RÖPORTAJ:NİHAN ÖZKAN

1.Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?

Cevap: Merhaba. Ben Nihan Özkan. Felsefe öğretmeniyim. Bir oğlum var.  İlk öykü kitabım ‘’ Avucumdaki Tarantula’’ 2022’de, ikinci öykü kitabım ‘’ Nasıl Yattıysam Öyle Kalkmadım’’ öykü kitabım 2025’de yayımlandı.

2.Yazarlığa adım atmanızda ki asıl kırılma noktası ne oldu?

Cevap: Hatırladığım bir kırılma anı yok. Erken çocukluktan beri okurum. Okumayı çok severim.  Çocukken misafirliğe gittiğimizde, gittiğimiz evdeki oyuncaklardan ziyade kitaplar dikkatimi çekerdi. Yazmaya başlamam belki çok okumanın getirisi bilmiyorum genelleme yapmak doğru gelmiyor. Küçük yaşta yazmaya başladım. Günlükler, öyküler, distopik kurgular.  Yetişkinliğimde bu yazma eylemini daha profesyonel hale getirmek istedim. Birkaç yazı atölyesine katıldım. Oradaki yönlendiriciler ve arkadaşlar yazılarımın oldukça iyi olduğunu ifade ettiler. Sanırım bu durum yazdıklarımı kitaplaştırmaya ve yayımlama cesareti bulmama katkı sağladı.

3.Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?

Cevap: Hayır, yoktu.

4.Çocukluğunuzdaki ve gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?

Cevap: Çocukluk ve gençlik yıllarımda okuduğum kitapların, bugün kullandığım yazım dili ve üslubum üzerinde çok büyük bir etkisi olduğunu düşünmüyorum açıkçası.  Çünkü insan okudukça gelişen bir varlık. Elbette farklı yazarların anlatım biçimleri, kelimeleri kullanışları ve duyguları ifade ediş şekillerinden etkilenmişimdir. Bazen bir kitabın sadeliğinden bazen bir cümlenin derinliğinden, bazen de kurgu dan karakterden. Bu soruya direk şu şekilde şuradan etkilendim diye cevap veremem.

5.Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?

Cevap: Önceki soruda bahsettiğim gibi katıldığım atölyelerde paylaştığım yazılarımın iyi olduğunu söyleyen yönlendiriciler ve arkadaşlar yazılarımı yayımlama cesareti göstermeme vesile oldular.

6.Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?

Cevap: Aslında şimdi anlatacağım şey bir önceki soruya verdiğim cevapla görünüşte çelişir nitelikte olacak. İlk kitabım bir deneme kitabı. Adı ‘’ Kızıl Saçlı Beyaz Gözlü Kadının Geri Dönüşü’’ Bu kitap tamamen iç döküş idi. Yazılmış ama yazarlık eseri sayılabilecek bir şey değildi. Çoğu zaman özgeçmişimde bahsetmiyorum bundan. 2022’ de ‘’ Avucumdaki Tarantula’’ 2025’ de ‘’ Nasıl Yattıysam Öyle Kalkmadım’’ yayımlandı.

7.Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?

Cevap: Kitaplarımın konularını belirleyen en önemli etken, insanın yaşadıkları karşısında geçirdiği içsel dönüşüm ve hayata tutunma mücadelesi. Savaş. Kişinin kendini inşa edebilme ihtimali. Yazdığım konular aynı zamanda direndiğim ve değişmesini istediğim, var olan haliyle beni mutlu etmeyen şeyler.

8.Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?

Cevap: Aslında bu öyküden öyküye değişiyor diyebilirim. Bazen yazmaya oturmadan zihnim bir sonu belirmiş oluyor. Ama çoğu zaman yazma eylemine bir kendini kaybetme süreci hâkim. Öyküye başladıktan sonra yatay hayattan çıkıp dikey hayatta gerçekleşen bir süreç haline geliyor bu eylem. Bu durumlarda karakterler kendi yolunu belirliyor diyebilirim.

9Size ilham veren şeyler nelerdir?

Cevap: İyi bir kitap, ruhuma dokunan bir müzik, bir tablo yahut yerde gördüğüm buruşmuş bir kâğıt parçası. Beni etkileyen diğer  bir şeyin de rüyalarım olduğunu söyleyebilirim. Çoğu öyküyü beni çok sarmış bir rüyadan sonra yazmışlığım vardır.

10.En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey ne?

Cevap: Düşünmeye imkanımın olduğu zamanlar üretimimi destekliyor diyebilirim. Oradan oraya koşturmalı bir yaşamım var. Yalnız kalıp derin düşünmeye geçtiğim zamanlar yazma konusunda daha üretken ve yaratıcı hissediyorum.  Beni motive eden şey yazdığım şeyin bir parçada olsa amacına hizmet etmiş olma fikri. Derdim var ve bu dertleri yazıyorum. İfade edebildiğimi düşünüyorsam motive oluyorum.

11.Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

Cevap: Yazmamın bir nedeni de kişinin kendisiyle karşılaşması istencimden doğuyor. Fark etmek ve iç görü geliştirmek çok önemli bulduğum bir şey.  Okurun kendisine soru sorması da çok önemsediğim bir şey. Farkında olmadığımız sayısız düşünce putumuz var. Okurun bu putları kırmasını istiyorum. Yazdıklarım okura soruyor bence. Değişimi soruyor, yaşamı soruyor, aileyi soruyor. Kim olduğunu soruyor.

12.Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?

Cevap: Derdim var evet ama kimsenin kafasına bir şey sokmak gibi bir gayem de yok. Her okurun alacağı fikir farklıdır da. Ama kitaplarımın yazdığım iki öykü kitabında da- aile, aile içi suskunluklar, cinsiyet rolleri, tahakküm, çocuk olmak, kadın olmak, acı ve acının dönüşüm şekilleri, yastan sonra hayatta kalma gibi ortak temaları var.

13.Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?

Cevap: Görünmek için yazmasak da yazdıktan sonra görünmek ve okunmak istiyoruz. Nihayetinde hepimizin derdi bir. Tahakküm şekil değiştirerek tüm zamanlarda hüküm sürüyor.  Yazdıklarımın okunmasını istiyorum. Ülkemiz çok az okuyor. Hele ki çok tanındık bir adınız yoksa, keşfedilmek, görülmek çok zor. Yazmak başlı başına zor bir eylem. Derin düşünme istiyor, yaratıcılık istiyor, çok zaman istiyor. İnce iş. Çok zamanım yok. Çalışıyorum ve bir anneyim. Sanırım yazar olmanın en zor yanlarından biri zaman bulamamak ve bu eylemin çok zamana ihtiyaç duyması. Zaman problemi ile başa çıkamadım, açıkçası başa çıkmak için şu an yapabileceğim pek bir şey yok. 

14. Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?

Cevap: Tıkanıklık yaşadığımı söyleyemem. Vakit bulduğum zamanlarda yazma istencim hep oldu.

15. Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?

Cevap: Bahsettiğiniz tüm bu şeyler için yazdım.

16. Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?

Cevap: Bu buluşmalar sadece imza etkinliği ise okurla karşılaşma olarak kalıyor. Söyleşi olduğunda sohbet ediyor kitap hakkında derinleşebiliyoruz. Okurların gözünden kitabı dinlemek yahut kitapla ilgili sorular almak bir yazar için çok kıymetli bence. Yazarın yazdığı metne bakmasını hatta bazen farklı şekilde bakmasını sağlıyor. Okur içinde bu tarz etkinlikleri kıymetli buluyorum. Okuduğu metin hakkında merak ettiği şeyleri sorması ya da metni nasıl anladığını ifade etmesi oldukça hoş bir şey.

17. Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?

Cevap: Şu an üzerine çalıştığım bir öykü kitabı var.  Bir metin hiçbir zaman tam olmaz bence. Çalıştığım metnin ne zaman yayına hazır olacağını bilmiyorum açıkçası. Çalışmak ve bir öykü kitabı daha yaratmak beni motive ediyor. Keşfetmek istediğim projeler de var. Bir P4C kitabı yazmak istiyorum. Aslında hali hazırda yazdığım üç P4C hikayem bulunmakta. Revize ediyorum diyeyim. 

18. Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?

Cevap: Bir söyleşide kitabımdan bir kesit paylaşmıştım. Okuma bitince birkaç kişi yanıma gelip bizi yazmışsın, tarif ettiğin o kişi biziz demişti. Bir okurda sosyal medyadan kitabımı paylaşıp bu sene okuduğum en iyi öykü kitabı yazmıştı. Bu iki olay beni etkiledi.

19. İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?

Cevap: İyi yazar kavramının kendisini biraz tartışmalı buluyorum. Çünkü edebiyatın ölçüsü, herkes için geçerli tek bir başarı tanımına sığdırılamaz. Bana göre yazmak insanı, hayatı ve kendini sorgulamaktan vazgeçmemektir.  Ben bu yolda bir yöntemden çok, okumayı, gözlemlemeyi, düşünmeyi ve içgörü geliştirmeyi tercih ettim.  Çünkü yazmak insanın kendi hakikatinin peşinde koşması ve bu hakikatin peşinde koşarken anlama çabasıdır diye düşünüyorum.

20. Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelere bulunmak istersiniz?

Cevap: Yazmak, yazdığını yayınlatmak uzun bir süreç, sabır istiyor. Zaman istiyor. Pes etmemelerini ve bol bol okumalarını öneriyorum. İyi metin er ya da geç okurla buluşuyor.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir