Unutmak mı? Affetmek mi?
Unutmak mı daha zor yoksa affetmek mi?
Unutursak iyileşiriz miyiz sahiden? Dünyanın yüküyle dolu heybemizde affettiklerimizin mi izi kalır, yoksa unuttuklarımızın mı hissesi mi büyüktür?
Unuttuklarımız mı büyütür bizi, onca kırgınlığa rağmen affettiklerimiz mi? Hangisinin yükü daha ağırdır sizce? Zaman her şeyin ilacı derler. Bu ilacın şifasında unutmak mı vardır, yoksa affetmek mi? Acılarımızı, kayıplarımızı zamanla unuturuz. Ya da unuttuğumuzu sanırız. Yaşadığımız her acı olay çabuk unuttuğumuz için mi yoksa affettiğimiz için mi tekrar eder? Affetmek bizi özgürleştirir mi, yoksa yüreğimizde pranga mı bırakır?
Dilimizde affettiğimiz ama yüreğimizde affedemediğimiz yüklerin ağırlığı yorar belki de bizi. Unutmamanın ağırlığı yorar ruhumuzu. Unutmak mı kolay yoksa affetmek mi bilemem. Sözcüklerim biraz eksilir dilimden.
İnsan bazen bir bakışı, bir anıyı, bir sözü,bir sesi bir yüzü unutamaz. Bazen yapılan yanlışı, inciten bir davranışı hatta yeri, göğü inleten bir zulmü affedemez. Affederse gururuna yediremez. O yüzden unutmak mı affetmek mi deseler dilim lâl olur bu yüzden…
Gülnaz Okuyan
