içerisinde izlerken devamında ona eşlik etti.
İyice yorulup tekrar yerlerine oturduklarında minik yaşlı teyze elini son defa poşetine götürüp içinden küçük bir not kağıdı çıkarıp kırmızı ya doğru titreyen elleri ile uzattı.
“Bugün de bitti / Yarın yine dans edeceğim …”
Son durağa doğru geldiklerinde dışarıda kar yağıyordu kar taneleri birer konfeti gibi gökyüzünden süzülerek toprağa karışıyordu…
Son durakta İndiler,yaşlı minik teyze bu sefer el sallar iken kırmızıya yarın başka tramvay var evladım belki ben binerim bu sefer sen dj olursun diyerek usulca gecenin içinde kayboldu.
Kırmızı gülümseyerek anlaştık teyze bu sefer playlist bende dedi …
Ve zıplaya zıplaya yürümeye başladı karın içinde
Cebinden not kağıdını çıkarıp okur iken kulağında hala o şarkı çalıyordu.. ( sezen aksu / geri dön)
Kırmızı kafasında soru işaretleri ile eve doğru yürür iken zihnini yoran bir şeyler vardı.Bir öğrenmeler manzumesi hayat hiç bitmeyen dedi içten içe kendince …
Oturduğu binanın önünde bir kaç dakika bekledikten sonra kendinden emin adimlar ile atar iken her basamağı anahtarını usulca cebinden çıkardı.Kapıyı açtı salonun perdesini araladı,mutfağa doğru ilerledi çay suyunu koyduktan sonra sürekli oturdugu divanın karşısına oturdu bu sefer, ve zifiri karanlık gecede gökyüzüne daldı.
Yaşlı minik teyze ile yaşadıklarını düşündü kısa bir an koca bir hayat dersi ..
Peki insan nasıl kendini dünyanın bir parçası his eder diye sordu kendine …/ Oturduğu yerden kalkıp Mutfağa ilerledi çayını demledi kırmızı.Odasına gidip not aldığı günlüğünü ve kalemini aldıktan sonra oturup yazmaya başladı…işin sırrı değişime olan inançtır diye bir başlık ekledi.Yaşlı minik teyzenin verdiği not kağıdını defterinin ön kısmına zımbaladı.yazmaya başladı bilinç akışı ile art arda cümlelerin bir çeşit sayıklama gibi dökülmesine müsade etti kırmızı .. Gecenin içinden sessizce akıp giden bir ırmak gibi, kırmızının gözlerinden adeta uyku akıyordu..Ama o yazmak istiyordu gün aydınlanmadan..
Bu bizim dünyamız ona sahip çıkmalıyız
Ona her gün yine yeniden aşk ile bakmalıyız yazdı
Anlattı
Altını çizdi
Tarif etti
Kırmızı
Kendi sözlerini bulmak için önce başkalarının kelimelerine sığındı..
Kendi payına çok şey öğrendim dedi yaşanılan gece için …
Ömür dediğimiz şey kendimiz ve dünya ile kurduğumuz ilişkide içini doğru düzgün doldurmak ile görevlendirildiğimiz bir zaman parçasından başka bir şey değil.Akıl balig olmak bunu bilmektir belki de …
Hen yalnız hem Çaresiz ve ihtiyaç sahibiydiki kırmızı yazdıkları bunun tezahürü idi …
Kırmızı olduğu yerde kendini uykunun sıcacık kollarina bıraktı

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir