BENİ ANLAYAMAZSIN ŞİMDİ
Beni anlayamazsın şimdi,
Zaten hiç anlamadın.
Anlamanı da beklemedim.
Anlasaydın beni de yanlış anlardın.
Senin anlamanı beklemek,
balığın kavağa çıkmasını beklemekti.
Balığın kavağa çıkmasını beklerdim de,
beni anlamanı beklemezdim.
Ben sana hiç yalan söylemedim,
kalbini kırmadım,
hiç üzmedim.
Ki böyle bir şey olduğunu da sanmıyorum.
Varsa da özür dilerim…
Başka sana ne söyleyebilirim?
Beni anlayamazsın şimdi.
“Seni seviyorum” diyerek aldatmışlar,
mutsuz etmişler,
üzmüşler,
kalbini kırmışlar.
Kullanılmış bir peçete gibi,
bir kenara atmışlar.
Sen yalancı sözlere,
iki yüzlülüklere nasıl inandın?
Ben senin bildiğin,
senin tanıdığın,
yalancılardan, riyakârlardan değilim…
Senin mutsuz olmandan,
mutsuzluğundan,
ben mi sorumluyum?
Ben mi suçluyum?
Beni anlayamazsın şimdi.
Senden bana kırık bir kalp kaldı.
Görmek istemiyorum artık yüzünü.
Arama artık beni.
Bundan böyle adını sildim
düşüncelerimden, gönlümden.
Bundan böyle benim için bir HİÇSİN.
Ne adını,
ne soyadını…
Artık seni anmayacağım.
Sevgiyle seni hiç birleştirmeyeceğim.
Aşkla anmayacağım.
Unutma!
Gerçekten beni seven birini,
mutlaka bulacağım!
